22. Hukuk Dairesi 2012/1246 E. , 2012/15979 K. "" MAHKEMESİ : Mersin 2. İş Mahkemesi TARİHİ : 15/11/2011 İş sözleşmesinin geçerli ve haklı neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı işveren vekili, işyerinde 30'dan az işçi çalıştığını, 01.03.2011 tarihinde ... ile ikiyüz yetmişbeş gün çalışma süresi olmak üzere ihale yapıldığını, fesih tarihinde ihale yapılsa idi d…
**22. Hukuk Dairesi 2012/1246 E. , 2012/15979 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Mersin 2. İş Mahkemesi TARİHİ : 15/11/2011 İş sözleşmesinin geçerli ve haklı neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı işveren vekili, işyerinde 30'dan az işçi çalıştığını, 01.03.2011 tarihinde ... ile ikiyüz yetmişbeş gün çalışma süresi olmak üzere ihale yapıldığını, fesih tarihinde ihale yapılsa idi dahi alt işverenin işçilerinin asıl işverenin işçi sayısına dahil edilemeyeceğini, 26.02.2011 tarihli torba yasa gereği davalının alacak kalemlerinin yapılandırılması nedeniyle bütçe dengesinin bozulduğunu, bu nedenle iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatma tazminatının dört aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir. Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında fesih tarihi itibariyle işverence otuz veya daha fazla işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı ve dolayısıyla davacının iş güvencesi kapsamında kalıp kalmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesidir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde çalışmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşçi sayısına ilişkin bu hüküm nispi emredici olduğundan, daha az işçi sayısını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir. Otuz işçi sayısının belirlenmesinde fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih itibariyle belirli-belirsiz süreli, tam kısmi süreli, daimi mevsimlik sözleşmelerle çalışan tüm işçiler dikkate alınır. Alt işverenin işçileri otuz işçi kıstasının belirlenmesinde dikkate alınmazlar; fakat, iş güvencesi hükümlerinden kaçmak amacıyla, işçilerin bir kısmının muvazaalı olarak taşeron işçisi olarak gösterilmesi halinde, bu işçilerin de işçi sayısına dahil edilmesi gerekir. Daha açık bir anlatımla, alt işverenlik ilişkisinin geçersiz sayılması gereken hallerde taraflarca alt işveren sayılan kişiye bağlı olarak çalışanlar otuz işçi sayısının tespitinde hesaba katılmalıdır.