T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1688 KARAR NO : 2026/463 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/06/2023 NUMARASI : 2022/373 Esas 2023/462 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 17.03.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17.03.2026 İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.06.2023 tarih 2022/373 Esas 2023/462 Karar sayılı karar…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1688 KARAR NO : 2026/463 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/06/2023 NUMARASI : 2022/373 Esas 2023/462 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 17.03.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17.03.2026 İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.06.2023 tarih 2022/373 Esas 2023/462 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ...... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/01/2022 tarihinde zincirleme şeklinde ....., ..... ,...., .... (dorseli),.... plakalı toplam 5 aracın kazaya karıştığını, davacı aracının .... plakalı araç olduğunu, meydana gelen kazada .... şirketine ZMMS ile sigortalı olan .... Plakalı araç ile davacıya ait aracın kusurlu olarak belirlendiğini, diğer araçların kusursuz olarak belirlendiğini, kusur dağılımının yerinde olmadığını, meydana gelen kazada ..... Şirketine sigortalı olan .... plakalı araç ile davalı ....A.Ş.'ye ZMMS ile sigortalı olan .... plakalı aracın kusurlu olduğunu, bu sebeple davacıya ait araçta oluşan hasarın davalı sigorta şirketlerinden hasar bedelinin ve değer kaybı zararının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı . .... Şirketi cevap dilekçesinde özetle; .... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olduğunu, meydana gelen kazada sigortalı aracın kusurunun bulunmadığını, kazaya karışan diğer araç sürücülerinin herhangi bir temas olmadan durabildiğini, ....plakalı aracın takip mesafesine uymadığından diğer araçlara çarptığını, davacı araç sürücüsünün takip mesafesine uymadığını, sigortalı araç sürücüsünün hasarının oluşumunda etkisinin bulunmadığını, kazaya sebebiyet veren.... plakalı araç malikinin tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafın.... plakalı aracı müvekkili sigorta şirketinden saklayarak ekspertiz çalışmasını engellediğini, davalı sigorta şirketine geçerli başvuru yapılmadığını, değer kaybı zararının trafik sigortası genel şartlarına göre yapılması gerektiğini, kısmi dava açılmasının yerinde olmadığını, hukuki yararın yerinde olmadığını, Zorunlu arabuluculuk sürecine ilişkin vekalet ücretinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; Zamanaşımı definde bulunarak davanın reddini talep ettiklerini, belirsiz alacak davası açılamayacağını, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığınıı, değer kaybı zararının trafik sigortası genel şartlarına göre yapılması gerektiğini, davacıya ait aracın kazadan önce kazaya karışıp karışmadığını araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 21.01.2022 tarihli zincirleme şeklinde ...., ...., ...., ....(dorseli), .... plakalı toplam 5 aracın kazaya karıştığını, davacı aracının ..... plakalı araç olduğu, meydana gelen kazada ..... şirketine ZMMS ile sigortalı olan .... Plakalı araç ile davacıya ait aracın kusurlu olarak belirlendiği, diğer araçların kusursuz olarak belirlendiği, kusur dağılımının yerinde olmadığı, meydana gelen kazada .... Şirketine sigortalı olan.... plakalı araç ile davalı..... AŞ'ye ZMMS ile sigortalı olan .... plakalı aracın kusurlu olduğunu, bu sebeple davacıya ait araçta oluşan hasarın davalı sigorta şirketlerinden hasar bedelinin ve değer kaybı zararının tahsilinin talep edildiği, sürücü ....... plakalı aracın zilyeti olduğundan bahisle tazminat davasını açmış olduğu, alınan bilirkişi raporuna göre meydana gelen kazada ... A.Ş.'ye ZMMS sigortası ile sigortalı olan .... plakalı araç sürücüsü ile ....'ya ZMMS ile sigortalı olan.... plakalı araç sürücülerinin kusurunun bulunmadığı, .... plakalı araç sürücüsü davacı ....'in tam kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketlerine ZMMS ile sigortalı olan araç sürücülerinin kusurunun bulunmadığı, bu sebeple 2918 sayılı yasanın 85 ve 91. Maddesine göre sigorta şirketlerinin sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin tek bir bilirkişi raporuyla kusur tespiti yaptırdığını, rapora karşı itirazların dikkate alınmadığını, mahkemece alınan raporda davacıya %100 oranında kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, kazanın oluşmasında.... plakalı aracın spin atarak seyir halindeki diğer araçlara çarparak orta şeritte durduğunu ve yine seyir halindeki.... plakalı aracın, .... plakalı araca çarpmamak amacıyla ani bir hamleyle davacıya ait .... plakalı aracın önüne doğru manevrada bulunduğu, bu sırada davacı araç sürücüsünün fren yaptığı ancak ani bir şekilde öne geçme nedeniyle kazaya engel olunamadığını, kazada .... plakalı aracın sol arka kısmı ile davacıya ait aracın sağ ön kısmında kaza neticesinde hasar oluştuğunu, bilirkişi raporunda .... plakalı aracın üçgen reflektör yerleştirme ve acil uyarı lambalarını yakma fırsatı bulunmaması ve yavaşlayarak öndeki araca çarpmadığı gerekçesiyle kusur verilmemişse de bu aracın önündeki araçlar çaptığının gözardı edildiğini, .... plakalı aracın sol arka, davacıya ait aracın sağ ön kısımlarında hasar olmasının....plakalı aracın aniden davacıya ait aracın önüne geçerek kazaya sebebiyet verdiğini ispatlar nitelikte olduğunu, .... plakalı aracın önündeki araca çarpmasının da takip mesafesini korumadığını ve kazada kusurlu olduğunu gösterdiği, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan tespitlerin hükme esas alındığını ancak raporda yer alan tespitlerin yerinde olmadığını, .... plakalı aracın takip mesafesini koruyamadığı ancak buna rağmen kusur atfedilmezken davacıya aynı sebeple kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi arporunda kaza 2 bölüme ayrılarak değerlendirildiği, davacının içinde bulunmadığı 1.kazada .... plakalı araca %100 oranında kusur atfedildiğini, davacının dahil olduğu 2.kazada ise aynı araç sürücüsüne kusur atfedilmediğini, her iki kaza arasında nedensellik bağı bulunduğunu, birinci kaza sonucu aracın otoyolun orta şeridini kapatacak şekilde durduğunu, nedensellik bağının gözardı edilerek çelişkili ve tutarsız değerlendirmelerle kusur dağılımı yapıldığını, birinci kazaya karışan .... plakalı aracın kusuruyla 2.kazanın da gerçekleşmiş olduğunu, bu nedenle davacı araç sürücüsüne %100 kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, mahkemece itirazların ve kusur durumlarının incelenerek ATK'dan rapor alınması gerekirken eksik incelemeyle karar verildiğini, kusur durumlarına ilişkin çelişkilerin giderilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle karşı taraf araçların zorunlu mali mesuliyet sigortacılarından maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Dava konusu talepler yönünden açılan iş bu maddi tazminat davasının haksız fiil hükümleri çerçevesinde koşullarının oluşup oluşmadığının incelenerek sonuca gidilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda talebin haklılığına kanaat getirebilmek için davacının zararını, sorumluluk atfedilen davalı/davalıların hukuka aykırı ve kusurlu davranışlarının olduğu ve davacı zararı ile bu kusurlu davranış arasında illiyet bağının varlığının tespit edilmesi gerekmektedir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) Bununla birlikte ZMMS sigortacısının sorumluluğu ise poliçe limitleri dahilinde olacaktır. Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın, onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HD 05.06.2014 tarihli 2014/9038 E. 2014/9078 K. sayılı ilamı) Davalının kusur dağılımına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde kaza sonrasında kolluk görevlilerince düzenlenen kaza tespit tutanağında kaza oluş şeklinin "kazanın Çorlu istikametinden İstanbul istikametine seyir halindeki .... plakalı sürücü ..... idaresindeki otomobil ile belirtilen km'ye geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın spin atmaya başlaması esnasında yolun sağ şeridinde aynı istikamette seyir halinde bulunan sürücü ... . idareisndeki .... (dose ....) çekici cinsi aracın dorsesinin sol arka kısımlarına ve yine aynı istikamette seyir halinde bulunan .... idaresindeki .... plakalı aracın ön sağ kısımlarına çarparak hasar vererek.... plakalı aracın otoyolun orta şerit kısmında durduğu; aynı istikamette seyir halindeki ... idaresindeki ... plakalı aracı ile .... plakalı araca çarpmamak için yavaşladığı esnada arka kısımlarına, aynı istikamette seyir halindeki sürücü .... idaresindeki ..... plakalı aracın ön kısımlarıyla çarpması, .... plakalı aracın ön kısımlarıyla orta şeritte bulunan .... plakalı araca çarpması sonucu meydana geldiği" şeklinde belirtildiği, kusur dağılımı noktasında ise .... plaka sayılı araç sürücüsünün KTK'nın 52/1-B maddesine yönelik kural ihlali ve davacıya ait .... plaka sayılı araç sürücüsünün KTK'nın 52/1-C maddesine yönelik kural ihlali nedeniyle meydana geldiği yönünde kusur dağılımı yapıldığı görülmüştür. Davacı tarafça istinaf dilekçesinde .....plaka sayılı aracın aniden davacıya ait aracın önüne doğru geçtiği ileri sürülmüş ise de dava dilekçesinde böyle bir iddiada bulunulmadığı, kaza tespit tutanağında da bu yönde bir kaza oluş şekli anlatımının yer almadığı, kazanın tespit tutanağında yer alan kaza oluş şeklinden farklı şekilde meydana geldiğine dair bir iddia ve delil gösterilmediği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin ilgili hükümlerine göre düzenlenen kaza tespit tutanağının, kazaya karışan taraflar arasında çıkabilecek hukuki uyuşmazlıkların çözümüne esas olacak ve trafik zabıtasınca düzenlenecek bir resmi belge niteliğinde olduğu, her ne kadar kaza tespit tutanağı aksi ispat edilebilecek belgelerden ise de bu hususta ileri sürülecek iddia, savunma ve delillerin dava ve cevap süresi içerisinde sunulması gerektiği, davacı tarafça dava dilekçesinde kaza tespit tutanağında anlatımı yapılandan farklı bir kaza oluş şekli ileri sürülmediği dikkate alındığında istinaf aşamasında ileri sürülen farklı bir kaza oluş şeklinin 6100 sayılı HMK'nın 357.maddesinde yer alan "....ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yenidelillere dayanılamaz." hükmü karşısında dinlenemeyeceği, bu haliyle kaza tespit tutanağında yer alan kaza oluş şekline uygun olarak yapılan kusur değerlendirmesinde kazanın 2 bölümden oluştuğu, gerçekleşen 1. kaza sonrasında davacı araç sürücüsünün takip ve güvenli sürüş mesafesine yönelik trafik kurallarına riayet etmemesinden dolayı 2. kazanın gerçekleştiği ve bu kazanın oluşumunda davacı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu sabit görülmekle, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan değerlendirmelerin dosya kapsamı ve kaza oluş şekliyle uyumlu olduğu değerlendirildiğinden davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuran davalının dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçeler ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL'den peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/03/2026