Başvuru, pasaport iptali nedeniyle yerleşme ve seyahat hürriyetinin ve uzun süren yargılama nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, pasaport iptali nedeniyle yerleşme ve seyahat hürriyetinin ve uzun süren yargılama nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Koza Altın İşletmeleri Anonim Şirketinde üst düzey yöneticilik yapmış olan başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve terörizmin finansmanının önlenmesi hakkında kanuna muhalefet suçlarından soruşturma başlatılmıştır. Yürütülen soruşturma kapsamında sulh ceza hâkimliğince 2/9/2015 tarihinde başvurucu hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Ayrıca Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesinin 18/7/2016 tarihli bildirimi üzerine Ankara Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünce başvurucunun pasaportuna idari şerh kaydı girilerek kullanıma kapatılmıştır. Başvurucu hakkındaki adli kontrol tedbiri kovuşturma aşamasında ağır ceza mahkemesince 21/9/2017 tarihinde kaldırılmıştır. Başvurucu, el konulan pasaportunun tarafına iade edilmesi talebiyle 1/6/2018 tarihinde idareye başvurmuş, talebinin reddedilmesi üzerine 3/9/2018 tarihinde idari yargıda dava açmıştır. Başvurucu dava dilekçesinde; hakkındaki yurt çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirinin ağır ceza mahkemesince kaldırılmasına karşın pasaportunun iade edilmediğini, bu nedenle yurt dışına çıkamadığını ve yurt dışından gelen iş tekliflerini değerlendiremediğini belirterek anılan idari işlemin iptalini talep etmiştir. Ankara İdare Mahkemesi (Mahkeme) 6/3/2020 tarihinde davayı reddetmiştir. Karar gerekçesinde; 15/7/1950 tarihli ve 5682 sayılı Pasaport Kanunu'nun maddesi ve 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenlerin pasaportlarının iptal edileceğinin düzenlendiğini, başvurucunun yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasına karar verilmişse de dava konusu işlem tarihinde hakkındaki kovuşturmanın devam ettiğini, sonrasında ise başvurucunun mahkûmiyetine karar verildiğini, bu nedenlerle uyuşmazlık konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını belirtmiştir. Başvurucunun bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu kararın usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvurucu, nihai hükmü 15/10/2020 tarihinde öğrendikten sonra 9/11/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvurucunun pasaportu üzerindeki idari şerh kaydı 1/8/2022 tarihinde kaldırılmıştır. Başvurucunun örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan 9/1/2020 tarihli mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf talebi 23/6/2022 tarihinde esastan reddedilmiştir. Başvurucu bu karara karşı temyiz yoluna başvurmuş olup temyiz incelemesi halen devam etmektedir.