2. Ceza Dairesi 2016/18279 E. , 2016/14965 K. "" İşyeri dokunulmazlığının ihlali ve hırsızlık suçlarından sanık ...’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 168/2, 116/4, 119/1-c ve 62. maddeleri gereğince 2'şer kez 11 ay 7 gün ve 1 yıl 8 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, cezalarının anılan Kanun’un 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/10/2012 tarihli ve 2012/196 esas, 2012/1054 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakan…
**2. Ceza Dairesi 2016/18279 E. , 2016/14965 K.** **"İçtihat Metni"** İşyeri dokunulmazlığının ihlali ve hırsızlık suçlarından sanık ...’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 168/2, 116/4, 119/1-c ve 62. maddeleri gereğince 2'şer kez 11 ay 7 gün ve 1 yıl 8 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, cezalarının anılan Kanun’un 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/10/2012 tarihli ve 2012/196 esas, 2012/1054 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 10.08.2016 gün ve 7284-2016 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.09.2016 gün ve 2016/343634 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/10/2012 tarihli ve 2012/196 esas, 2012/1054 sayılı kararının kanun yararına bozulması halinde, aynen infaza ilişkin aynı Mahkemenin 10/02/2016 tarihli ve 2015/692 esas, 2016/96 sayılı kararı ile bu karara yönelik itirazın reddine dair... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/03/2016 tarihli ve 2016/261 değişik iş sayılı kararının hükümsüz kalacağı kabul edilerek yapılan incelemede; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02/10/2007 tarihli ve 2007/6-195-197 sayılı ilamında değindiği üzere, “araya zaman aralığı girmediği ve fiilin kesintiye uğramadan devam ettirildiği gözetildiğinde, sanığın eyleminin bütün halinde tek bir hırsızlık suçunu oluşturduğu, suça vasıf verilirken eylem bütünlüğü içindeki en ağır niteliğe dayanılması gerektiğinin” belirtilmesi karşısında, somut olayda, sanığın, 29/01/2012 günü gece vakti katılanın işyerine girerek içeride bulunan jenaratörü çaldıktan 6 gün sonra, 04/02/2012 tarihinde tekrar aynı işyerinden 20 kutu inşaat boyası çalması şeklindeki eylemleri arasında hukuki bir kesinti olmadığı ve tek hırsızlık suçunu oluşturacağı, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43/1. maddesinin uygulanması gerekirken, yazılı şekilde iki ayrı hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan mahkumiyetine karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2012 tarihli ve 2012/196 E., 2012/1054 K. sayılı kararının kanun yararına bozulması halinde, aynen infaza ilişkin aynı mahkemenin 10.02.2016 tarihli ve 2015/692E., 2016/96 K. sayılı kararı ile bu karara yönelik itirazın reddine dair... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2016 tarih ve 2016/261 D. İş sayılı kararının hükümsüz kalacağı kabul edilerek yapılan incelemede;