12. Ceza Dairesi 2023/5636 E. , 2024/4372 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/658 E., 2023/272 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2012 gün, 6-386; 30.11.2010 gün, 5-237; 29.05.2007 gün, 114-113; 26.05.2009 gün ve 50-130 sayılı ve benzer kararlarında vurgulandığı üzere; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/3, 232/6. maddeleri gereğince, hüküm ve kara…
**12. Ceza Dairesi 2023/5636 E. , 2024/4372 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/658 E., 2023/272 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2012 gün, 6-386; 30.11.2010 gün, 5-237; 29.05.2007 gün, 114-113; 26.05.2009 gün ve 50-130 sayılı ve benzer kararlarında vurgulandığı üzere; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/3, 232/6. maddeleri gereğince, hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin anlaşılabilir nitelikte açıkça gösterilmesi zorunluluğuna rağmen, sanığa ilişkin hükme yönelik temyiz yoluna başvuru süresinin 1 hafta olduğu gözetilmeden, Mahkemece dosyanın esası hakkında karar verildikten sonra, hükmün yasa yolu kısmında temyiz yasa yoluna başvuru süresi 15 gün olarak belirtilerek yasa yolunun yanlış gösterilmesi suretiyle sanık müdafiinin yanıltıldığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz başvuru süresinin 15 gün olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 22/3, 89/2-b, 52/2-4 ve 53/6.maddeleri gereğince 21.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 3 ay süreyle ehliyetine el konulmasına karar verilmiş, ilgili kararın sanık müdafiii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 23.02.2021 tarihli ve 2019/7952 Esas, 2021/1851 Karar sayılı ilâmıyla, basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak sanık hakkında basit yargılama usulü hükümlerinin tartışılarak uygulanmamasına karar verilip sanık hakkında genel hükümlere göre yargılamaya devam edilerek, yine 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 22/3, 89/2-b, 52/2-4 ve 53/6.maddeleri maddeleri uyarınca 7.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 3 ay süreyle ehliyetine el konulmasına karar verilmiş, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; yerel mahkeme kararının sanık lehine bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 28.04.2013 günü saat 21.30 sıralarında 1.05 promil alkollü olan sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışı, 90 km/s hız sınırının bulunduğu, aydınlatmanın bulunmadığı, düz ve eğimsiz asfalt yolda seyir halindeyken, kaza mahalli olan kontrolsüz 3 yönlü kavşağa geldiğinde kavşağa kontrolsüzce giriş yapan ...'ın idaresindeki çekiciye bağlı dorseye çarpması neticesinde sanığın idaresindeki otomobilde yolcu olarak bulunan ...'nın basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek ve vücudunda 4.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda, hükme esas alınan keşfe binaen tanzim edilen 05.06.2015 tarihli bilirkişi raporu ile İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 12.11.2015 tarihli raporda; sanığın olay mahallinde far ışığı altında seyrini müteyakkız ve kontrollü şekilde sürdürmemesi ile zamanında etkili fren ve direksiyon tedbirine başvurmaması sebebiyle tali kusurlu olduğu belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece tali kusurlu kabul edilen sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Aliağa 2.Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebebi ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebebinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.