4. Hukuk Dairesi 2022/7248 E. , 2024/2970 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/333 D.İş - 2022/335 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-14187 DAVA TARİHİ : 11.10.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/ İtirazın Kabulü İle Davanın Usulden Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/3831 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı v…
**4. Hukuk Dairesi 2022/7248 E. , 2024/2970 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/333 D.İş - 2022/335 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-14187 DAVA TARİHİ : 11.10.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/ İtirazın Kabulü İle Davanın Usulden Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/3831 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.12.2020 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda, sürücü olan müvekkilinin malul kaldığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 5.000,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini 107.495,85 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;başvurunun usulden reddi gerektiğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, müvekkilinin temerrüte düşmediğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranına göre yapılması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, 107.495,85 TL'nin 13.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. B. İtiraz sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kararın gerekçesiz olduğunu, itirazlarının yok sayıldığını, kusur durumunun hatalı olduğunu, bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağı arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, tazminat hesabının %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, iyileşme süresi beklenmeden alınan sağlık raporu ile başvuru yapıldığından dava şartı yokluğu nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, Genel Şartlara göre hesaplama yapılması gerektiğini, müterafik kusur olup olmadığının tespit edilmesini, faiz başlangıç tarihinin ıslah tarihi olması ve vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;"...kazanın gerçekleştiği tarihte Erişkinler İçin Engelliik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan maluliyet raporunun bu Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi gerektiği, başvuranın, maluliyetine ilişkin sakatlığın, ""...sağ ayak I. parmak parsiyel kesisi, sol ayak parmak proksimal falans bazis fraktürü, sol 2-3-4 metatars fraktürü"" sebebi ile meydana geldiği, bu nedenle Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik ekinde ve Kas İskelet Sistemi alt başlığı altında yer alan 12 aylık/1 yıllık süre beklenmeden raporun tanzim edildiği, dava şartlarından biri olmadan davanın esası hakkında inceleme yapılamayacağı, bir an için raporun tamamlanabilir bir dava şartı kabul edilerek yeni rapor alınmaya kalkışılsa dahi, alınacak raporun daha farklı oranda çıkabilme ihtimali, farklı iki rapor arasındaki çelişkiyi gidermek için bir rapor alınması ve zarar miktarının tespiti için aktüer raporu alınması süreci için 2 aylık karar verme süresinin yeterli olmadığı" gerekçesiyle itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sunulan maluliyet raporunun hükme esas alınabilir nitelikte olduğunu, dava şartının gerçekleşmiş olduğunu, davacı için 120 gün geçici iş göremezlik süresinin belirlendiğini ve maluliyet raporunun 120 gün sonra düzenlenmiş olduğunu, raporda maluliyetin kalıcı olduğunun da belirtildiğini, buna rağmen soyut gerekçelerle davanın usulden reddinin yerinde olmadığını, Uyuşmazlık Hakem Heyeti incelemesi sırasında 12 aylık sürenin dolduğunu ve HMK 115/2 nci maddesi gereğince eksikliğin giderilebileceği ve buna dair bir ara karar kurulabileceğini, tıbbi bilgi gerektiren konuda bilirkişi incelemesi yaptırılmayarak hukuka aykırı karar verildiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zarardan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 51 inci maddeleri maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 97 nci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü ve 115 inci maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 115 inci maddesinin 2 nci fıkrası gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte bu başvurunun yapıldığı, ancak eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda, usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 115 inci maddesinin 2 nci fıkrası gereği tamamlanabileceği Dairemiz uygulamaları ile kabul edilmektedir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda kaza tarihi 10.12.2020 olup bu tarih itibarı ile Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, eldeki dosyada, Dokuz Eylül Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 19.08.2021 tarihli raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre davacının maluliyet oranı %5 olarak belirlenmiş, bu rapor davacı tarafından dosyaya sunulmuş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince de bu maluliyet oranı esas alınmak sureti ile başvurunun kabulüne karar verilmiş, davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından; başvuranın, maluliyetine ilişkin sakatlığın, “...sağ ayak I. parmak parsiyel kesisi, sol ayak parmak proksimal falans bazis fraktürü, sol 2-3-4 metatars fraktürü” sebebi ile meydana geldiği, bu nedenle Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmeliğin ekinde ve kas iskelet sistemi alt başlığı altında yer alan 12 aylık/1 yıllık süre beklenmeden raporun tanzim edildiği, dava şartlarından biri olmadan davanın esası hakkında inceleme yapılamayacağı gerekçesiyle davalı itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Somut olayda davacı tarafından davalıya başvuru esnasında maluliyet raporu sunulmuş olup her ne kadar bu rapor, davacının maluliyet şekli (alt ekstremite özürü) dikkate alındığında Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun bulunmasa da, 6098 sayılı TBK'nın 51 inci maddesindeki; "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler." düzenlemesi gereğince; İtiraz Hakem Heyetince davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun biçimde davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı ve oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli şekilde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde başvurunun usulden reddine dair karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 21.03.2024 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.