Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/603 E. , 2024/3969 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/603 Karar No : 2024/3969 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... A. Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarett
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/603 E. , 2024/3969 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/603 Karar No : 2024/3969 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... A. Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; ... A.Ş. bünyesinde İdari İşler Daire Başkanı kadrosunda görev yapmakta olan davacının, bu görevinden alınarak başuzman kadrosuna atanmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı ... A.Ş. Yönetim Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: .... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; üst düzey kamu yöneticilerinin, kamu kurum ve kuruluşlarının geleceğe dönük planlarını ve politikalarını saptayan, bu plan ve politikalardaki hedefleri gerçekleştirmek için gerekli kaynakları ve bu kaynakların kullanım yerlerini belirleyen kişiler ya da bu kişilerin emir ve direktifleri yönünde uygulamayı yapan veya onlara yardımcı olan kişiler olduğu, 657 sayılı Kanun'un 72. ve 76. maddelerinde atama yapma ve görevden alma konusunda idareye daha geniş takdir yetkisi tanındığı; her ne kadar, davacı tarafından, verilen her işte başarılı olduğu ve tüm görevleri eksiksiz olarak yerine getirdiği iddia edilmekte ise de, dava konusu işlemin üst düzey kamu yöneticilerinin atanması ve görevden alınması hususunda idareye tanınan geniş takdir yetkisi kapsamında tesis edildiğinin kabulü gerekeceği, aksi durumun ise, hakkında yapılan adli veya idari soruşturma sonucunda bulunduğu yerde kalmasında sakınca görülenler dışındaki yöneticilerin, bir defa atanmış olmakla bu görevi sürekli olarak yürüteceklerinin beklenmesi anlamına geleceği, bunun ise hizmetin daha verimli ve doğru işleyişini sağlamaya yönelik idari ilkelere ve kamu yararına aykırı düşeceğinden, davacının iddiasına itibar edilmediği, idarenin kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda personelin görevini değiştirme konusunda yasalarla ve idare hukuku ilkelerine dayalı olarak sahip olduğu takdir yetkisini dava konusu işlemin tesisi sırasında kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif (öznel) nedenlerle kullandığına dair dosyada herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığı, kadro derecesi ve ek göstergesi de korunmak suretiyle davacının daire başkanlığı görevinden alınarak, yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerine uygun olarak aynı Genel Müdürlük bünyesinde başuzman kadrosuna atanmasına ilişkin dava konusu işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; özlük haklarının ve ek göstergesinin korunmadığı, taban maaş konusunda da mağdur edildiği, hakkında verilen disiplin cezasının yargı kararıyla iptal edilmiş olması nedeniyle işlemin sebep unsurunun ortadan kalktığı, idarenin görevden alma konusunda takdir yetkisinin sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu, yeni genel müdürün göreve başladığı tarihten 14 gün sonra hiçbir gerekçe gösterilmeden görevden alındığı, görevinde başarısız veya yetersiz olduğu yönünde somut tespitin bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin hizmet gereği tesis edildiği, işlemin sebep unsurunun ortadan kalktığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, disiplin cezasına ilişkin davada usulden iptal kararı verildiği, daire başkanı ile başuzmanın aynı cetvele tabi olduğu ve kadro derecesi açısından fark bulunmadığı, disiplin soruşturması sonucu davacının hukuka aykırı eylemlerinin tespit edilerek cezalandırıldığı, takdir yetkisinin kamu yararı gözetilerek kullanıldığı, işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinin b bendinde; "Teşebbüs ve bağlı ortaklıklarda, devlet tarafından tahsis edilen kamu sermayesinin karlı, verimli ve ekonominin kurallarına uygun bir şekilde kullanılmasında bulunduğu teşkilat, hiyerarşik kademe ve görev unvanı itibariyle kuruluşunun karlılık ve verimliliğini doğrudan doğruya etkileyebilecek karar alma, alınan kararları uygulatma ve uygulamayı denetleme yetkisi verilmiş asli ve sürekli görevler genel idare esaslarına göre yürütülür. Teşebbüs ve bağlı ortaklıkların genel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken asli ve sürekli görevleri; genel müdür, genel müdür yardımcısı, teftiş kurulu başkanı, kurul ve daire başkanları, müessese, bölge, fabrika, işletme ve şube müdürleri, müfettiş ve müfettiş yardımcıları ile ekli 1 sayılı cetvelde kadro unvanları gösterilen diğer personel eliyle gördürülür. Bunlar hakkında bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen hükümler dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Memurların kurumlarınca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi" başlıklı 76. maddesinde de; kurumların, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst veya kurum içinde aynı veya başka yerdeki diğer kadrolara naklen atayabilecekleri hükmüne yer verilmiştir. ... A.Ş. Genel Müdürlüğü Personel Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 1. maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı, ... A.Ş. Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı ortaklıklarında çalışan kadrolu ve sözleşmeli personelin, görev ve mali haklar bakımından kayba uğramaması kaydıyla bulunduğu yerde veya başka bir yerdeki aynı veya bir üst kadroya atanma işlemlerine ilişkin usül ve esasları belirlemektir." kuralına yer verilmiş; 6. maddesinde; yer değiştirmelerin; a) Hizmet gereği, b) Zorunlu hizmet bölgelerinde hizmet süresini tamamlayan personel için, c) Personelin isteği, d) Disiplin, değerlendirme, adli veya idari soruşturma sonucu, olmak üzere dört nedenle yapılacağı belirtildikten sonra, hizmet gereği yapılacak yer değiştirme işlemlerinde, personelin zorunlu hizmet bölgelerindeki hizmet süresini tamamlama şartının aranmayacağı vurgulanmıştır. Kamu görevlilerinin atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir. Buna karşılık, sözü edilen takdir yetkisinin, ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği hususunun yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunduğunu da vurgulamak gerekir. Uyuşmazlık konusu olayda; dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullanıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği göz önünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesine dayanılarak hüküm kurulması gerekirken, Mahkeme kararında; bu gerekçenin yanı sıra, "dava konusu işlemin üst düzey kamu yöneticilerinin atanması ve görevden alınması hususunda idareye tanınan geniş takdir yetkisi kapsamında tesis edildiğinin kabulü gerekeceği" değerlendirmesine yer verilmiş olmasında hukuki isabet bulunmamakta ise de; davanın reddi yolunda verilen kararda yer verilen diğer gerekçenin hukuka uygun bulunması karşısında, bu husus, temyize konu İdari Dava Dairesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.