(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/7231 E. , 2012/1525 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili bankanın dain ve mürtehini olduğu, davalıya kasko sigortalı aracın çalındığını, davalı sigortanın başvuruya rağmen aracın k
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/7231 E. , 2012/1525 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili bankanın dain ve mürtehini olduğu, davalıya kasko sigortalı aracın çalındığını, davalı sigortanın başvuruya rağmen aracın kasko bedelini ödemediğini iddia ederek 75.000 TL tazminatın temmerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacı bankanın husumet ehliyetinin olmadığını, sigortalı aracın çalındığına ilişkin hiçbir delil olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, sigortalı araç üzerinde çok sayıda haczin bulunduğu, aracın sanayide parçalattırılarak satıldığı yönünde şaibeler dolaştığı, araç sürücüsü ile araç malikinin beyanları arasında çelişki olduğu nazara alınarak aracın çalınma olayının gerçek olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında, gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyiniyet esasına dayalı sözleşme türlerindendir. Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesine göre, gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötüniyet ve müziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, TTK. 1282. maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.maddesinde sayılan "teminat dışında kalan zararlardan" olması gerekmektedir. Keza, Kasko Sigortası Genel Şartları B.1.5 maddesine göre, sigortalı, sigortacının isteği üzerine rizikonun gerçekleşmesi nedenlerini ayrıntılı şekilde belirlemeye, zarar miktarı ile delilleri saptamaya ve rücu hakkının kullanılmasına yararlı bilgi ve belgelerin geçikmeksizin sigortacıya vermekle yükümlüdür. Görüldüğü gibi, ihbar yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmemesi durumunda, müeyyidesi genel şartlarda düzenlenmediği gibi, bu husus rizikonun teminat dışında kaldığı haller arasında da sayılmamıştır. Bu halde, konunun TTK.nun 1290 ve 1292/son madde hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Buna göre, sigorta ettiren kimse kasten ihbarda bulunmamış ise, sigorta haklarını zayi edeceği, kusurunun bulunması halinde ağırlığına göre sigortacının ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde, sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki, teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği sigortacı tarafından somut delillerle kanıtlanılırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer. Bu ilkeler doğrultusunda somut olaya baktığımızda; sigortalı araç olay gününden önce ...isimli kişinin zilyetliğinde olup Yutal İnce, cadde üzerine park ettiği aracın çalındığını ileri sürerek ... Karakolu'na giderek şikayetini bildirmiştir. Davalı sigortaca, aracın çalınma olayı şüpheli kabul edilerek riziko teminat dışı kabul edilmişse de, davalı tarafça, çalınma olayının gerçek olmadığı iddiasını ispata yönelik somut bir delil sunulmamış, araç üzerinde çok sayıda haciz bulunması ve aracın hurdacılara satıldığına dair duyumlara dayanılmıştır. Bu hale göre, mahkemece davalı ... tarafından rizikonun teminat harici olduğu ve ispat yükünün yer değiştirdiği iddiası ispat edilememiş olması nedeniyle tazminattan sorumlu tutulması gerekirken rizikonun teminat dışı olduğu somut delillerle kanıtlanmadığı halde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.