14. Hukuk Dairesi 2014/8425 E. , 2014/13984 K. "" MAHKEMESİ : Akşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 30/04/2014 NUMARASI : 2013/432-2014/171 Davacı tarafından, davalı aleyhine 05.11.2013 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna aykırılık nedeniyle elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30.04.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dile…
**14. Hukuk Dairesi 2014/8425 E. , 2014/13984 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Akşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 30/04/2014 NUMARASI : 2013/432-2014/171 Davacı tarafından, davalı aleyhine 05.11.2013 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna aykırılık nedeniyle elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30.04.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan ve TMK'nın 737. maddesine göre çözümlenmesi gereken elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir. Davacı, davalıya ait .. parsel sayılı taşınmazların içindeki sınıra yakın dikilen ağaçların .. parsel sayılı taşınmazına zarar verdiğini öne sürerek ağaçların kesilmesi suretiyle komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. TMK'nın 737. maddesi, taşınmaz maliki ya da kullananı, komşusuna zarar verecek her türlü davranışlardan kaçınmakla yükümlü tutulmuşlardır. Komşuların aralarındaki menfaatleri dengelemek için bazı davranışlardan kaçınma, bazılarına da katlanma ödevleri vardır. Bilirkişi raporlarında, bir elatma bulunup bulunmadığı, bu elatmanın katlanılabilir sınırlar içerisinde mi kaldığı, yoksa taşkın kullanmanın mı söz konusu olduğu tüm detayları ile açıklanmalı, taraflar arasındaki zorunlu çıkar çatışmalarını denkleştirecek en adil çözüm yolu veya yolları gerekçeli olarak gösterilmelidir. Davacının zararının önlenmesi esas olmakla birlikte davalıya da en az zarar verecek veya külfet yükleyecek önlem veya önlemler belirtilmelidir. Taşkın kullanma belirlendiği takdirde elatmanın tamamen ortadan kaldırılması veya tahammül sınırları içerisine çekilebilmesi için ne gibi önlemlerin alınması gerektiği bilirkişiler aracılığı ile tespit edilerek, tarafların yarar ve çıkar dengeleri de gözetilerek bunların en uygununa karar verilmelidir. 6100 sayılı HMK’nun 297. maddesinin 2. bendi gereğince de “hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” Bu hükümden maksat, mahkeme kararının taraflar arasında yeni bazı uyuşmazlıklara neden olmadan kolaylıkla infazının sağlanmasıdır.