Başvurucular, 3/2/1998 tarihinde açtıkları sözleşmenin feshi ile tapu iptali ve tescil, bu mümkün olmadığı takdirde tazminat davasının reddine karar verilmesi ve makul sürede yargılama yapılmaması nedeniyle mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler ve tazminat talep etmişlerdir.
Başvurucular, 3/2/1998 tarihinde açtıkları sözleşmenin feshi ile tapu iptali ve tescil, bu mümkün olmadığı takdirde tazminat davasının reddine karar verilmesi ve makul sürede yargılama yapılmaması nedeniyle mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler ve tazminat talep etmişlerdir. Başvuru, 11/7/2013 tarihinde İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 19/2/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. İkinci Bölümün 6/3/2014 tarihli ara kararı gereğince başvurunun, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiş, Adalet Bakanlığınca 18/3/2014 tarihli yazı ile görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucular Emine Özarın, Nuran Uysal ve Nadide Çolak, 3/2/1998 tarihinde, Bato İnşaat Turz. ve Org. Tic. A.Ş., Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), H.Ö. ve 13 arkadaşı aleyhine İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davada; Tuzla ilçesinde bulunan taşınmaz üzerine arsa karşılığı inşaat yapılması için davalı Bato İnş. Turz. ve Tic. A.Ş. ile kat karşılığı inşaat ve satış sözleşmesi yaptıklarını, taşınmazın 1200 hisse kabul edilerek bunun 700 hissesinin davalı şirkete verildiğini, ancak üzerine teminat ipoteği konulduğunu, davalının bu hisseleri kötü niyetli olarak başkalarına sattığını, sözleşme hükümlerine göre inşaatları zamanında teslim etmediğini belirterek, davalı şirkete verilen arsa paylarının yeniden düzenlenmesi ve taşınmazların adlarına tescilini, bu mümkün olmadığı takdirde tazminatın tahsilini talep etmişlerdir. Mahkemece, 5/5/1998 tarih ve E.1998/55, K.1998/143 sayılı ilamla verilen yetkisizlik kararı üzerine dava dosyası Pendik Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, Tuzla Adliyesinin açılmasından sonra 4/11/1998 tarih ve E.1998/709, K.1998/673 sayılı yetkisizlik kararı ile dava dosyasının Tuzla Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir Yargılamaya, Tuzla Asliye Hukuk Mahkemesinin E.1998/457 sayılı dava dosyasında devam edilmiştir. Başvurucu Şadiye Özcan ve Sabahat Denizalp mirasçıları, 26/4/1999 tarihinde Bato İnş. Turz. ve Org. Tic. A.Ş. ve 9 arkadaşı aleyhine Tuzla Asliye Hukuk Mahkemesinin E.1999/188 sayılı dosyasında açtıkları davada, arsa paylarının yeniden düzenlenmesi ve taşınmazların adlarına tescili, bu olmadığı takdirde tazminat ödenmesi talebinde bulunmuşlardır. Mahkemece, 19/1/2000 tarih ve E.1999/188, K.2000/1 sayılı kararla; dava dosyası, hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesiyle Mahkemenin E.1998/457 sayılı dava dosyası ile birleştirilmiştir. Yine başvurucu Nadide Çolak, 10/10/2001 tarihinde TMSF ve 9 arkadaşı aleyhine Tuzla Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2001/704 sayılı dosyasında açtığı davada, akdin feshi ile tapu iptali ve tescil, bu olmadığı takdirde tazminat ödenmesi, dava dosyasının ilk dava dosyası ile birleştirilmesi talebinde bulunmuştur. Mahkemece, 20/5/2005 tarih ve E.2001/704, K.2005/364 sayılı kararla; dava dosyası, E.1998/457 sayılı dosya ile birleştirilmiştir. Mahkemece, her üç davada yapılan yargılama sonunda, 24/12/2008 tarih ve E.1998/457, K.2008/1215 sayılı kararla; asıl ve birleşen davalarda, davalılar A.K. mirasçıları yönünden davanın husumetten reddine, S.K. aleyhine açılan davanın reddine, asıl dava olan E.1998/457 sayılı dava dosyasında davanın kabulüne, 594,45 TL'nin diğer davalılardan alınarak davacılar Nuran Uysal ve Emine Özarın'a ödenmesine, birleşen E.2004/704 sayılı dava dosyasında davanın kabulüne, 936,90 TL'nin diğer davalılardan alınarak davacı Nadide Çolak'a ödenmesine, birleşen E.1999/188 sayılı dava dosyasında davacı Sabahat Denizalp mirasçılarının açtığı davanın reddine, davacı Şadiye Özcan tarafından açılan davanın kabulü ile 250,00 TL'nin diğer davalılardan alınarak davacı Şadiye Özcan'a ödenmesine karar verilmiştir. Davalıların temyizi üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 13/7/2010 tarih ve E.2009/3523, K.2010/4035 sayılı ilamıyla; kat karşılığı inşaat ve satış sözleşmesinin davacı arsa sahipleri ile davalı Bato İnşaat Turz. ve Org. Tic. A.Ş. arasında düzenlendiği, diğer davalıların ise bu davalı şirketten bağımsız bölüm veya arsa payı devralan kişiler oldukları, asıl ve birleşen davalarda sözleşmenin ileriye etkili şekilde feshi ve tapu iptali ile tescil istemlerine ilişkin olarak terditli dava açıldığı, tapu iptali ve tescil davalarının kabul edilmediği ve sözleşmelerin feshedilmediği, davacıların buna ilişkin olarak hükmü temyiz etmedikleri, dolayısıyla sözleşmelerin hukuki varlıklarını muhafaza ettikleri, bu nedenle eksik işler bedelinin, sadece sözleşmenin tarafı olduğu şirketten talep edilebileceği, bu şirketten bağımsız bölüm veya hisse satın alan üçüncü kişilerin arsa sahiplerine karşı akdi sorumlulukları bulunmadığı gibi davalı şirketin borcunu taahhüt ettiklerine dair hiçbir delil de bulunmadığı, bu nedenle diğer davalıların eksik işler bedelinden sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığı, bu durumda davalı üçüncü kişiler hakkındaki davanın husumetten reddi yerine, yanlış değerlendirme sonucu haklarındaki bedele yönelik davanın kabulünün doğru olmadığı gerekçesiyle davalı şirket dışında diğer davalılar lehine hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Başvurucuların karar düzeltme istemi, aynı Dairenin 4/4/2011 tarih ve E.2010/6229, K.2011/2046 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, 13/9/2011 tarih ve E.2011/396, K.2011/560 sayılı kararla; asıl ve birleşen davalarda A.K. mirasçıları ile S.K. ve Batu İnş. Turz. A.Ş. hakkında verilen kararlar temyiz edilmeksizin kesinleştiği için bu davalılar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, asıl ve birleşen davalarda diğer davalılar ve TMSF aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Başvurucuların temyizi üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 9/5/2012 tarih ve E.2012/97, K.2012/3262 sayılı ilamıyla hüküm onanmıştır. Karar düzeltme istemi, aynı Dairenin 20/5/2013 tarih ve E.2012/7495, K.2013/3246 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Karar, 14/6/2013 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucular, 11/7/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Usul ekonomisi ilkesi” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” 22/4/1926 tarih ve 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun maddesi şöyledir:“Karşılıklı taahhütleri navi olan bir akitte iki taraftan biri mütemerrit olduğu takdirde, diğeri borcun ifa edilmesi için münasip bir mehil tayin veya münasip bir mehilin tayinini hakimden isteyebilir. Bu mehil zarfında borç ifa edilmemiş bulunduğu surette alacaklı her zaman onun ifasını talep ve teahhür sebebi ile zarar ve ziyan davası ikame eylemek hakkını haizdir; birde aktin icrasından ve teahhürü sebebiyle zarar ve ziyan talebinden vaz geçtiğini derhal beyan ederek borcun ifa edilmemesinden mütevellit zarar ve ziyanı talep veya akdi fesh edebilir.” 818 sayılı mülga Kanun’un maddesi şöyledir:“Yapılan şey iş sahibinin kullanamayacağı ve nıfset kaidesine göre kabule icar edilemeyeceği derecede kusurlu veya mukavele şartlarına muhalif olursa, iş sahibi o şeyi kabulden imtina edebilir; bu hususta mütaahhidin taksiri bulunursa zarar ve ziyan da isteyebilir.İşin kusurlu olması veya mukaveleye muhalif bulunması yukarıki derecede ehemmiyeti haiz değil ise iş sahibi, işin kıymetinin noksanı nispetinde fiyatı tenzil ve eğer o işin ıslahı büyük bir masrafı mucip değil ise mütaahhidi tamire mecbur değildir. Bu hususta mütaahhidin taksiri varsa iş sahibi zarar ve ziyan da isteyebilir.Yapılan şey iş sahibinin arsası üzerine yapılmış olup da mahiyeti itibariyle refi ve kal'ı fazla bir zararı mucip ise iş sahibi, ancak ikinci fıkra mucibince muamele yapar.”