8. Hukuk Dairesi 2022/7515 E. , 2024/5549 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/641 E., 2022/256 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasında görülen kullanım kadastrosu davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) (16.) Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı asıl dava
**8. Hukuk Dairesi 2022/7515 E. , 2024/5549 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/641 E., 2022/256 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasında görülen kullanım kadastrosu davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) (16.) Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı asıl davanın davacıları ile birleşen dosya davacıları vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle duruşma istemi davanın niteliği itibarıyla reddedilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım kadastrosu sırasında Kocaeli İli ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 280 ada 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 parsel sayılı sırasıyla 1.417.78, 777.57, 598.47, 4.421.31, 1.598.22, 1.170.41, 1.145.88 ve 1.745,66 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'u 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldıkları, 280 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 1996 yılından beri ... kullanımında olup, taşınmaz üzerine 1997 yılında kargir tek katlı ev yaptığı, 280 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 1989 yılından beri ... kullanımında olup, taşınmaz üzerine aynı yıl fındık ağaçları dikip, kargir tek katlı ev yaptığı, 280 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 1989 yılından beri ... kullanımında olup, taşınmaz üzerine aynı yıl fındık ağaçları dikip kargir tek katlı ev yaptığı, 280 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 1990 yılından beri ... kullanımında olup, taşınmaz üzerine aynı yıl fındık ağaçları dikip, ahır yaptığı, 280 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 1988 yılından beri ... kullanımında olup, taşınmaz üzerine 1989 yılında fındık ağaçları diktiği, 280 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 1989 yılından beri ... kullanımında olup, taşınmaz üzerine aynı yıl fındık ağaçları diktiği, 280 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 1994 yılından beri ... kullanımında olup, taşınmaz üzerine aynı yıl fındık ağaçları diktiği, 280 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 1994 yılından beri ... kullanımında olup, taşınmaz üzerine aynı yıl fındık ağaçları diktiği şerhi yazılarak 280 ada 2 parsel sayılı taşınmaz tarla, 280 ada 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlar ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmişlerdir. Davacı ... ve ..., çekişmeli 280 ada 2, 3, 4, 5, 6 ve 9 parsel sayılı taşınmazlar hakkında, birleşen 2011/799 Esas sayılı dosya davacısı ... çekişmeli 280 ada 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlar hakkında miras yoluyla gelen hakka dayanarak, birleşen 2011/1054 Esas sayılı dosya davacısı ..., çekişmeli 280 ada 6, 7, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlar hakkında miras yoluyla gelen hak, pay satın alma ve taksime dayanarak çekişmeli taşınmazların kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, "dava konusu 280 ada 2,3,4 ve 5 numaralı parsellerde yapılan keşifte tanıklar ve mahalli bilirkişiler taşınmazlar üzerindeki evin mülkiyetinin davacılarn kök murisi ... ye ait olduğu ve onun tarafından yaptırıldığının beyan edildiği" gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 280 ada 2, 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki evin ve 280 ada 6, 7, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki fındık ocaklarının mülkiyetinin miras bırakan ... mirasçıları olan davacılar adına olduğunun miras hisseleri oranında tespitine karar verilmiş; hükmün, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı/birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) (16.) Hukuk Dairesi'nin 09.02.2017 tarihli ve 2016/7106 Esas, 2017/698 Karar sayılı kararıyla "ana dosyada davacılar ... ve ...; çekişmeli 280 ada 2, 3, 4, 5, 6 ve 9 parsel sayılı taşınmazların, birleşen 2011/799 Esas sayılı dosyada davacı ...; çekişmeli 280 ada 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların, murisleri ...'den intikal ettiği kendilerinin de miras hakkı bulunduğu iddiasıyla muhdesatlarda hak sahibi olduklarının ve zilyetliklerinin çekişmeli taşınmazların tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmesini talep ettikleri, birleşen 2011/1054 Esas sayılı dosyada ise davacı ...; çekişmeli 280 ada 6, 7, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların muris ...'den intikal ettiğini, davalıların 17.08.1992 tarihli senetle miras haklarını kendisine sattıklarını, payını satmayan kardeşi ... ile yaptıkları taksim sonucu bu parsellerin kendisine düştüğünü ve kendisinin kullanımında olduğunu belirterek adına kullanıcı şerhi verilmesini istediği, mahkemece ana dosya ile birleşen her bir dosya hakkında ayrı ayrı karar verilmesi gerekirken kimin davasının kabul edildiği, kimin davasının reddedildiği anlaşılamayacak şekilde “davanın kabulüne” şeklinde hüküm kurulmuş, açılan davalar beyanlar hanesindeki muhdesat ve kullanıcı şerhine yönelik olduğu halde, çekişmeli 280 ada 2, 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki evin, 6, 7, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki fındık ocaklarının mülkiyetinin miras bırakan ... mirasçıları olan davacılar adına olduğunun miras hisseleri oranında tespitine karar verilmiş, kararda mirasçılar gösterilmeyerek ve veraset ilamına atıf da yapılmayarak infazda tereddüt uyandırılmış, gerekçede miras hisseleri oranında ... mirasçıları adına tespitine dendiği halde, hükümde miras hisseleri oranında ... mirasçıları olan davacılar adına hüküm kurulmuş, bu şekilde gerekçe ile hüküm arasında da çelişki meydana getirildiği gibi karar başlığında davacı-davalı sıfatları da 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nın 359. maddesi gereğince, doğru ve eksiksiz şekilde gösterilmemesinin isabetsiz olduğuna" değinilerek Mahkeme kararının sair temyiz itirazları incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, "dava konusu taşınmazların, tarafların Murisi ...'nin kullanımda iken kök murisin 1974 yılında vefat etmesi üzerine, ... çocukları tarafından ortak kullanıma devam edildiği, Hazine adına kayıtlı dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunun 2-B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılarak 11.05.2010 tarihinde bir kısım taraflar adına kullanıcı ve muhdesat tespitinin tapuda beyanlar hanesine tescil edildiği, dosya içerisinde yer alan 17.08.1992 tarihli Gayrimenkul Zilyetliğinin devri suretiyle yapılan köy satış senedi ile birleşen 2011/1054 Esas sayılı dosya davalıları ..., ..., ..., ... ve ... tarafından, davacı ...ye 50.000.00-TL bedel karşılığında dava konusu taşınmazlardaki haklarının devredildiği, her ne kadar davalılar Müteveffa ..., ... ve ... vekilince senede ilişkin olarak imza itirazında bulunmuş ise de 04.04.2013 tarihli keşifte davalılar Müteveffa ..., ..., ... ve ... tarafından senetteki imzaların kendilerine ait olduklarını kabul ettikleri ancak atılı imzayı tapuların çıkarılması için attıklarını satış için atmadıklarını beyan ettikleri ve bu durumda hile olgusuna dayandıklarının anlaşıldığı ancak davalıların iddiasının ispat edilemediği, davalı ...'nin imza itirazında bulunmadığının anlaşıldığı, bu doğrultuda birleşen 2011/1054 Esas sayılı dava dosyasında dava konusu taşınmazlara ilişkin davacının iddiasını ispat ettiği, açıklanan gerekçe ile asıl dava dosyası davacıları ve birleşen 2011/799 Esas sayılı dosya davacılarının iddialarını ispat edemedikleri" gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın (2011/799) ayrı ayrı reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, 280 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tapu sicilinin beyanlar hanesindeki "iş bu parsel 1988 yılından beri ... Kızı ...'nin kullanımında olup, taşınmaz üzerine 1989 yılında fındık ağaçları dikmiştir" şerhinin, 280 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tapu sicilinin beyanlar hanesindeki " iş bu parsel 1989 yılından beri ... Kızı ...'nin kullanımında olup taşınmaz üzerine aynı yıl fındık ağaçları dikmiştir" şerhinin, 280 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tapu sicilinin beyanlar hanesindeki "iş bu parsel 1994 yılından beri ... Kızı ...'ın kullanımında olup taşınmaz üzerine aynı yıl fındık ağaçları dikmiştir" şerhinin ve 280 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tapu sicilinin beyanlar hanesindeki "iş bu parsel 1994 yılından beri ... Oğlu ...'nin kullanımında olup taşınmaz üzerine aynı yıl fındık ağaçları dikmiştir" şerhinin iptali ile, taşınmazların beyanlar hanelerine "iş bu taşınmaz ...'nin kullanımındadır" şerhlerinin yazılmasına karar verilmiş; hüküm, asıl davanın davacıları ile birleşen dosya davacıları vekili tarafında temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl davanın davacıları ile birleşen dosya davacıları vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, 427,60 TL onama harcının 1.308,50 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 880,90 TL'nin temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.