T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 22/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/06/2025 NUMARASI : ...Esas- ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Ticari Satımdan Kaynaklanan G.KARAR YAZIM TARİHİ : 26/01…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 22/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/06/2025 NUMARASI : ...Esas- ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Ticari Satımdan Kaynaklanan G.KARAR YAZIM TARİHİ : 26/01/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı alacaklı, davalı ... aleyhine .... İcra Müdürlüğü’ nün... Esas Sayılı dosyası üzerinden başlattığı takip ile, aslen hakkı olmadığı bir alacağı, kötü niyetle ve müvekkilini zarara uğratmak kastıyla tahsil etmiş olduğunu, ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. ... K. Sayılı kararı ile müvekkili ...nın davalı şirkete borcu olmadığının tespit edildiğini, davalı alacaklı, davacı aleyhine, aslen hak kazanmış olmadığı sözde senet alacağı için kötü niyetle 04/05/2009 tarihinde icra takibi başlatmış olduğunu, işbu icra takibinden davacı araçları ihtiyati haciz ile haczedilmiş olduğunu, yakalama kararı ile muhafaza altını alınmış olduğunu, davacının uluslararası nakliye işi yaptığından son derece mağdur olmuş olduğunu, bu sebeple davacının dosya borcunu haciz tehdidi altında alacaklı vekiline haricen ödediğini ve takibin haricen tahsil ile sona ermiş olduğunu, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ... K. Sayılı kararı ile davacının borcu olmadığının tespit edildiğini, borç niteliği kazanmamış olduğunu, bu sözde borcun tahsilinin yasaya ve usule aykırı olduğunu, var olduğu iddia edilen borç haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi, hem asıl alacağın hem de işletilen sözde faiz ve faiz oranı tüketici hukukuna, borç ilişkilerine aykırı olduğunu beyanla, davacı ...'nın davalı şirkete mahkeme ilamı ile borçlu bulunmadığının tespit edildiğinden, .... İcra Müdürlüğü’nün... esas sayılı dosyasına konu takibin bu şekilde iptaline, davacının borçlu olmadığı halde haricen ödemek zorunda kaldığı 38.900 TL’nin icra dosyasının infaz edilip kapandığı 27.10.2010 tarihinden itibaren Ticari faizi ile istirdatına ve bilirkişi raporu ile tespit edilecek 100 TL talep edilen ticari faiz oranını geçen munzam zararın da davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; İstirdat davalarında hak düşürücü sürenin 1 yıl olduğunu, İcra İflas Kanunu’nun 72/7 maddesine göre takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan borçlu, ödediği tarihten itibaren bir yıl içinde, dava açarak paranın geriye alınmasını isteyebileceğini, bir yıllık dava açma süresi zaman aşımı değil hak düşürücü süre olduğunu, davanın öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, hak düşürücü süre itirazının reddi halinde ise davacının da dilekçesi ile kabul ettiği 27.10.2010 tarihinden dahi hesapla yapıldığında görüleceği üzere 10 yıllık genel zamanaşımı süresi de geçmiş olduğundan işbu davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı şirket tarafından gerçekleştirilen ihtiyati haciz işleminin haksız olmadığını, zira davalı şirketin davacının borcu nedeniyle düzenlemiş olduğu senet nedeniyle önce ihtiyati haciz kararı alıp sonrasında da icra işlemlerine başlamış olduğunu, davacı bu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti için ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. Sayılı dosyasından dava açmış olduğunu, söz konusu davada da takibe konu senedin teminat senedi olmayıp, alacak senedi olduğunu, ve davacı ...'ın şirkete borcu bulunmakta olduğunu, işbu dava kötüniyetli olarak açılmış olup davanın reddine karar verilmesini gerektiğini, davacının alacağını ticari faizi ve munzam zararı ile birlikte tahsilini talep etmiş olduğunu, ancak davacının bu talebi, soyut ispat yöntemine dayandığını ve somut delillerle desteklenmemiş olduğunu, Yargıtay kararlarının da, munzam zararın somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini belirtmekte olduğunu, dolayısıyla kötü niyetle açılmış olan işbu davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının munzam zarar talebinin reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ...karar sayılı dosyasında mahkememizde istirdata konu senede ilişkin "... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasında takibe konu 25/10/2008 ödeme, 20/06/2008 düzenleme tarihli, 25.000,00 TL bedelli bono ile ilgili davacının borçlu olmadığının tespitine," ilişkin hüküm kurulduğu, davacı tarafından aynı senetle ilgili olarak mahkemede istirdat davası açılmışsa da menfi tespit davası hususunda kesin hüküm verildiği, bu hususta yeniden dava açılmasının mümkün olmadığı, haricen ödeme iddiası hususunda ödeme belgesinin de sunulamadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava dilekçesinde belirtildiği gibi müvekkilinin dosya borcunu haciz tehdidi altında alacaklı vekiline haricen ödediğini ve takibin haricen tahsil ile sona erdiğini, ... İcra Müdürlüğü’ nün ... Esas Sayılı dosyasının alacaklı vekilinin haricen tahsil edilmiştir beyanı ile kapatıldığını, üzerinden uzun zaman geçtiğinden icra dosyasının fiilen icra dairesinde bulunmadığını, icra takibinin alacaklının borcun haricen tahsil ediliği bildirimi ile "haricen tahsil edildiği, haricen tahsile dair tahsil harcı yatırılıp kapandığı" ilgili ... icra dairesinden talep edildiğinde anlaşılacağını, ayrıca haricen tahsil tarihinde dosya borcunun ne kadar olduğunun da icra dairesinden sorulması gerektiğini, bu taleplerinin mahkemece değerlendirilmeden karar verildiğini, ancak uygulamada bazı mahkemeler menfi tespit davasını istirdata dönüştürmeden karar verebildiğini, bu durumda Yargıtay içtihatlarının önem kazandığını, ... Asliye Ticaret Mahkemesi .... E. ... K. Sayılı Menfi tespit dava dosyasında (Eski no dosya no :... Esas) mahkemesi menfi tespit davasını dosyadan 13.01.2019 tarihinde ve 14.04.2019 tarihli dilekçelerinde açıkça talep edildiği halde dikkate almadan davayı istirdat davasına dönüştürmeden karar verildiğini, bu nedenlerle öncelikle mahkeme kararında aleyhlerine hükmedilen yargılama masrafları ve vekalet ücreti için devam eden icra takibi için tehir-i icra taleplerinin kabulünü , ... Asliye ... Ticaret Mahkemesi'nin 25/06/2025 tarihli ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının kaldırılmasını, gerekli incelemeler yapılıp davanın dava dilekçesindeki talepleri doğrultusunda kabulünü, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir . Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi ile; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava, İcra ve İflas Kanunu (İİK) md. 72/7'de öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu ve süresi içinde açılmadığını, davacı taraf, açıkça hak düşürücü süreye uğramış bir davayı Yargıtay kararlarını hatalı yorumlayarak ayakta tutmaya çalıştığını, bu davanın 14 yıldan fazla bir süre sonra açıldığını, dava, kanunun emredici hükmü uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden reddedilmesi gerektiğini, davacının istinaf dilekçesinde dayandığı Yargıtay kararlarının mevcut davayla örtüşmediğini,ispat yükünün davacıya ait olduğunu ve davacı bu yükümlülüğününün yerine getirmediğini, davacı taraf "haricen ödeme" iddiasını kanıtlayacak hiçbir delil sunmadığını, davacı, 14 yıl önce kapandığını iddia ettiği bir dosyayla ilgili delilleri temin edip mahkemeye sunmadığını, bu nedenlerle davacı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun reddini, usul ve yasaya uygun olan ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/06/2025 tarihli, ...Esas ve ...Karar sayılı kararının onanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin istinaf eden davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında 27/10/2010 tarihinde haricen ödenen 38.900,00 TL'nin ticari faiz ile istirdadı ve ticari faiz ile karşılanmayan munzam zararın belirsiz alacak olarak şimdilik 100,00 TL olmak üzere davalıdan tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine ilişkin verilen karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı vekili özetle; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı dosyasında istirdata konu senede ilişkin ".... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibe konu 25/10/2008 ödeme, 20/06/2008 düzenleme tarihli, 25.000,00 TL bedelli bono ile ilgili davacının borçlu olmadığının tespitine," ilişkin hüküm kurulduğunu ancak mahkemece sehven istirdada ilişkin hüküm kurulmadığını, oysa senet bedelinin icra baskısı altında 27/10/2010 tarihinde 38.900,00 TL olarak alacaklı vekiline ödendiğini ve takibin haricen tahsil ile son bulduğunu belirterek istirdat için eldeki davayı açmıştır. Menfi tespit davasının yargılaması devam ederken ihtiyati tedbir kararının (İİK m. 72/2-3) verilmemiş olması sebebiyle, takibe devam edilmiş ve takip konusu borç alacaklıya ödenmişse, menfi tespit davasına artık istirdat davası olarak devam edilir (İİK m. 72/6). Yani mevcut menfi tespit davası sonuçlanmadan önce borcun alacaklıya ödenmesiyle, menfi tespit davası kendiliğinden istirdat davasına dönüşür. Menfi tespit davası, borcun ödenmesiyle kanuni düzenlemeden (İİK m. 72/6) dolayı kendiliğinden istirdat davasına dönüşeceğinden, bu hususta davacının (borçlunun) talepte bulunması şart değildir. İİK m. 72/7'de belirtilen borcun ödenmesinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde istirdat davasının açılması şartı, burada uygulanmaz. Menfi tespit davası devam ederken, mahkeme, hataen davayı istirdat davasına dönüştürmeyip karara bağlarsa, borcun tamamen ödenmesinden itibaren bir yıldan fazla süre geçmiş olsa dahi, borçlu, bir yıllık hak düşürücü süreye tabi olmaksızın istirdat davasını açabilir. Hak düşürücü sürenin geçmesinden dolayı istirdat davası, süre bakımından (usulden) reddedilmez. Zira sonradan açılacak bu istirdat davası, esasen menfi tespit davasının devamı niteliğindedir.(Diyarbakır BAM 8. Hukuk Dairesinin 25/04/2025 tarih, 2025/930 esas, 2025/896 karar sayılı ilamı)(Samsun BAM 8. Hukuk Dairesinin 24/12/2024 tarih, 2023/1466 esas, 2024/2501 karar sayılı ilamı) Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince icra dairesinden icra dosyasının alacaklı vekilinin 'haricen tahsil edilmiştir' beyanı ile kapatılıp kapatılmadığı, dosyanın haricen tahsil beyanı ile kapatıldığı tarihte dosya borcunun ne kadar olduğu hususunun sorularak sonucuna göre dosya kapsamı değerlendirilmesi gerekirken yukarıda belirtilen gerekçeyle davanın reddi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/06/2025 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.22/01/2026 ... Başkan Üye Üye Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.