1. Hukuk Dairesi 2012/6987 E. , 2012/10872 K. MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/03/2012 Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava; çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkin olup mah…
**1. Hukuk Dairesi 2012/6987 E. , 2012/10872 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/03/2012 Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava; çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de; mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve bilimsel verilere uygun olacak şekilde takaometrik aletle yapılan ölçüm neticesinde davalıya ait binanın su basmanı ve temeli yönünden davacı taşınmazına bir tecavüzün bulunmadığı saptanmak suretiyle binaya ilişkin kurulan davanın reddine dair karar usul ve yasaya uygun olup davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddi ile bu istek bakımından hükmün ONANMASINA, Ancak, keşfen elde edilen 17/11/2011 tarihli fen bilirkişi raporuna göre davacı taşınmazına, bilirkişi raporunda gösterildiği şekilde davalının yaptığı duvarın, kırmızı renkle ile belirlenen bölümünün taşkın olduğu sabittir. Bilindiği üzere; Anayasanın 35. ve TMK'nun 683. madde hükmü uyarınca birşeye malik olan kimse kanunların müsaade ettiği ölçüde o şeyden dilediği gibi yararlanma, kullanma ve tasarruf etme hakkına haizdir. Davacının yararına olsa bile davacı duvarı benimsemediğine göre duvarın muhafazasının yasal birdayanağının varlığı kabul edilemez. O halde; duvar yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.