T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1962 KARAR NO : 2025/2051 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : .... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/11/2025 NUMARASI : 2025/2284 Esas İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVACI :.... VEKİLLERİ : .... KARŞI TARAF DAVALI : .... VEKİLİ : .... DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : …
T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1962 KARAR NO : 2025/2051 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : .... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/11/2025 NUMARASI : 2025/2284 Esas İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVACI :.... VEKİLLERİ : .... KARŞI TARAF DAVALI : .... VEKİLİ : .... DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ..... şirketin %50 ortağı olduğunu ve müvekkil ile davalının her ikisinin de kardeş ve münferiden temsile yetkili müdür olduğu ancak davalının müdürler kulunu başkanı olduğu bir aile şirketi olduğunu, davalının yönetimi ve idaresinde olan şirket hesapları üzerinden davalının akrabası yani bacanağı olan ve şirketle hiç bir bağı bulunmayan .... ve ailesine devamlı olarak para transferi yapıldığını, davalının şirket kaynaklarını kendi şahsi çıkarına kullanması sebebiyle azli gerektiğini, TTK 630/2.maddesi uyarınca şirketi yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması ve müdürlük hak ve yetkisini kullanmasının şirketi ekonomik yönden telafisi imkansız zararlara sokacak olması nedeniyle dava sonuçlanıncaya kadar teminatsız olarak ihtiyati tedbir karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi tarafından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvurusunda bulunan ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın kanuna aykırı olduğunu, ihtiyati tedbirin amacının müvekkilin haklarını zaman geçmeden koruma altına almak olduğunu, ihtiyati tedbir için gerekli şartların oluştuğunu, tedbir kararı verilmediği takdirde müvekkilin mağdur olacağından bahisle, mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. DELİLLER : Tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Talep ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır. Geçici Hukuki Koruma tedbirlerinden olan “ihtiyati tedbir” 6100 Sayılı HMK’nın 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nın 389. maddesinde ihtiyatin tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir. HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir. Öte yandan HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden taraf, talep dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, şirket ortağı ve müdürü olan davalının şirket kaynaklarını kendi şahsi çıkarına kullanması sebebiyle azli gerektiğini, TTK 630/2.maddesi uyarınca şirketi yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması ve müdürlük hak ve yetkisini kullanmasının şirketi ekonomik yönden telafisi imkansız zararlara sokacak olması nedeniyle dava sonuçlanıncaya kadar teminatsız olarak ihtiyati tedbir karar verilmesini talep etmiştir. Yerel mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karar ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf edilmiştir. Dosya içerisinde mevcut deliller kapsamında mahkeme kararı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, şirket ortak ve müdürü olan davalının TTK 630/2 maddesi gereği haklı sebeplerle müdürlükten azili ve dava sonuçlanıncaya kadar müdürlük hak ve yetkilerinin kullanılmasının tedbiren durdurulması yönündeki talebin doğrudan davanın konusunu oluşturan hususlara yönelik olması nedeniyle yerel mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından başvurunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.İhtiyati Tedbir Talep Eden Davacı vekilinin İstinaf Başvurusunun Esastan REDDİNE. 2.İstinaf karar harcı peşin alındığından, başkaca alınmasına yer olmadığına. 3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara tebliğine. Dair, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.19/12/2025 .... Başkan .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Katip .... ¸e-imza GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 19/12/2025 Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!