3. Ceza Dairesi 2021/17282 E. , 2023/2920 K. İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası ger…
**3. Ceza Dairesi 2021/17282 E. , 2023/2920 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.01.2019 tarihli ve 2018/279 Esas, 2019/10 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.04.2019 tarihli ve 2019/441 Esas, 2019/840 sayılı Kararı ile; sanık hakkında ''üzerine atılı suçu işlediği sabit olmadığından, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.01.2019 tarihli, 2018/279 (E) ve 2019/10 (K) sayılı kararı ile sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 303/1-a ve 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddelerince KALDIRILMASINA, Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesine Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan açılan kamu davası sonucunda, sanık hakkında atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilen kamu davasında, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, somut inandırıcı yeterli delil elde edilemediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince BERAATİNE,'' karar verilmişir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.10.2021 tarih ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı'nın (aleyhe) temyiz sebepleri; 1- Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede esastan reddine karar verilmesi gerekirken, mahkumiyet kararının kaldırılarak beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2- Sanığın Bank ... hesabında yaptığı işlemler, otel kaydı, hakkındaki tanık anlatımları nazara alındığında atılı suçu işlediği ve mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, 3- Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ''Örgütün maddi yönden kalesi konumunda olup, ayakta durmasını sağlayan, üyelerden toplanan himmet ve bursların banka filtresinden geçirilerek aklandığı, 2014 yılının Ocak ve Eylül aylarında zora gireceği haberleri sonrasında örgüt lideri Fetullah Gülen'in bankanın kurtarılması amacıyla herkesin mevduatlarını yatırarak yardım talimatını verdiği örgüte müzahir banka olan Bank ...'da 26/02/2014 tarihinde açılmış hesabının bulunduğu, bu hesaba bankanın zor durumdan kurtulması ve örgüt lideri Fetullah Gülen'in talimatıyla para yatırdığını inkar etse dahi dosya içerisindeki belgelerden de anlaşılacağı üzere örgüt liderinin talimatından sonra önemli miktarda değişiklik olacak şekilde hesabında 2014 yılı Şubat ayında 1.553 TL, Mart ayında 1.475 TL, Nisan ayında 1.446 TL, Mayıs ayında 1.389 TL, Haziran ayında 1.474 TL, Temmuz ayında 1.458 TL, Ağustos ayında 1.469 TL, Eylül ayında 1.460 TL, Ekim ayında 1.366 TL, Kasım ayında 1.385 TL, Aralık ayında 1.472 TL, 2015 Mart ayında 1.632 TL, Haziran ayında 1.668 TL, Eylül ayında 1.798 TL, Aralık ayında 1.639 TL, 2016 Temmuz ayında 0 TL para bulunduğu, hareketlerin spesifik olarak incelenmesinde sanığın hesabına 23/05/2014 tarihinde eşi Sabahattin tarafından 10.000 TL, ATM para yatırma adı altında 400 TL, Havva Kuş tarafından 10.400 TL para yatırıldığı, 2014 yılının Eylül ayında 6 işlemde toplamda 7.190 TL para yatırıldığı, 06.02.2015 tarihinde 1.000 TL para yatırıldığı, mezkur hesabına tanımlı olarak 26/02/2014 tarihinde hurda altın alım adı altında 16.43 gram altın karşılığında 1.563 TL para yatırıldığı, yine sanığın hesabından 06.06.2016 tarihinde 14 işlemde toplamda 34.370 TL'nin ATM'den FETÖ/PDY'ye müzahir olmasından dolayı kapatılan Niksar Melikgazi A.Ş'ye "şirket borç verme" açıklamasıyla havale edildiğinin anlaşılması neticesinde mezkur hareketlerin örgütsel mahiyette ve örgütün bankasına yardım etme amacıyla yaptığının değerlendirildiği, Sohbet adı altında yapılan toplantılara katıldığını sanık kısmen ikrar ederek 'İfademde de belirttiğim gibi ben sadece 2012-2013 yıllarında arasında çok kısa bir süre yani birkaç defa olmak suretiyle sohbetlere katıldım. ... Katıldığım sohbetleri kimin organize ettiği konusunda hiçbir bilgim yok.' şeklindeki beyanı, tanık E.E.'nin '... ev hanımıdır. Bu şahıs dini duygularla sohbete gelirdi. 2011 ve 2014 yılları arasında sohbetlere devam etmiştir.' şeklinde soruşturma aşamasındaki ve '... Niksar'da bulunan benim dayımın komşusuydu, .. Sanığın da dahil olduğu birkaç kişiden oluşan bir sohbet grubumuz vardı, zaman zaman diğerlerinin, zaman zaman ...'nin evinde sohbet düzenliyorduk. Bu sohbet grubunun FETÖ bağlantılı olduğunu bilmiyordum, ben tamamen dini duygularla sohbete katılıyordum, dini meselelerden bahsediyorduk.' şeklinde kovuşturma aşamasındaki beyanı, tanık N.T.'nin '... ev hanımı olup cemaatin sohbetlerine benimle birlikte katılmıştır. Sohbetlerde dinleyiciydi ve kendi evinde de sohbetler yaptık. Ben 2013 yılı güz aylarından 2015 yılı başına dek sohbetlere katıldım. Bu tarihlerde ...'de benimle birlikte sohbetlere katıldı. Sohbetleri F.E. yapardı ve sohbete katılanlar arasında A.B.'de vardı." şeklinde soruşturma aşamasındaki ve 'Ben sanık ...'ın çocuğumu vermiş olduğum kreşten dolayı tanırım, onunda çocuğu aynı kreşte okuyordu. Bu şekilde tanıştık, aynı yerden tanıdığım F.E. isimli veli velilerin evlerinde sohbet düzenliyordu. Bu sohbetlere ... ile ben katılmıştım, sadece dini konularda sohbet ediyorduk.' şeklinde kovuşturma aşamasındaki beyanı ile dosya içerisinde mevcut olan ... Cumhuriyet Başsavcılığının araştırma tutanağından da anlaşılacağı üzere Örgüte ait toplantıların yapıldığı değerlendirilen ... Termal Otel'de 28.02.2014 - 02.03.2014 tarihleri arasında otel kaydının bulunduğu ve haklarında FETÖ/PDY üyeliğinden işlem yapılan .... isimli kişilerin de sanıkla adı geçen yerde ve aynı tarihte otel kayıtlarının bulunduğunun anlaşılması neticesinde sanığın örgütle iltisak, irtibat ve bağının olduğu, örgütün düzenlediği sohbetlere 2015 yılı başına dek katıldığının anlaşılması ile sanık hakkındaki beyanlar ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile önceden süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu ve sanığın eylemlerinin bir bütün halinde 3713 sayılı TMK'nın 7. maddesinin 1. fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nın 314/2. maddesinde düzenlenen Silahlı Terör Örgütü üyesi olma suçunu oluşturduğu'' Şeklindeki gerekçelerle sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın müsnet suçtan mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği kabul edilmiş ve duruşma açılmaksızın sanık hakkındaki mahkumiyet hükmü kaldırılarak beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE İlk derece mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında bölge adliye mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan istinaf incelemesi neticesinde CMK’nın 303/1-a ve 280/1-a maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraati kararı verildiği anlaşılmaktadır. Olayla ilgili yasal düzenlemeler şöyledir: Bölge adliye mahkemesinde inceleme ve kovuşturma: Madde 280 – (1) Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; a) İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, …. g) Diğer hâllerde, gerekli tedbirleri aldıktan sonra davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına, Karar verir. (2) (Ek: 18/6/2014-6545/77 md.) Duruşma sonunda bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddeder veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurar. ... Yargıtayca davanın esasına hükmedilecek hâller, hukuka aykırılığın düzeltilmesi Madde 303 – (1) Hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, aşağıdaki hâllerde Yargıtay davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebilir: a) Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse. …. Hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi, özü itibariyle uyuşmazlık hakkında maddi ve hukuki yönleri tekrar ele alınarak yeni bir karar verilmesi anlamına geldiğinden bir tür “ıslah”tır(Yenisey İstinaf ve tekrar Kabulü sh.189, Centel/Zafer Ceza Muhakemesi Hukuku sh 359). Esas itibariyle istinaf kanun yolunda aslolan bozma yerine ıslahtır.Bu şekilde ıslah olunan karar, bir bütün olarak yeni bir karar olmayıp ilk derece mahkemesi kararında tespit olunan maddi ve/veya hukuki meseleye ilişkin hataların düzeltilmesi sonucunda ortaya çıkan ve ilk derece mahkemesi kararı üzerine bina edilen kısmi bir hükümdür(Birtek Fatih Ceza Muhakemesinde İstinaf sh.235). Hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı, kural olarak ilk derece mahkemesi kararı üzerine bina edilen, incelenen kararda kısmi değişiklik yapılarak veya yeni bir hüküm fıkrası eklenerek verilen bir karardır. Ancak ilk derece mahkemesinin hükmü mahkumiyet iken, istinaf mahkemesi duruşma açılmasına ihtiyaç duymaksızın CMK'nın 303/1-a maddesi gereğince beraat kararı verip hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine kararı vermiş ise bu kararın hüküm niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla CMK'nın 280/1-a,b,c maddesi kapsamında duruşma açılmaksızın verilen istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararın, maddi vakıanın belirlenmesi bakımından yeni delil ikamesini veya mevcut delillerin yeniden takdir edilmesini gerektirmeyen hallerle sınırlı olduğunun kabulü gerekmektedir. Doktrinde de, CMK'nın 280/1-a (CMK m. 303/1-a) hükmü uyarınca “olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması” gerekçesiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, bu türden durumlarda duruşma açılması ve bir öğrenme yargılaması yapılması gerekeceği görüşü savunulmaktadır(Kaymaz Seydi Ceza Muhakemesinde İstinaf sh.132, Balcı/Öztürk Ceza Yargılamasında İstinaf ve Temyiz sh 165). Yargıtayın CMK'nın 193/2 (ve CMK m. 223/9) hükmünün uygulanmasında derhal beraat kararı verilmesi) bakımından dahi “delil takdiri gereken hallerde” savunma alınmaksızın ve sanık sorguya çekilmeksizin beraat kararı verilemeyeceğini kabul ettiği nazara alındığında CMK'nın 280/1-a hükmü kapsamında duruşma açılmaksızın ve delil takdiri yapılmaksızın sadece dosya üzerinden inceleme yapılarak sanığın savunması alınmaksızın mahkumiyet kararı verilebileceğini kabul etmenin ceza muhakemesinin temel ilkelerine aykırı olacağı izahtan varestedir(Birtek Fatih Ceza Muhakemesinde İstinaf sh.235). Şu hale göre istinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünü maddi vakıanın sübutu yönünden isabetli bulmakla birlikte, sübutu kabul edilen maddi vakıaya bağlanan hukuki neticenin hatalı olduğunu düşünmekte, mesela eylemin kanunda suç olarak düzenlenmediği ya da suç olmaktan çıkarıldığı kanaatinde ise incelenen hükmün bütünü kaldırılmaksızın sadece hukuki meselenin çözümüne ilişkin mahkumiyet yerine beraat kararı verebilecektir. Yerleşik Yargıtay uygulaması da böyledir. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararlarının istinaf edilmesi üzerine, delillerin hatalı değerlendirildiği mülahazasına istinaden 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanıtlanamaması gerekçesiyle duruşma açılmaksızın sanığın beraatine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.04.2019 tarihli ve 2019/441 Esas, 2019/840 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...