8. Hukuk Dairesi 2013/11515 E. , 2013/10492 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 23.05.2012 gün ve 950/441 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde, vekil edeninin 35 yılı aşkın süredir zilyetliğinde bul
**8. Hukuk Dairesi 2013/11515 E. , 2013/10492 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 23.05.2012 gün ve 950/441 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde, vekil edeninin 35 yılı aşkın süredir zilyetliğinde bulunan taşınmazın kadastro sırasında 378 ada 62 parsel kapsamında ... adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak, bu yerin ... adına olan tapusunun iptaliyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde taşınmazın tarıma elverişsiz taşlık ve kayalık vasıfta olup, davacının bu yerde zilyetliğinin bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne, 378 ada 62 parsel sayılı taşınmazının tapu kaydının iptali ile fen bilirkişilerinin 29.06.2011 tarihli raporlarında A harfi ile sarıya boyalı olarak gösterilen 34.105,91 m2'lik kısmın ifrazı ile aynı ada en son parsel nosu alarak davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, ifrazdan arta kalan 778.510,92 m2'lik kısmın aynı ada ve en son parsel nosu ile davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hali arazi niteliğindeki 839.566,25 m2 yüzölçüme sahip 378 ada 56 parsel, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve ekonomik yarar sağlanması mümkün olmayan yerlerden olup, kimsenin mülkiyet iddiasında bulunmadığı açıklanarak 26.05.1999 tarihinde belgesizden ... adına tespit edilmiş, tutanağın itirazsız 04.06.2002 tarihinde kesinleşmesi ile tapu oluşmuştur. Dava dışı kişiler tarafından parselin diğer bölümlerine yönelik açılan tapu iptali ve tescil davaları sonunda, taşınmaz son olarak 11.08.2009 tarihinde 378 ada 62 parsel numarasını almıştır. Dava; kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal sebebine dayalı olarak TMK'nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddeleri gereğince açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiği görüşünden hareketle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemede hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi hava fotoğrafı uygulaması taşınmazın niteliğini belirlemekten uzaktır. Öte yandan, davaya konu taşınmaz bölümünün batısında bulunan 378 ada 58 parselin dosya arasında bulunan tapu kaydına göre hükmen tapuya tescil edildiği anlaşılmış, ancak hüküm dosyası Mahkemece getirtilerek incelenmemiştir. Dava konusu taşınmaz hali arazi niteliğinde ... adına tespit ve tescil edilmiş olduğuna göre, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca imar ve ihyaya muhtaç yerlerden olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle imar ve ihyanın tüm koşullarının araştırılıp belirlenmesi zorunludur. Mahkemece, yapılan hava fotoğrafı uygulaması yetersiz olup uzman bilirkişiler marifetiyle uygulanmamıştır. Bundan ayrı, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 23.10.2007 tarih, 2007/68 Esas ve 2007/329 Karar sayılı dava dosyası, noksanın ikmali yoluyla getirtilmiştir. Yapılan incelemede; komşu 278 ada 23 parsel maliki ... tarafından, eldeki davaya konu parsele yönelik tapu iptali ve tescil istemiyle dava açıldığı, Mahkemenin kabul kararının Daire'nin temyiz inecelemesinden geçerek kesinleştiği, nizalı taşınmazın batısında bulunan 278 ada 58 parselin ... adına tapuya kayıt ve tescil edildiği görülmüştür. Dosya arasındaki 12.06.2007 tarihli keşif tutanağına göre, dinlenen yerel bilirkişilerin eldeki davaya konu taşınmaz yönünü kıraç olarak bildirdiği görülmektedir. O halde; nizalı parselin tespit tarihinden geriye doğru en az 20 yıl öncesine ait (1969-1979 yılları arası) iki ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı'ndan, aynı yıllar arasında düzenlenmiş fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise İl Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilerek dosya arasına konulması, hava fotoğraflarının jeodezi ve fotogrametri uzmanı mühendis aracılığıyla paftalarla birlikte uygulanması, hava fotoğraflarının çekildikleri tarihlere ve kadastro paftalarının düzenlendiği tarihlere göre taşınmazın kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı, imar ve ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı ya da hangi nitelikte bulunduğu konusunda uzman bilirkişilerden gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, daha önceki götürülmeyen üç uzman bilirkişi, üç ziraat mühendisi veya yüksek mühendisi aracılığıyla ya da Ziraat Fakültesinin toprak bölümünde uzman akademisyenler aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı incelenmek suretiyle dava konusu yerin imar ve ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı konusunda kendilerinden gerekçeli ve denetime açık rapor istenilmesi, tesciline karar verilen yer ve çevresini gösterir biçimde HMK'nun 290. maddesi uyarınca birlikte götürülecek konunun uzmanı bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin yakın plan ve panoramik resimleri çektirilip onaylandıktan sonra dosya arasına konulması, az yukarıda açıklanan ekteki ... Sulh Hukuk Mahkemesi dosyasındaki yerel bilirkişi beyanlarının gözönünde tutulması ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yetersiz hava fotoğrafı uygulamasına dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Davalı ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4.(HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 04.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.