17. Hukuk Dairesi 2012/9521 E. , 2013/1003 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkillerinin maliki ve sürücüsü olduğu aracın, davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaz…
**17. Hukuk Dairesi 2012/9521 E. , 2013/1003 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkillerinin maliki ve sürücüsü olduğu aracın, davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucu hasarlandığını, müvekkili sürücü ...'in yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 8.000 TL hasar bedeli ile 1.000 TL diğer zararlar olmak üzere toplam 9.000 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ... verilmesini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın oluşumunda davalı sürücünün kusursuz olduğu gerekçesiyle davanın reddine verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, davalı sürücü ...'nun kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. ..., kaza sonrası tanzim edilen kaza tespit tutanağında, davalı sürücünün kullandığı aracın seyir esnasında stop ettirildiği, tekrar çalıştırmak istenildiğinde çalıştırılamadığı, bunun üzerine davalı sürücünün vurdurma usulü ile aracı çalıştırmak istediği ancak aracın çalışmadığı, yol üzerinde duran araca aynı istikamette seyreden aracın arkadan çarptığı belirtilmiş ve kazanın oluşumunda davalı sürücünün tamamen kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Kaza tespit tutanakları, aksi ispatlanıncaya kadar geçerli belgelerdendir. Kaldı ki, kaza sonrası alınan beyanlarda, davalı sürücü ve aracında yolcu olarak bulunan tanıklar, aracın sürücü ... Arıduru kullanımında ve seyir halinde iken stop ettiğini, sürücünün aracı yolun sağ şeridine getirdiğini, burada beklemeye başladıklarını, sonra sürücü koltuğuna davalı ...'nun geçtiğini, aracı çalıştırmak için uğraştığını, aracın çalışmadığını, bu esnada arkadan gelen çekicinin araçlarına arkadan çarptığını beyan etmişlerdir. Bu beyanlar dikkate alındığında, davalının sürücüsü olduğu aracın hiçbir güvenlik önlemi alınmadan, emniyetli bölgeye çekilmeden arızalı şekilde yol üzerinde bulunduğu, davalı sürücünün duran aracı çalıştırmaya uğraşırken aynı istikamette seyreden aracın arkadan çarpması sonucu kazanın meydana geldiği anlaşılmakla davalı sürücünün tamamen kusursuz olduğunu belirten bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olmadığı görülmüştür.