11. Ceza Dairesi 2015/909 E. , 2016/6348 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet 1-Sanık ...'nın, katılan tarafından kendisine daha öncesinde verilen ve dava konusu olmayan 3450 TL bedelli senette bulunan imzayı taklit ederek katılan adına 2500 TL bedelli başka bir bono düzenlemek sureti ile resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunan kamu davasında, sanığın aşamalarda, senedin kendisine katılan tarafından gönderildiğini, ka
**11. Ceza Dairesi 2015/909 E. , 2016/6348 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet 1-Sanık ...'nın, katılan tarafından kendisine daha öncesinde verilen ve dava konusu olmayan 3450 TL bedelli senette bulunan imzayı taklit ederek katılan adına 2500 TL bedelli başka bir bono düzenlemek sureti ile resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunan kamu davasında, sanığın aşamalarda, senedin kendisine katılan tarafından gönderildiğini, katılanın borcunu ödememek için şikayetçi olmuş olabileceğini savunması, soruşturma aşamasında alınan ekspertiz raporunda suça konu senedin ön yüzündeki yazıların sanığa ait olduğu anlaşılmışsa da, ihtilaf konusu olmayan diğer senedin ön yüzündeki bir kısım yazıların da sanığa ait olduğu, bu itibarla yazıların sanığa ait olmasının sahtecilik suçu ile ilgili tek başına delil sayılamayacağı, senedin ön yüzündeki imzaların sanığa ait olduğunun ise tespit edilemediğinin belirtildiği, katılanın, icra dosyasında yapılan tebligatla birlikte 2008 yılında suça konu senetten haberdar olduğu, icra dosyasına itiraz etmediği, aksine icra dosyasına mal beyanına ilişkin ve borcu kabul eder mahiyette bir dilekçe ibraz ettiği, senedin sahteliğine ilişkin şikayetini ise icra takibinden 4 yıl sonra 2012 yılında yaptığı anlaşılmakla; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması bakımından, katılandan; 16/01/2008 tarihinde ödeme emri tebliğ edilmesine rağmen itiraz etmeme nedenleri ile senedin sahteliğine ilişkin şikayetini niçin 4 yıl sonra yaptığı hususunun sorulması, sanığın talep ettiği tanıkların dinlenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kabule göre de; a- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 gün ve 2008/250-13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olarak, 5271 sayılı CMK'nın 231/6-c maddesinde işaret olunan zarar kavramının kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, suça konu senet ile ilgili başlatılan icra takibinin akıbeti araştırılıp somut zarara ilişkin katılanın da beyanına başvurularak senet bedelinin ödenip ödenmediğinin tespitinden sonra değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde "zararın karşılanmamış olması nedeniyle” sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” karar verilmesi, b- Gerekçeli karar başlığında yanlış yazılan suç tarihinin, suça konu senedin icra takibine konu edildiği 08/01/2008 olduğunun gözetilmemesi, c- TCK'nun 53/3. maddesi uyarınca hapis cezası ertelenen sanık hakkında kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğuna hükmedilmeyeceğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi. SÖ