8. Ceza Dairesi 2016/5865 E. , 2016/9402 K. "İçtihat Metni" Genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme suçundan sanık ... hakkında 16.12.2010 tarihli verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kaldırılarak hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı TCK.nun 170/1-c madde ve fıkrası uyarınca hükümlülüğüne dair; ... Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2014 gün ve 2014/329 esas, 2014/640 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından isteni
**8. Ceza Dairesi 2016/5865 E. , 2016/9402 K.** **"İçtihat Metni"** Genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme suçundan sanık ... hakkında 16.12.2010 tarihli verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kaldırılarak hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı TCK.nun 170/1-c madde ve fıkrası uyarınca hükümlülüğüne dair; ... Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2014 gün ve 2014/329 esas, 2014/640 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi: Gereği görüşülüp düşünüldü: Ekspertiz raporu içeriğine göre; suça konu tabancanın mevcut durumu itibariyle bilinen ateşli silah fişeklerini istimale elverişli olmadığı, namlusu içerisindeki gaz dağılımını temin eden gaz ayırıcı parçasının daire şeklinde delikli bir yapıda olduğu, ancak katı bir cisim atmasını engelleyen tahdit parçasının bulunmadığı, bu haliyle uygun çapta, özel şekil ve nitelikte saçma, kurşun, metal küre vb. bir cisim geçebileceği, teknik özeliklerinde sonradan değişiklik yapıldığını gösterir nitelikte herhangi bir bulgu ve emare görülmediği, sanık tarafından silah üzerinde değişiklik veya ekleme yaptığına dair bir delil elde edilmediği ve alınan ifadelerinde silahın kuru sıkı olduğu yönündeki savunmasının aksine ele geçen tabancanın vasıflarını bilerek taşıdığına ilişkin cezalandırılmasına yeterli ve kesin delil bulunmadığı, "kuru sıkı" olarak tabir edilen tabanca ile yerleşik yerde ateş etme şeklindeki eyleminin de, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36/1. madde ve fıkrasında tanımı yapılan gürültüye neden olma kapsamında olup idari yaptırımı gerektirdiği, ancak anılan Yasanın 20/2-c maddesi uyarınca soruşturma zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğu, kabahat tarihinden karar tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği gözetilerek 5326 sayılı Yasanın 20/2-c maddesi uyarınca sanık hakkında idari para cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerine yazılı biçimde karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 06.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.