10. Hukuk Dairesi 2013/13427 E. , 2013/18352 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, ölüm aylığının yeniden bağlanması ve davacının davalıya borcunun bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile ölüm aylığı kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline ve kesildiği tarihten itibaren (yasal faiziyle birlikte) ödenmesi gerektiğinin tespitine ve davacının davalı Kuruma borcunun bulunmadığının tespitine hükmedilmiştir. Hükmün, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu…
**10. Hukuk Dairesi 2013/13427 E. , 2013/18352 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, ölüm aylığının yeniden bağlanması ve davacının davalıya borcunun bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile ölüm aylığı kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline ve kesildiği tarihten itibaren (yasal faiziyle birlikte) ödenmesi gerektiğinin tespitine ve davacının davalı Kuruma borcunun bulunmadığının tespitine hükmedilmiştir. Hükmün, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- 5510 sayılı Kanunun 101. maddesinde, bu Kanun hükmünün uygulanmasıyla ilgili çıkan uyuşmazlıkların çözümlenmesinde İş Mahkemeleri görevli olduğu belirtilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7 nci maddesinde, İş Mahkemelerinde sözlü yargılama usulünün uygulanacağı hüküm altına alınmış ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda yazılı ve basit yargılama usullerine yer verilerek, Kanunun 447 nci maddesinde de, diğer kanunların sözlü yahut seri yargılama usulüne atıf yaptığı hallerde, bu Kanunun basit yargılama ile ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu durumda, artık, iş mahkemelerinde basit yargılama usulünün uygulanması gerekecektir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun basit yargılama usulünün düzenlendiği altıncı kısmında yer alan 320 nci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemenin, mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar vereceği belirtilmiş ise de; somut olaya ilişkin uyuşmazlığın, ön inceleme duruşmasından sonra tahkikata ilişkin duruşma açılıp, işin esasına girilerek çözümlenmesi gerekir. 2- 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlarda yer almamakla birlikte ilk kez 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Gelir ve aylık bağlanmayacak haller” başlığını taşıyan 56'ncı maddesinin ikinci (son) fıkrasında düzenlenen davanın yasal dayanağı niteliğindeki norm 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş, fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Öncelikle belirtilmelidir ki, inceleme konusu hükmün Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle yapılan başvurunun, Anayasa Mahkemesi'nin 15.12.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 28.04.2011 gün ve 2009/86 Esas – 2011/70 Karar sayılı kararı ile reddedildiği, dolayısıyla iptal edilmeyen fıkranın yürürlükte olduğu belirgindir.