4. Hukuk Dairesi 2013/12681 E. , 2013/19933 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat .....tarafından, davalı ... AŞ aleyhine 10/02/2012 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 11/12/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verild…
**4. Hukuk Dairesi 2013/12681 E. , 2013/19933 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat .....tarafından, davalı ... AŞ aleyhine 10/02/2012 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 11/12/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar,davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur. Dava konusu haberin,04.01.2012 tarihli ...adlı internet sitesinde ''Herkes oğluna ağlıyor sandı ama'' başlığıyla ve ''Dört kişinin yaralandığı kaza yerine gelen babanın ağlama gerekçesi çevredekileri şaşırttı'' alt başlığıyla yayınlandığı ve haberde;''...polisler ve vatandaşlar baba ...'ı sakinleştirmeye çalışırken baba ...'tan inanılmaz bir yanıt geldi, ben arabaya ağlıyorum ...'' ifadelerine yer verilmiştir. Davacı, dava konusu haberdeki ifadelerin sansasyon amaçlı olarak yazılan ifadeler olduğunu, haber ile ilgili video kayıtları incelendiğinde ısrarla "ben arabaya ağlamıyorum" demesine rağmen internet sitesinde bu şekilde haberin sunulmasının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu, bu durumun evladının yaralanması neticesinde zaten psikolojik olarak yıpranmış olan kendisi üzerinde oldukça ağır manevi tahrifata yol açtığını belirterek; uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Davalı ise, dava konusu haberin basın özgürlüğü sınırları içerisinde belirterek haksız davanın reddini savunmuştur. Mahkemece,davaya konu yazının görünür gerçeğe uygun olduğu ve davacının hem oğluma hem arabama ağlıyorum demesinin haber değeri taşıdığı ,davalının resmi bilgi ve belgelere dayalı haber nedeni ile sorumlu tutulamayacağı,hukuka aykırılık unsurunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinde;davacının oğlu...'ın 04.01.2012 tarihinde Maltepe'de trafik kazası geçirdiği,davacı ile eşinin kaza haberini öğrenmeleri üzerine kaza yerine gittikleri,kaza yerinde bulunan basın organları tarafından görüntülü ve yazılı bir çok yayın yapıldığı,mahkemece ... 13.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/44 esas sayılı dava dosyasında dava konusu olaya ilişkin olarak ...