Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin ...... Ltd firmasının Türkiye distribütörü olduğunu ve müvekkilinin 2011 yılından bu yana distribütörü olduğu firmanın üretmiş olduğu "......" markalı ürünlerin Türkiye'de satışını yaptığını, müvekkilinin münhasır distribütörü olduğu "......" isimli markanın davalı tarafça haksız yere Türkiye’de marka olarak tescil edildi
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'ın davacı şirkette İş Kanunu kapsamında 25.11.2014 - 09.01.2015 tarihleri arasında çalıştığını, davalının 09.01.2015 tarihinde özel sebeplere ve yeni kariyer yapma isteği sebebiyle kendisi tarafından istifa sebepli olarak İş Sözleşmesini fesih ettiğini, davacının iş sözleşmesinin 2.sayfasının VII nolu maddesinde, Rekabet Yasağı kararlaştırıldığını, işçinin sözleşme hükmüne göre iş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki 1 yıl sürede davacı ile rekabet teşkil edecek davranışlarda bulanmama taahhüdü bulunduğunu, davalının bu taahhüde aykırı davranışının tespiti halinde davalının, davacıya 10.000,00- USD cezai şart ödemeyi taahhüt ettiğini, davalının reşit bir kişi olduğunu, işçi olarak davacıda çalıştığı dönemde işyerinin müşterileri ile ilgili bilgileri, işyerine ait sır niteliğinde olan edindiği özel bilgileri kullanması yasak olduğu halde iş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki bir yıllık sürede kullandığının tespit edildiğini, iş yerine ait sırrın, herkesin kolayca erişemeyeceği sadece davalı ya da benzer görevlerde çalışan belli kişilerin bildiği ve işverenin menfaati gereği saklı tuttuğu ticari, teknik verileri işten ayrılmasından sonra kullandığını, davalı ...'ın rekabet etmeme taahhüdüne aykırı davranış sergileyerek bu konuda iyi niyet ve güvene dayanan akdi edimi yok saydığını, taahhüdüne aykırı olarak davacı şirketin rakibi konumunda olan ...A.Ş. firmasında davacı şirketteki emsal görevde, bilgisini elinde bulundurduğu müşteri adresleri, yetkili kişiler, ürünler, ve fiyatların bilinerek kötüye kullanıldığını, davalının ahlak ve iyi niyet kuralına aykırı olan davranış sergilediğini, bu nedenle taahhüdü olan cezai şartı ödemesi gerektiğini, koşulların mevcut olduğunu, davalının müvekkili şirketin müşteri dataları, mal envanteri, pazar payı gibi mesleki sır vasfındaki bilgileri taahhüdüne aykırı olarak haksız rekabette kullanması, işten ayrılmasından itibaren de 1 yıllık yasak sürede bu ihlalleri yapmış olmasına rağmen de halen bu ihlaline devam etmesi nedeniyle, haksızlığın giderilmesi ve gerek cezai şartın ödenmesi gerekse davacı şirketin cezai şart miktarını aşan zararının tespit edilerek davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek 1 yıllık rekabet yasağı süreci içinde, davacı şirketle aynı konuda ticari faaliyet arz eden (gıda ve alkollü içki) firmada çalışması, çalıştığı şirkete davacının müşterilerinin tüm irtibat ve ürün alım bilgilerini de kullanarak, haksız zarara uğrattığının tespitiyle eyleminin hüsnüniyet kurallarına da aykırı olması ve sözleşme hükmünü bilerek ve isteyerek ihlal ettiğinden, 10.000,00 USD cezai şart karşılığı 28.300,00- TL'nin işverenin zararı kapsamında davalıdan tahsiline, davalının haksız eyleminin davacı şirkette cezai şart miktarından çok daha fazla zarara sebep olduğundan davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak tespit edilecek zararın davalıdan tahsiline tespit edilecek miktar için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak haksız eylemin başladığı tarihten işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte karar verilmesini talep etmiştir.