1. Hukuk Dairesi 2011/877 E. , 2011/1222 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : MARMARİS 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/06/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı adına kayıtlı olan 130 ada 4 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 4.47 m2'lik kısmının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek, anılan kısmın tapusunun iptali ile varsa üzerindeki mudesatın yıkımını istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, idarece belirlenen kıyı kenar çizgisinin iptali konusu
**1. Hukuk Dairesi 2011/877 E. , 2011/1222 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : MARMARİS 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/06/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı adına kayıtlı olan 130 ada 4 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 4.47 m2'lik kısmının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek, anılan kısmın tapusunun iptali ile varsa üzerindeki mudesatın yıkımını istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, idarece belirlenen kıyı kenar çizgisinin iptali konusunda idare Mahkemesine açılan davanın reddedilerek kesinleştiği ve böylece anılan idari kıyı kenar çizgisinin taraflar açısından bağlayıcı nitelik kazandığı, yapılan uygulama sonucu uzman bilirkişilerce tespit edilen kıyı kenar çizgisinin idari kıyı kenar çizgisi ile çakıştığı ve buna göre çekişmeli taşınmazın bir kısmının kıyıda kaldığı, gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali ve taşınmazın sicil kaydının kütükten terkini ile yıkım isteklerine ilişkin olup, mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve özellikle 28.11.1997 tarih ve 5/3 sayılı İçtihatı Birleştirme Kararı uyarınca belirlenen kıyı kenar çizgisine göre, çekişme konusu taşınmazın 4.47 metrekarelik kısmının kıyıda kaldığı saptanmak ve kişiler arasında görülen kadastro davasında davacı Hazinenin yer almaması nedeniyle kararın Hazine yönünden bağlayıcı olmadığı gözetilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddiyle işin esası bakımından davalı aleyhindeki hükmün ONANMASINA. Ancak, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 3402 sayılı Kadastro Yasasının 36. maddesine 16 ve 17. maddesi ile ilave hükümler getiren 6099 Sayılı Yasada “kadastroya ilişkin işlemler sebebiyle açılan davalar neticesinde haksız çıkan tarafın yargılama giderlerinden ve bu giderlerden sayılan avukatlık ücretinden sorumlu tutulmayacağı” öngörülmüştür. O halde, anılan yasal düzenlemenin henüz kesinleşmeyen eldeki davada da uygulanacağı gözetilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden yukarıda değinilen yasa hükümleri irdelenip değerlendirilmek suretiyle bir hüküm kurulması için karar bozulmalıdır. Davalının, bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 10.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.