10. Hukuk Dairesi 2019/1763 E. , 2020/1610 K. "" Bölge Adliye Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı şirket vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mah…
**10. Hukuk Dairesi 2019/1763 E. , 2020/1610 K.** **"İçtihat Metni"** Bölge Adliye Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı şirket vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM Dava, 15.11.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirden oluşan kurum zararının rücuen tahsili istemine ilişkindir. II- CEVAP: Davalı vekili, iş göremezlik ve kusur oranlarını kabul etmediklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir III- MAHKEME KARARI: A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulü ile, 44.881,15 TL ilk peşin sermaye değerli kurum alacağının onay tarihi olan 26.10.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar karar verilmiştir. TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Davalı şirket vekili, kazanın meydana gelmesinde asıl kusurlunun sigortalı olduğunu ve maluliyet oranının fahiş olduğunu belirterek, kararı temyiz etmiştir. IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- 5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesi 1. fıkrası ile “iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.” düzenlemesi getirilmiştir.