Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/2569 E. , 2024/1722 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2569 Karar No : 2024/1722 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyiz isteminin reddine ilişkin ... tarih ve E:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. …
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/2569 E. , 2024/1722 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2569 Karar No : 2024/1722 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyiz isteminin reddine ilişkin ... tarih ve E:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde Tümgeneral olarak görev yapmakta iken 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile rütbesi geri alınan davacı tarafından, söz konusu işleme karşı OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; kurum kanaatinin tek başına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyacak nitelikte ve yeterlilikte olmadığı, hakkında yürütülen kovuşturmanın beraat kararıyla sonuçlandığı, Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından dosya kapsamı ve tanık anlatımlarına göre; davacının ilk başta sıkıyönetim emrini algılamaya çalıştığı, olayı ve durumu algıladıktan sonra rütbe ve konumu kapsamında darbe girişimine karşı kendisinden beklenen gerekli bütün tedbirleri ve güvenlik önlemlerini aldığı, özellikle Kurmay Başkanı H.N.T'nin Harp Akademileri içinde darbe girişimine karşı mücadele veren A.T ve M.Ö öncülüğündeki güvenlik timini oluşturduğu, Harp Akademileri yerleşkesinden dışarıya çıkışları yasakladığı, davacının da H.N.T ile birlikte hareket ettiği, sözde sıkıyönetim direktifinde davacının görevinin devamına karar verilmiş olmasının başkaca delillerle desteklenmesi halinde silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ancak davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatlarını ortaya koyan başkaca bir delil bulunmadığından, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun da oluşmadığına yönelik değerlendirme yapıldığı, bu itibarla başkaca bir bilgi ve belgeyle desteklenmediği sürece söz konusu yargılamanın davacı aleyhine değerlendirilmesinin uygun olmayacağı, bu bakımdan 19/12/2022 tarihli ara kararıyla davalı idare ile Ankara ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünden davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığına dair bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği ancak bu hususta yeni bir delil elde edilemediği, davacının şahsıyla ilgili somut bir bulguya rastlanılamadığı, bu haliyle dava konusu kararı hukuka uygun kılacak somut bilgi ve belgelerin dosya kapsamında bulunmadığı ve davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ya da iltisak oluşturacak düzeyde bir bağının tespit edilemediği anlaşılmakla, davacı tarafından rütbelerinin alınması işleminin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu gerekçesiyle reddine ilişkin dava konusu Komisyon kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı hakkındaki ceza davası ile dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerden, 15 Temmuz 2016 tarihinde tümgeneral rütbesiyle Kara Harp Akademisi Komutanı olan davacının, Yurtta Sulh Konseyi tarafından hazırlanan ve darbe sonrasında görev alacak kişilerin isimlerinin yer aldığı atama listesinde görevine devam etmesinin kararlaştırıldığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında ifadesi alınan Genel Kurmay Başkanının emir subayı olan Yarbay L.T'nin ifadesinde, darbecilerin atama listesinde darbeden sonra göreve devam yazılanların FETÖ/PDY terör örgütünün güvendikleri kişiler olduğu, isminin karşısına askeri görevi yanında TRT Genel Müdürlüğü, Belediye Başkanlığı, Müsteşarlık gibi sivil görev ataması yazılanların kesin olarak örgüt mensubu olduklarının beyan edildiği; öte yandan, ceza mahkemesi kararında da belirtildiği üzere 15 Temmuz 2016 tarihinde Kara Harp Akademisinde kendisine bağlı personel ve öğrenci subaylarının tamamına yakınının sahada aktif olarak yer aldığı, darbe girişimi öncesi Kara Harp Akademisinde toplantılar düzenledikleri, 15 Temmuz günü öğrenci subayları ve öğretim üyelerini zırhlı birliklere görevlendirdikleri, birliklerin başına giderek darbe girişiminde yaşanan çatışmalarda talimat verdikleri, davacının da kendisine bağlı personelin büyük çoğunluğunun açıkça Darbe girişimine iştirak etmesini engellemediği ve kurumu tarafından da davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna ilişkin kurum kanaatinin bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin bulunmadığı sonucuna varılarak, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, istinafa konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir. Öte yandan, davacının ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyiz istemi ise, aynı Dairenin ... tarih ve E:... sayılı kararı ile kesin nitelikte olan Daire kararının temyizen incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 701 sayılı KHK ile rütbesinin geri alınması ile bu unvan ve sıfatlarına bağlı olarak sağlanan haklardan mahrum bırakılmasına dair idari işlemin unsurları yönünden inceleme yapmanın idari yargının yetkisinde olduğu, dava konusu rütbenin geri alınması işlemine karşı temyiz yolunun açık olması gerektiği, ceza mahkemesi tarafından hakkında beraat kararı verilmesine rağmen temyiz isteminin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde tahdidi olarak sayılan uyuşmazlıklardan olmadığı anlaşılan dava konusu uyuşmazlık hakkında temyiz incelemesi yapılmasına olanak bulunmadığından, Bölge İdare Mahkemesince kesin olarak verilen istinaf başvurusunun reddine dair karara yönelik temyiz isteminin incelenmeksizin reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanunun 20. maddesiyle değiştirilen "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir." hükmüne yer verilmiş, devamında Bölge İdare Mahkemelerinin temyiz edilebilecek nihai kararları sayma suretiyle belirtilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davalı idare bünyesinde Tümgeneral olarak görev yapmakta iken 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile rütbesi geri alınan davacı tarafından, söz sonusu işleme karşı OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada verilen kararın, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyiz edilebilecek konular arasında yer almadığı ve istinaf incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği açıktır. Bu durumda, istinaf incelemesi sonucunda kesinleşen karara yönelik temyiz isteminin reddine ilişkin kararın temyizen incelenmesine kanunen imkan bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı kesin olduğundan, bu kararın temyiz isteminin reddine dair ... tarih ve E:... sayılı kararının TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 2. Temyiz aşamasına ait yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/02/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.