22. Hukuk Dairesi 2017/13424 E. , 2018/13289 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; davalı şirketin esas işveren olduğunu, kesme bağlama…
**22. Hukuk Dairesi 2017/13424 E. , 2018/13289 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; davalı şirketin esas işveren olduğunu, kesme bağlama işini her sene ihale ederek alt işverenlere verdiğini, müvekkilinin 2002 yılından itibaren kesme bağlama işinde çalışmaya başladığını, müvekkilinin işine haksız bir şekilde 29.02.2012 tarihinde son verildiğini, müvekkilinin iş akdinin haksız fesih üzerine .... İş Mahkemesinin 2012/310 e. 2012/670 k. sayılı dosyası ile işe iade davası açtığını, mahkemenin 23.11.2012 tarihinde işe iade kararı verdiğini, işe iade kararının Yargıtay tarafından onandığını, süresi içerisinde müracaat edilmesine rağmen müvekkilinin işe başlatılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili; davacı ile müvekkil şirket arasında imzalanmış bir hizmet akdinin bulunmadığını, davalı şirketin işi ihale ile verdiğini, müvekkil kurumun bu davada taraf sıfatının bulunmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, müvekkil kurumun kesme bağlama işini ihale ile başka bir şirkete verdiğini, asıl işveren sayılamayacağını, davacının işe alınmasında veya işten çıkarılmasında müvekkil şirketin bir rolünün olmadığını, davacının çeşitli şirketlerde çalıştığını, davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkil şirket nezdinde bir alacağının bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Taraflar arasında, çözümlenmesi gereken ilk uyuşmazlık, kabulüne karar verilen kıdem tazminatı,ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarına ilişkin davanın belirsiz alacak davası türünde açılıp açılamayacağı noktasındadır. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesiyle, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda yer almayan yeni bir dava türü olarak belirsiz alacak ve tespit davası kabul edilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesine göre, "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.