3. Hukuk Dairesi 2015/10622 E. , 2016/6596 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı kişiler tarafından müvekkiline…
**3. Hukuk Dairesi 2015/10622 E. , 2016/6596 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı kişiler tarafından müvekkiline araç satışına ilişkin sahte vekaletname düzenlendiğini, bu vekaletnameye istinaden müvekkilinin aracı başka bir kişiye sattığını, daha sonra polisler tarafından aracın sahte kimlikle satıldığının öğrenildiğini, aracın parasının ödendiğini, masraflar yapıldığını, aracın satıldığı kişinin mağduriyetini gidermek için aldığı bedeli iade ettiğini, olayın gerçekleşmesi nedeniyle davalı noterin kusursuz sorumlu olduğunu, gerekli dikkat ve özeni göstermediğini belirterek; 39.500,00 TL'nin dava tarihinden yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu noterlikçe düzenlenen vekaletnamede 3. kişi tarafından sahte vekaletname kullanıldığını, bu nedenle illiyet bağının kesildiğini, araca yapılan masrafların ve dava dışı kişiye yapılan satış bedelinden noterin sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece; sahte kimliğin bulunamadığı, eylemi gerçekleştirenlerin yargılamasında sahtecilik ve dolandırıcılık nedeniyle hüküm kurulduğu, üçüncü kişilerin ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiği, davacının zararını eylem faillerinden isteyebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1512 sayılı Noterlik Kanununun "Noterlerin Hukuki Sorumlulukları" başlıklı 162.maddesine göre "Stajyer, katip ve katip adayları tarafından yapılmış olsa bile, noterler, işin yapılmamasından veya hatalı yahut eksik yapılmasından dolayı zarar görmüş olanlara karşı sorumludurlar. Noter, birinci fıkra gereği ödediği miktar için işin yapılmaması, hatalı yahut eksik yapılmasına sebep olan stajyer veya noterlik personeline rücu edebilir." Bu maddeye göre, noterlerin sorumluluğu "Kusursuz sorumluluktur." Kusursuz sorumlulukta, zarar gören kişinin kusurun varlığını ispat etmek zorunluluğu yoktur. Aksine kusursuz sorumlu olan davalının (noterin) olayla zarar arasında illiyet bağının bulunmadığını kanıtlaması gerekir. Sorumluluk hukukunun önemli öğelerinden biri de zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasıdır. İlliyet bağının kesildiği durumlarda kusursuz sorumlu olan kişi sorumlu tutulmayacaktır. Teoride ve uygulamada; mucbir sebep, zarar görenin tam kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusuru ile illiyet bağı kesilir ve kusursuz sorumlu olan kişi sorumluluktan kurtulur.