5. Hukuk Dairesi 2025/15881 E. , 2025/16234 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/888 Esas, 2025/988 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/69 Esas, 2023/289 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... Genel Müdürlüğü…
5. Hukuk Dairesi 2025/15881 E. , 2025/16234 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/888 Esas, 2025/988 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/69 Esas, 2023/289 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... Genel Müdürlüğü ve davalı ... yönünden kısmen kabulüne, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalı ... Genel Müdürlüğü vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalılar ... Genel Müdürlüğü ve davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davaya konu .. ili, .. ilçesi, ..., 22 44... parsel sayılı taşınmazda 1/2 oranında malik olduğunu, taşınmazın 10.02.1988 tarihli imar planında "otopark alanı ve kısmen trafo alanı, yol alanı" olarak ayrıldığını, kamulaştırma yapılmadan taşınmaza hukuken el atıldığını, davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığını ileri sürerek taşınmaz bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davanın davalı ... Genel Müdürlüğü ve davalı ... yönünden kısmen kabulüne, davalı ... yönünden husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... Genel Müdürlüğü vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin piyasa rayiçlerine göre düşük belirlendiğini, davanın ... yönünden de kabul edilmesi gerektiğini, bedelin tapu alanına göre değil, gerçek alanına göre hesaplanması gerektiğini, keşif harcına ilişkin masrafın taraflarına ödenmediğini ileri sürmüştür. 2. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; idareleri aleyhine olan davanın kabulünün hatalı olduğunu, bedelin ... AŞ'den alınması gerektiğini iddia etmiştir. 3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın idari yargıda açılan ilk dava tarihine göre değerlendirilmesi gerektiğini, bedelin yüksek belirlendiğini, dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas metrekare rayiç değerinin emsalden daha düşük olmasına karşın daha değerli kabul edilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın kadastral parsel olduğu hâlde, düzenleme ortaklık payı kesilmediğini, harcın maktu hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın ilk olarak 10.02.1988 tarihinde kesinleşen 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında imar yolu, trafo alanı ve otopark alanı olarak ayrıldığı, 1988 yılından beri devam eden kısıtlılık durumunun sorumlu idarelerce makul süre içinde giderilmediği, taşınmazın imar planında trafo alanı olarak ayrılan kısmından 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 19/2-a maddesi gereğince ... Genel Müdürlüğünün sorumlu olduğu, imar planında bir kısmının .. Sokak, .. Sokak ve .. Sokak kullanımına ayrıldığı belirlendiğinden bu kısımlardan ilçe belediyesinin sorumlu olduğu, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7 nci maddesinin 2 nci fıkrasının (d) bendine göre bölge otoparklarından ilçe belediyeleri sorumlu olduğundan taşınmazın otopark alanında kalan kısmından da davalı ... Belediyesinin sorumlu olduğu, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edilip, emsal karşılaştırması yapılarak taşınmaza değer biçilmesi yöntem olarak doğru olduğu, her ne kadar dava konusu taşınmazın 2023 yılı emlak vergisine esas metrekare rayiç değerinin .. Caddesine göre 1.614.65 TL, emsalin ise .. Paşa Caddesine göre 2.421.98 TL olduğu belirlenmiş ise de bilirkişi raporunda yapılan kıyaslamada dava konusu taşınmazın alış-veriş merkezlerine 136 metre mesafede bulunduğu ve dört yola cephesi bulunduğu, emsalin ise iki yola cephesi bulunduğu ve alışveriş merkezlerine daha uzak konumda olduğu belirlenmekle yapılan kıyaslamada bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak hükmün yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkin bendinin hatalı tesis edildiği gerekçesiyle davacı vekili, davalı ... Genel Müdürlüğü vekili ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsal alınan taşınmazın uygun nitelikte olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal alınan taşınmaz ile davaya konu taşınmazın kıyas tablosunun hatalı yapıldığını, emlak vergisine esas olan metrekare birim değerlerine göre emsal taşınmazın daha değerli kabul edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davaya konu taşınmazın daha değerli kabul edilmesinin yerinde olmadığını ve bedelin fahiş olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; emsal taşınmazın yüzölçümü itibarıyla dava konusu taşınmaza göre küçük olması nedeniyle emsal alınması doğru olmadığı gibi dava konusu taşınmaz ile emsal kabul edilen taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas metrekare değerlerinin karşılaştırılmasında, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan daha çok değerli olduğu anlaşıldığı hâlde, ters orantı kurularak emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan daha az değerli olduğu kabul edilmek suretiyle değer biçilmesi hatalı olduğu gibi, ... Mahallesi 36 34... parsel sayılı taşınmaza 25.12.2020 değerlendirme tarihi itibarıyla 280,12 TL/m² değer biçildiği bu değerin Dairemizin 2024/11905 Esas sayılı kararıyla denetimden geçtiği, yine ... Mahallesi 37 16... parsel sayılı taşınmaza 03.10.2023 değerlendirme tarihi itibarıyla 1.495,09 TL/m² değer biçildiği ve değerin Dairemizin 2024/10490 Esas sayılı kararıyla denetiminden geçtiği, yine Beşeylül Mahallesi 58... parsel sayılı taşınmaza 29.06.2018 değerlendirme tarihi itibarıyla 119,00 TL/m² değer biçildiği bu değerin Dairemizin 2023/6928 Esas sayılı kararıyla denetimden geçtiği, örnek kabilinden sayılan bu dosyalar haricinde de benzer nitelikli taşınmazlara çevre adalarda benzer metrekare fiyatlarının dairenin denetiminden geçtiği, değerlendirme tarihleri gözetildiğinde aradan geçen zamanda taşınmazın bulunduğu bölgenin sosyo ekonomik durumunda bir ilerleme olduğuna dair bir verinin dosyaya yansımadığı hususları gözönüne alındığında, hükme esas alınan bilirkişi raporu inandırıcı bulunmamıştır. 5.Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu hâlinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin kararının BOZULMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.