1. Hukuk Dairesi 2011/3422 E. , 2011/8093 K. "" MAHKEMESİ : FİNİKE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/03/2009 Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı D., davalıların miras bırakanı Y.Ö.'ın 1209 parsel sayılı taşınmazının 10000 m²'lik bölümünü kendisine vasiyet ettiğini mirasçıların vasiyetnameyi geçersiz kılmak amacıyla vekil aracılığı ile taşınmazı muvazaalı olarak satış suretiyle devrettiklerini ileri sürerek, tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur. Bi…
**1. Hukuk Dairesi 2011/3422 E. , 2011/8093 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : FİNİKE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/03/2009 Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı D., davalıların miras bırakanı Y.Ö.'ın 1209 parsel sayılı taşınmazının 10000 m²'lik bölümünü kendisine vasiyet ettiğini mirasçıların vasiyetnameyi geçersiz kılmak amacıyla vekil aracılığı ile taşınmazı muvazaalı olarak satış suretiyle devrettiklerini ileri sürerek, tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur. Birleşen dava davacısı Ş.; miras bırakanı Y. Ö.'ın 1209 parsel sayılı taşınmazını kendisinden mal kaçırmak amacıyla vekil aracılığıyla satış suretiyle muvazaalı temlik ettiğini ileri sürerek, miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davalılar, iddiaların yersiz olduğunu bildirip, davaların reddini savunmuşlardır. Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davacılar ve davalılardan L., H. ve R. tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 11.07.2011 Pazartesi günü saat:09.20'de daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hakimi .raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldüAsıl dava, vasiyetnameye dayalı, birleşen dava da muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Mahkemece, davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, miras bırakan Y.Ö.’ın 1209 parsel sayılı taşınmazının 10 000 m²’lik bölümünü 23.6.1992 tarihinde noterde düzenlenen vasiyetname ile mirasçı olmayan davacı D.’a vasiyet ettiği, daha sonrada 21.01.2000 tarihli akitle taşınmazdaki 41/341 payını vekil aracılığı ile davalı H.’e, 09.02.2000 tarihli akitle de 100/341 payını da vekil aracılığı ile davalı R.’a satış suretiyle temlik ettiği, R.’ında sonradan 03.04.2003 tarihli akitle taşınmazın 50/341 payını davalı R.’ye satış suretiyle devrettiği görülmektedir. Asıl davanın davacısı D.temliki işlemlerin vasiyetnameyi geçersiz kılmak amacıyla mirasçılar tarafından muvazaalı olarak devrinin sağlandığı, birleşen davanın davacısı Ş.’de temliki işlemlerin ikinci eş olması nedeniyle kendisinden mal kaçırmak amacıyla muvazaalı yapıldığını ileri sürerek eldeki davaları açtıkları anlaşılmaktadır. Bilindiği ve Medeni Kanunun 491. maddesinde ifade edildiği üzere, bir kimse muayyen bir mal ya da mallar hakkındaki vasiyetini sonradan yaptığı tasarrufla açık veya zımni olarak hükümsüz hale getirebilir. Başka bir anlatımla vasiyet eden vasiyetinden döndüğünü açıkça belirtmese dahi belli bir mal ya da mallar hakkındaki vasiyeti sonradan yapılan tasarrufu ile bağdaşmıyorsa hükümsüz hale gelir.