T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/1614 KARAR NO: 2025/2328 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 27/01/2025 NUMARASI: 2023/975 Esas - 2025/78 Karar DAVA: Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 24/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ D…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/1614 KARAR NO: 2025/2328 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 27/01/2025 NUMARASI: 2023/975 Esas - 2025/78 Karar DAVA: Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 24/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı aracın, davalı sigorta şirketince 10.01.2022/10.01.2023 tarihleri arasını kapsayacak şekilde kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığını, söz konusu poliçe primleri ödenmesine rağmen Sigortacı ... tarafından poliçenin 18.04.2022 tarihinde feshedildiğini, poliçe feshedildiğinden ötürü araçta ortaya çıkan tüm zararların müvekkili tarafından karşılanarak gerekli onarımların sağlandığını belirterek, zararının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracın müvekkili şirketi nezdinde Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, ... plaka sayılı aracın davacı tarafından satın alındıktan sonra kiraya verildiğini ve kiraya verilen kişinin otoparkından kaybolduğunun ifade ve tutanaktan anlaşıldığını, poliçede yer alan emniyeti suistimal klozuna göre aracın kiralanıp çalınması ve çalınıp bulunması durumunda meydana gelen zararın teminat harici olduğunun belirtildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın kiralanmadığını, bu nedenle riziko teminat kapsamında olduğunu, bu kiralamaya ilişkin yazılı veya sözlü bir sözleşme olmadığını, aracın zilyetliğinin kiralama amacıyla devrinin mevcut olduğunu, müvekkili yönünden kiralamaya yönelik bir düşünce var olmuşsa bu durumun fiiliyata dökülmediğini, poliçe kapsamında emniyeti suistimal suçunu oluşturmayacağını, söz konusu zararın teminat kapsamında olduğunu, bilirkişi tarafından hususun tespit edildiğini, poliçe imzalanırken müvekkilinin davalı firma tarafından yanlış bilgilendirildiğini, istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, aracın çalındığı iddiasıyla zararın kasko sigortacısından tazmini talepli maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. Aynı Yasa'nın 115/1. maddesine göre de mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı düzenlenmiştir. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.TTK' nın 11/1. maddesine göre, Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. TTK' nın 12/1. maddesinde tacir tanımına yer verilerek "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişi "tacir olarak tanımlanmıştır. TTK'nın 15/1.maddesinde de esnaf tanımı yapılmıştır. Buna göre "İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır.". 21/06/2005 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3.maddesinde ise esnaf ve sanatkâr " ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dâhil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler" olarak açıklanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevlidir.Somut uyuşmazlıkta; davacı, aracın çalınmasından kaynaklı zararın ödenmesi için kendi kasko sigortacısına karşı eldeki davayı açmıştır.Dosya kapsamından, sigortalı aracın ticari nitelikte olup, davacı gerçek kişi adına kayıtlı olduğu ruhsatından anlaşılmıştır. Bu halde; davacının tacir yada esnaf kaydı olup olmadığının araştırılması ve varsa kayıtların getirtilmesi ayrıca varsa davacının bağlı olduğu Vergi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacının işletmesi bakımından basit usulde vergilendirilenlerden veya işletme hesabı esasına göre deftere tabi tutanlardan veya ticari bilanço esasına defter tutanlardan veyahut vergiden muaf kişilerden olup olmadığı sorularak gelen yazı cevaplarına göre davacının tacir olup olmadığı tartışılarak, eğer davacı tacir ise davalının da tüzel kişi tacir olması nedeniyle davaya devam edilmesi, tüketici olması halinde Tüketici Mahkemesinin, tacir olmayıp esnaf kaydı bulunması halinde ise Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olacağı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Daire kararının kapsam ve şekline göre; davacı vekilinin diğer istinaf itirazları inceleme konusu yapılmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/3. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/12/2025