T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/321 - 2025/1570 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/321 KARAR NO : 2025/1570 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09.11.2023 NUMARASI : 2021/451 Esas 2023/953 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 08.01.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen kar…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/321 - 2025/1570 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/321 KARAR NO : 2025/1570 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09.11.2023 NUMARASI : 2021/451 Esas 2023/953 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 08.01.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı sigorta vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 07.12.2020 tarihinde davalı ...’in idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, davacının idaresindeki ... plakalı araca çarpması ile meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasar gördüğünü ve değer kaybı meydana geldiğini, ayrıca aracının 88 gün süreyle serviste kaldığını ve bu sürede kullanılamadığını, 18 gün kasko firması tarafından tahsis edilen aracı kullandığını, kalan 70 gün için 7.000,00 TL taksi ücretinin davalılardan tahsili gerektiğini, kazada davacının burnunun kırıldığını ve manevi olarak zarar gördüğünü, davalı sigorta şirketine başvuru ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını belirterek, bilirkişi raporu ile belirlendikten sonra artırılmak üzere 10.000,00 TL değer kaybı, aracın tamir süresince kullanılamaması nedeniyle 7.000,00 TL araç mahrumiyet tazminatı ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında değer kaybı talebini 39.273,57 TL olarak ıslah etmiş, araç mahrumiyet zararına ilişkin talebinden vazgeçildiğini belirtmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu kusur oranının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, davalı sigorta şirketinin gerçek zarardan sorumlu olup uzman bilirkişi marifetiyle gerçek zararın tespiti gerektiğini, değer kaybı hesabının teminat dışı sayılan hallerin nazara alınmaması gerektiğini, araç mahrumiyet bedelinin ve manevi tazminatın poliçe teminatı kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., cevap dilekçesi ibraz etmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu, 17.07.2022 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu, davacı sürücünün kusursuz olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulü ile 39.273,57 TL araç değer kaybı tazminatının 09.06.2021 tarihinde itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davacının aracın kullanılamamaktan kaynaklı zarar talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde, hükme esas alınan kusur raporuna itirazları nazara alınmadan karar verildiğini, kusura ilişkin Adli Tıp Kurumu hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen heyetinden rapor alınması gerektiğini, davacıya ait aracın daha önce kazaya karışıp karışmadığı, hasar görüp görmediğinin ve aracın niteliklerine göre gerçek zararın belirlenmesi gerektiğini, hesaplanan değer kaybının fahiş olduğunu, kazaya ilişkin olarak dava dışı sigorta şirketine poliçe limitleri dahilinde 41.000,00 TL ödeme yapıldığını ve ödeme düşüldüğünde hesaplanan değer kaybının poliçe limitini aştığını, yapılan ödemeler nedeniyle sigorta şirketinin sorumluluğu kalmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, davalıların sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ile davacının idaresindeki aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını, davacıya ait araçta değer kaybı meydana geldiğini, ayrıca araçtan mahrum kaldığını belirterek manevi tazminat, araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli taleplerinde bulunmuş, yargılama sırasında araç mahrumiyet bedeli talebinden vazgeçmiş, mahkemece değer kaybı talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ve araç mahrumiyet bedeli talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 1-Dosya içeriğinden 07.12.2020 tarihinde kaza tespit tutanağına göre sürücü ... idaresindeki araç ile seyir halinde iken aynı istikamette seyir halinde olan sürücü ... idaresindeki aracın sol arka kısımlarına aracının ön kısmı ile çarpması sonucunda kaza meydana geldiği, davalı sürücünün arkadan çarpma kuralını ihlal ettiği, davacı sürücünün kural ihlali bulunmadığının belirtildiği, mahkemece davacıya ait ... plakalı 2016 model ... marka aracın değer kaybı talebi yönünden hükme esas alınan 17.07.2022 tarihli raporda aracın kaza nedeniyle hasar gören parçalarının ayrı ayrı belirtilmediği ve hasar hesaplaması yapılmadığı, sigorta ekspertiz raporuna ve faturaya atıf yapılarak düzenlenen raporun hüküm vermeye elverişli olmadığı gibi değer kaybı tespit yönteminin Yargıtay uygulamalarına uygun olmadığı anlaşılmıştır. Davalı taraf davacının gerçek zararını gidermekle yükümlü olup gerçek zararın usulüne uygun olarak tespit edilmesi gerekir. Yargıtay uygulamalarına göre kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, önceye ait hasarları, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği gibi hususlar ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle aracın olay tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki ikinci el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının belirlenmesi gerekir. Bu durumda davacıya ait araca ilişkin ekspertiz raporu ve fotoğraflar, hasar dosyaları ve tüm deliller değerlendirilmek suretiyle uzman bilirkişiden öncelikle hasar gören aracın tamiri için gereken parça ve işçilik bedellerinin ayrı ayrı belirtilmesi, hasarın kaza ile uyumlu olup olmadığının belirlenmesi, daha sonra kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği gibi hususlar ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle Yargıtay uygulamaları doğrultusunda, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybını göstereceği ilkesine uygun olarak gerekçeli, bilirkişiden denetime ve hüküm vermeye elverişli ek rapor alınması, tahkikatın eksiksiz olarak tamamlanması ve varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru değildir. 2-Davalı sigorta şirketi vekili, kaza nedeniyle davacıya ait aracın kasko sigortacısı olan ... Sigorta AŞ'ye poliçe limiti dahilinde 29.04.2021 tarihinde 41.000,00 TL ödeme yapıldığını, kaza tarihi itibariyle poliçe teminat limitinin 41.000,00 TL olup ödeme nazara alındığında hüküm altına alınan değer kaybı miktarının poliçe limitini aştığını ileri sürdüğü, buna göre davalı sigorta şirketi vekilinin ödemeye ilişkin savunması araştırılarak hasar dosyası ile ödeme belgelerinin temini, ödeme yapıldığının anlaşılması halinde davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu nazara alınarak hüküm oluşturulmak üzere kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 5-Eskişehir 4. İcra Müdürlüğünün 2023/10906 esasına yatırılan 85.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 11.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.