10. Hukuk Dairesi 2022/3016 E. , 2022/13714 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No : ....... Dava, 5510 sayılı Yasanın 56/2. maddesi gereği kesilen ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren faiziyle iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonrasında ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafı
**10. Hukuk Dairesi 2022/3016 E. , 2022/13714 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No : ....... Dava, 5510 sayılı Yasanın 56/2. maddesi gereği kesilen ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren faiziyle iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonrasında ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Hakkında verilen boşanma kararı kesinleşen davacıya, babası üzerinden hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle kesildiği anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56. maddesinin ikinci fıkrasında, eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96. madde hükümlerine göre geri alınacağı yönünde düzenleme yapılmıştır. Anılan maddeye dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir. Bu aşamada, özellikle Anayasa'nın 20., 5510 sayılı Kanunun 59., 100., 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri Ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 28., 45., 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 3., 45 – 53., 4857 sayılı İş Kanununun 32., 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6., 24 – 33., 189., 190., 191., 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 6., 19., 20., maddeleri ve diğer ilgili mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulmak suretiyle yöntemince araştırma yapılmalıdır. Dosya kapsamında bulunan Adalar Asliye Ceza Mahkemesi 2016/51 Esas sayılı dosyası içeriğinden, davacının boşandığı eşi ...’ın 15.11.2015 tarihinde davacıyı kemik kırılmasına sebebiyet verecek şekilde kasten yaralaması nedeniyle cezalandırılmasına dair kararın kesinleştiği, ...’ın savcılık ifadesinde, boşandıktan sonra davacı ile Büyükada’daki evlerinde yaşamaya devam ettiklerini, ancak 2015 Haziran ayında davacının kendisinden ayrılmak istediğini ve bu tarihten sonra evlerini ayırdıklarını beyan ettiği, davacı ile boşandığı eşinin boşanma tarihinden sonra kayıtlı olduğu adreslerin araştırıldığı, mahkemece bozma ilamı kapsamında, aynı yörede esnaflık yapan market, manav vb. işyerleri çalışanlarının bildirilmesi için yazılan müzekkereye verilen cevapta komşu esnaf olarak bildirilen kişilerin dinlendiği, ancak bu tanıkların davacının boşandığı eşinin faytonculuk yaptığı dönemden iş arkadaşları olduğu anlaşılmaktadır. Eldeki dosyada, ceza mahkemesinde kasten yaralama suçundan yapılan yargılama sırasında, davacının ve boşandığı eşinin kolluk ve mahkeme zabıtlarına yansıyan beyanlarından 2015 yılına kadar birlikte yaşama olgusunun sabit olduğu, Kurumun bu dönem yönünden yersiz ödenen aylıkların iadesini talep etmesine dair işleminin hukuka uygun olduğu değerlendirilmekle birlikte; 2015 yılı sonrası açısından davacı ile boşandığı eşinin medula sisteminde geçen adres bilgilerinin aynı olup olmadığı araştırılmalı, bu dönemde ikamet edildiği iddia edilen evler için varsa kira sözleşmeleri, evlerin kendilerine ait olduğunun belirtilmesi durumunda tapu kayıtları ikmal edilmeli, seçmen kayıtları ve oy kullandıkları yerler tespit edilmeli, varsa çalışmaları nedeniyle resmi/özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, boşanılan eş 4857 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yer almakta ise adına ödeme yapılabilecek özel olarak açılan banka hesabı bulunup bulunmadığı varsa bildirmiş oldukları adresleri belirlenmeli, anılan mahallelerde görev yapmış/yapmakta olan muhtar ve azalardan istem hakkında düşünce edinmeye yetecek kadarının tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, aynı yörede esnaflık yapan market, manav vb. işyerleri çalışanları dinlenilmeli, böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.