(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/10652 E. , 2007/12323 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 6.3.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit ... istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.5.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R D…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/10652 E. , 2007/12323 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 6.3.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit ... istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.5.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, genel yola çıkışı olmayan 1384 parsel sayılı taşınmazı lehine davalıya ait 22 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit ... kurulmasını istemiş, mahkeme davacının geçidin bağlanmasını istediği yolun umumi yol olmadığı, DSİ’ye ait servis yolu olduğu ve davacının genel yola bağlantı talebinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar vermiş, hükmü davacı temyiz etmiştir. Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747 (önceki Medeni Kanunu’nun 671.) maddesine dayanılarak açılmış geçit ... kurulması istemine ilişkindir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit ... verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyaç veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nisbi geçit ihtiyacı ya da geçit yetersizliği denilmektedir. Mahkemece uygun geçit yeri saptanırken öncelikle taraf yararlarının gözetilmesi gerekir. Zira, geçit ... taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak ... olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının subjektif arzularına göre değil objektif esaslara uygun belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Uygun güzergah saptanırken, aleyhine geçit kurulan taşınmazın kullanım bütünlüğü bozulmamalıdır. Taşınmazın kullanım bütünlüğünün bozulmasının zorunlu olduğu hallerde bu husus gerekçelendirilerek geçit ... tesisi edilmelidir. Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak, özellikle tarım alanların nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit ... tesisine karar vermek gerekir. Bu miktarı aşan bir yol verilecekse bunun gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir. Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliğine uygun atanacak bilirkişiler aracılığı ile objektif kriterler esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel hükümden önce depo ettirilmeli, şayet dava tarihi ile hüküm tarihi arasında taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş ve bu sürede de geçit için öngörülen bedel davanın daha başında belirlenmişse, bu bedelin ödenmesine karar verilmesi halinde, mülkiyet ... kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olunacağı durumlarda hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak davranışları önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tesbiti yapılmalıdır. Kurulan geçit hakkının Medeni Kanunun 748/3. maddesi uyarınca Tapu Siciline kaydı da gereklidir. Geçit ... kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır. Eldeki davada; bilirkişiler tarafından geçit yeri olarak belirlenen alternatifler DSİ kanalları için açılan servis yoluna bağlanmaktadır. Mahkemece DSİ ilçe müdürlüğünden “DSİ kanalının yanından geçen yolun açık olup olmadığı, ileriye yönelik yolun kullanılıp kullanılamayacağı, kapatılıp kapatılmayacağı” sorulmuş, DSİ müdürlüğü tarafından “Kanalların bakım ve onarımı için açılmış servis yolları olduğu ve yörede tarım devam ettiği sürece servis yollarının da açık tutulacağı, ancak trafiğe açık yollar gibi düşünmemek gerektiği.” cevabı verilmiştir. Nevarki mahkemece, geçit kurulacak yerin servis yoluna bağlanmasının zarar oluşturup oluşturmayacağı ve bu bağlantının yapılmasına kurumun onayının bulunup bulunmadığı sorulmamıştır. Mahkemenin, istemin genel yola bağlantısı olmayan davacı taşınmazı lehine geçit kurulması olduğunu gözeterek, DSİ Müdürlüğünce kanal servis yoluna bağlantı yapılabileceği bildirildiği takdirde dosyada mevcut bilirkişi raporları ile gösterilen alternatifler değerlendirilerek, aksine DSİ Müdürlüğünce servis yoluna geçit bağlanmasının imkansızlığına işaret edilmesi halinde yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda araştırma yapılarak geçit için bulunacak diğer seçenekler üzerinde durularak istem doğrultusunda bir karar vermesi gerekecektir. Mahkemece bu yön üzerinde durulmaksızın eksik inceleme ve araştırmayla yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından karar bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 22.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.