10. Hukuk Dairesi 2025/11511 E. , 2026/1017 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/394 E., 2025/161 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalılardan ... ... .... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I…
10. Hukuk Dairesi 2025/11511 E. , 2026/1017 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/394 E., 2025/161 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalılardan ... ... .... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 08.11.2017 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu yaralandığını, her iki davalının da müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek maddi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili ... şirketinin işçisi olmadığını, müvekkili şirket ile ... arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi olmadığını belirterek husumet itirazının kabulüne, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davalının satın aldığı evin anahtar teslimi tadilatını yaptırmak üzere davalı ...Ş. ile sözleşme imzaladığını, kazanın müvekkilinin evinin olduğu şantiyede değil, ...’de başka bir şantiyede meydana geldiğini, kazadan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli ve 2018/75 E., 2021/302 K. sayılı kararı ile davaya konu 08.11.2017 tarihli iş kazasında davalıların gerek işverenlik sıfatları bulunmadığı gerekse kazada kusurları bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.12.2021 tarihli 2021/2227 E., 2021/1957 K. sayılı kararı ile dosyada alınan iki ayrı kusur bilirkişi heyeti raporunda ve SGK İnceleme Raporu'nda, gerçekleşen iş kazasında işverenin ... olduğunun tespit edildiği ve aksini ispata yönelik delil sunulmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairece "Mahkemece yapılacak iş, sigortalının olay tarihinde yaptığı işin niteliği ile SGK kayıtlarında işvereni olarak bildirimde bulunan davalı ..., ... ile sözleşme yapan ... ... AŞ ve iş kazasının gerçekleştiği evin tadilat işini üstlendiği iddia edilen aynı zamanda SGK denetim raporunda işveren olarak belirlenen ... arasındaki ilişkinin niteliğini ortaya koyarak, iş kazasının gerçekleştiği evin tadilat işi açısından, işverenlik sıfatının davalılara ait olup olmadığını belirlemek, devamla davalı ... ile bu kişiler arasında alt-asıl işverenlik yada geçici iş ilişkisi bulunup bulunmadığı hususunu da irdeleyen şekilde araştırma yapılarak husumeti değerlendirmektir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, gerek SGK tahkikat raporu gerekse dosyada alınan bilirkişi kusur raporlarının olayı aydınlatmaya elverişli olmadığı, durum değerlendirmesinin doğru yapılamadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, davalı ... ile dava dışı ... arasındaki iş ilişkisi sebebi ile SGK raporundaki tespitler doğrultusunda dava dışı ...'ın olayı üzerine aldığı, ancak gerçekte olayın ... ... Şirket ... ...'ın bizzat kendi emir ve talimatı ile yapılan işte gerçekleştiği sonucuna varıldığı, davalı ...'ın kaza olayı ile bir ilgisi olmadığı, zira bu kişiye ait yerde ya da bu kişiye ait işin görülmesi sırasında meydana gelen bir kaza olmadığı, davalı ... ve dava dışı ... tarafından davalı ...'a ait işin yapıldığı sırada davacının bu işyerinden başka bir yere gönderildiği, bunun davacının da kabulünde olduğu, dolayısı ile davalı ...'ın olayda kusur olmadığı gibi pasif taraf ehliyeti de olmadığı anlaşılmakla, bu davalı yönünde davanın reddine karar vermek gerektiği, davacıya ait ... hesap dökümü incelendiğinde, dava dışı ... ... şirket ... ... tarafından davacının hesabına 08.06.2017-02.11.2017 tarihleri arasında farklı zamanlarda ve miktarlarda kimisi açıklamasız kimisi avans açıklaması ile ödemeler yapıldığı, davacı asilin duruşmada da kendisini kaza geçirdiği eve ... ...'den ...'ın arayarak yönlendirdiği, ücretini de yine onun verdiği şeklinde beyanı olduğu, dolayısı ile davacının kaza geçirdiği yerin davalı ... Şirket sahibinin vermiş olduğu iş kapsamında olduğu, kaza olayında asıl işverenin ... ... ... ve ... ... şirketi olduğu kanaatine varıldığı, SGK tarafından işveren olarak kabul edilen %70 kusurun davalı ... ...'ya ait olduğu ve olayda davacının %30 oranında kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, davalı işverenin %70, davacı işçinin %30 oranında kazada kusurlu olduğunun kabulü ile dosyanın aktüerya hesabı için bilirkişiye tevdii edildiği, davacının toplam 895.595,79 TL maddi tazminatı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı ... hakkında açılan davanın husumet yokluğundan usulden reddine, diğer davalı ... şirketi yönünde açılan davanın kabulü ile 895.595,79 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 08.11.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...Ş.'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; ... şirketi ile birlikte asıl işveren sıfatıyla diğer davalı ... yönünden de davanın kabulü gerektiği, ... ... A.Ş. ile ... arasında tanzim edilen sözleşme kapsamında asıl işveren ... iş yerinde sigortalı olarak çalışmaya başladığı, çalışma sırasında, aynı yerde formen olarak çalışan işçi ... tarafından ... ... A.Ş. ... ...'ın kayın validesinin tamirat işindeki eksikliklerin giderilmesi için kazanın meydana geldiği yere gönderildiği, mahkemenin sırf bu görevlendirmenin formen tarafından yapılması ve kazanın da başka yerde meydana gelmesi nedeniyle husumet yokluğu sonucuna gittiğini, tanık olarak dinlenen ...'a işveren sıfatı kazandırılmaya çalışıldığı, işverenin ... olduğu, davalı ... Şirketinin de sözleşme kapsamında işverenlik sıfatına sahip olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ...Ş. vekili; dava dışı ... tarafından davacıya hangi sebeple ödeme yapıldığı açık olmadığı gibi sabit bir ödeme miktarı da olmadığını, davacının SGK Müfettişi ve sayın mahkeme huzurunda verdiği beyanlarında ... isimli iş yerine dair bir takım ödemelerin ... tarafından yapıldığını bizzat kendisinin belirttiği, davalı ... Şirketi'nin yaşanan iş kazası ile hiç bir ilgisi olmadığı ve herhangi bir ihmal ve kusuru bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya kapsamından; davalılardan ... 'ın İzmir /...' da satın aldığı müstakil yazlık evinin tadilatı için ... ... A.Ş. ile sözleşme imzaladığı, sözleşmede işçi ve teknik eleman tahsisi ve bunların ücretlerinin ödenmesi dahil tüm işin anahtar teslimi olarak yüklenici sıfatıyla ... A.Ş. tarafından yapılacağının belirtildiği, ayrıca sözleşme altında matbu olarak ... ... - A.Ş. yazıldığı, ... ...’a ait dekorasyon işleri ile uğraşan bir firma olduğu, kazanın meydana geldiği İzmir/... adresindeki evin malikinin ise ... ... -... ... olduğu, davacının SGK müfettişine verdiği ifadede, ... Şirketi tarafından ...’a ait villanın tadilatı işinin alındığını ve kendisinin burada çalıştığını, ... ... Şirketi ortaklarından ...’ın olay günü kendisini arayarak kayınvalidesinin ...’da bulunan evinin tadilatı işi için kendisini görevlendirdiğini ve iş kazasının da ...’ın kayınvalidesinin evinde çalışırken meydana geldiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır. SGK denetim raporunda işveren olduğu belirlenen ... 'ın ifadesinde, olay günü davacıyı arayarak ...’a ait evdeki işi bittikten sonra ...’da bulunan ve kendisinin daha önce dekorasyon işini tamamladığı adrese gitmesini söylediği, bu işin dairenin mutfak bölümünde ocak setinin yerleştirildiği yerin spiral makine ile traşlanması işi olup, ...’a bu işle ilgili ücreti kendisinin ödediğini, işin yapıldığı adresin ...’ın kayınvalidesinin kardeşi ...’e ait olan ve ikamet amaçlı kullanılan bir daire olduğunu beyan ettiği görülmektedir. Davacının sigortalı bildirimlerinin 18.8.20 17... .1.2018 tarihleri arasında ... adına açılan iş yeri dosyasından bildirildiği, ancak SGK denetim raporunda davacının kazanın meydana geldiği evdeki çalışması bakımından işvereninin ... olduğu tespit edildiğinden 8.11.2017 itibariyle 1 gün ... işyerinden sigortalı tescilinin yapıldığı ,yine iş kazası ile ilgili SGK denetim raporunda, işveren ...’ın %70, davacının %30 kusurlu olduğunun değerlendirildiği, raporun içeriğinde kazanın ... iş yerinde yaşanmadığı, ... unvanlı işveren tarafından yürütülmekte olan iş sırasında yaşandığı tespit edildiğinden ... ... hakkında iş kazası ile ilgili ünite tarafından yapılan işlemlerin düzeltilmesi gerektiği, ...’ın ...'daki adreste görevlendirmesi hakkında ... ... ... A.Ş. ile ... unvanlı iş yerlerinin bir ilgisi olmadığı, ...’ın ... unvanlı işverence üstlenilen dekorasyon işi sırasında iş kazası geçirdiğinin tespit edildiği ifade edilmiştir. SGK müfettişi tarafından düzenlenen rapor ile olay tarihi itibariyle kazazedenin dava dışı ...'ın işçisi olduğunun kabul edildiği anlaşılmaktadır. Davaya konu iş kazası ile ilgili olarak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından açılan rücuan tazminat davasında, ... 2. İş Mahkemesi 2021/110 Esas sayılı dosyasında İlk Derece Mahkemesince işveren ...'ın %70, kazazede sigortalının da %30 kusurlu olduğu kabulü ile karar verildiği, kararın kesinleşmediği görülmektedir. Eldeki dosyada, bozma ilamından sonra alınan 24.10.2024 tarihli kusur raporunda özetle; davalılardan ...’ ın ... Mah. .../İzmir adresinde bulunan ve tadilatı yapılmakta olan villanın ... olduğu, villanın tadilat işinin 12.09.2017 tarihli sözleşme ile ... ... A.Ş. tarafından üstlenildiği, ...'ın söz konusu villa inşaatında ... tarafından sigortalı çalıştırılmasına rağmen başka yerlerde tadilat ve dekorasyon işleri de yaptığının ifadelerden anlaşıldığı, davacı ... 'in fayans seramik ustası olup ...’ ın villa tadilatında sigortalı gözüktüğü, olay günü ... tarafından daha önce tadilat işleri yapılmış olan ... ... A.Ş. ortağı ...’ ın kayınvalidesinin kardeşinin ...’daki evinde mutfak ocak yerinin açılması için davacının görevli olarak gönderildiği, görevlendirmede ... ... A.Ş.'nin bir bilgisi olduğuna dair bir beyan bulunmadığı, ancak ...’ ın tadilat işi ile ilgili ödemelerin ... ... A.Ş. ortağı ... tarafından davacıya yapıldığının banka dekontlarından görüldüğü, ... ve ... ... A.Ş. nin kazanın olduğu iş ve işyeri ile herhangi bir bağı olmadığı ,dava dışı ...’ ın % 70 oranında ihmal ve kusuru olduğu, davacının %30 kusurlu olduğu, davalı ..., davalı ...Ş., ... ve başka kişilerin herhangi bir ihmal ve kusurları olmadığı kanaati bildirilmiştir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın (Anayasa) 141. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır." hükmü bulunmaktadır. Bu hüküm ile gerekçenin önemi Anayasa düzeyinde vurgulanmış olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 297. maddesinde bir mahkeme hükmünün neleri kapsaması gerektiği açıklanmıştır. 07.06.1976 tarihli ve 1976/3-4 Esas, 1976/3 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de; “Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir.” şeklindeki açıklamaya yer verilmiştir. Somut olayda; Mahkemece, gerekçe bölümünde "kaza olayında asıl işverenin ... ... ... ve ... ... şirketi olduğu sonuç ve kanaatine varılmış olup SGK tarafından işveren olarak kabul edilen %70 kusurun davalı ... ...'ya ait olduğu" kanaatiyle davalı ... ..AŞ'ne asıl işveren sıfatıyla kusur verilmişse de, gerekçede bir yandan ...'ın olayı üzerine aldığı gerçekte işveren sıfatı bulunmadığı açıklamalarına yer verildiği, bu itibarla asıl-alt işveren ilişkisinin nasıl kurulduğu, alt işveren olarak kimin kabul edildiği, dolayısı ile ... ... A.Ş.'ye asıl işveren sıfatı atfedilmesinin ve sorumluluk yüklenmesinin gerekçesi ortaya konulmadan karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Yapılacak iş, rücuan tazminat dava dosyası da değerlendirilerek, önceki bozma ilamına uygun şekilde yapılacak araştırma ile sorumluluk durumunu irdeleyen, asıl alt işveren ilişkisinin ne şekilde kurulduğunu ve davalının hangi nedenle sorumlu tutulduğunu belirleyen bir gerekçe oluşturarak karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının, bozma nedenine göre sair temyiz itirazları incelenmeksizin BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililerine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.