10. Hukuk Dairesi 2022/792 E. , 2023/761 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1491 E., 2021/1620 K. İHBAR OLUNAN : ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 06.09.2016 HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/718 E., 2021/775 K. Taraflar arasındaki iş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar ve
**10. Hukuk Dairesi 2022/792 E. , 2023/761 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1491 E., 2021/1620 K. İHBAR OLUNAN : ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 06.09.2016 HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/718 E., 2021/775 K. Taraflar arasındaki iş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı ... Mühendislik Yapı Dış Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Mühendislik Yapı Dış Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; şimdilik 500,00 TL maddi tazminat ile 80.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2. Davacı vekili 11.09.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini arttırmak suretiyle 149.375,06-TL tazminatın olay tarihi olan 01.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP : Davalı ... Mühendislik Yapı Dış Tic.Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesi ile davacının müvekkili şirkette inşaat işçisi olarak çalıştığını, iş sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili her türlü eğitimlerin verildiğini, davacının el arabası ile harç malzemesi taşırken dikkatsizlik göstererek dengesini kaybederek düştüğünü, bir anlık ve tamamen kendi kararı sonucu hatalı eylemini müvekkili şirketin önleme ve engel olma durumunun olamadığını, davacının davranışının müvekkili açısından beklenemez bir hal olduğunu, davacını ağır ve bağışlanamaz kusurunun olduğunu, davalı şirketin ani gelişen eğitimli bir işçiden beklenmeyen davranışını önlemek için iş sağlığı ve iş güvenliği konusunda alabileceği hiçbir önlem olmadığını, davacının basit bir iş kazası geçirdiğini ve hiçbir uzuv zafiyetinin olmadığını, iş kazası sonrası iyileşen davacının şikayetçi dahi olmadığını, kendisine maddi destek verildiğini, işyerinde çalışan işçiler yönünden Ferdi Kaza Sigortası Poliçesi olmasına rağmen sigortaya dahi müracaat etmediğini, kazanın tamamen davacının bağışlanamaz kusurlu eyleminden kaynaklandığından maddi ve manevi tazminat taleplerini reddi gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, SGK tarafından sürekli ya da geçici iş göremezlik ödenekleri ile diğer ödemelerin mahsubunun gerektiğini, davanın ... Sigorta A.Ş.'ye ihbarını talep ettiklerini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulü ile, 1-102.893,02 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 16.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... Mühendislik Yapı Dış Tic.Ltd.Şti. vekili istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ile bilirkişi hesap raporunda davacının ücretine ilişkin SGK kayıtları baz alınarak yapılan tespite katılmadıklarını, öncelikle tazminat hesabını doğrudan etkileyecek olan sigortalının gerçek ücretinin açıkça belirlenmesi gerektiğini, davacının yaşının küçük olması, bildiği tek iş alanını kaybetmesi, işverenin %90 oranında kusurlu olması ve diğer unsurlar dikkate alınmadan belirlenen manevi tazminatın oldukça düşük olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Mühendislik Yapı Dış Tic.Ltd.Şti. vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ile davacının kusuru ve kaçınılmazlık nedeniyle medyana gelen kazada neredeyse bütün kusuru müvekkili şirkete yüklemenin haksız ve hakkaniyete de aykırı olduğunu, davacıya atfedilen maluliyet oranının geçirdiği iş kazasına göre oldukça yüksek olduğunu, maddi tazminatın hesaplama yöntemi ve hesaplamaya esas alınan ücretin hukuka aykırı olduğunu, AGİ 'nin vergisel bir ödeme olduğunu, ücrete ilave edilemeyeceğini, maddi tazminatın olay tarihindeki ücret esas alınarak hesaplanması gerektiğini ve maddi tazminata olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, son ve hükme esas alınan ikili hesaplamalı bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından itiraz edilmediğini, yapılan hesaplamalardan düşük olan 95.793,99 TL ‘lık PMF hesaplamasının davalı lehine olduğunu ve davalı yönünden müktesep hak oluşturduğunu, bu nedenle kararda daha yüksek hesaplamanın dikkate alınmasının ve sigorta ödemesinin eksik ve hatalı indiriminin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, " Zararlandırıcı olayın davacının davalı şirket tarafından 5. Organize sanayi Mercimek Köyü Şahinbey ... adresinde yapımı sürdürülen bina inşaatında düz işçi (amele) olarak çalışmaktayken 01.06.2016 tarihinde merdiven sahanlığı sıvasını yapan ustalara harç taşırken betonerme merdiven kenarından düşmesi ve düştüğü zeminde dik olarak bulunan inşaat demirinin sırtından girip göğsünden çıkması sonucu yaralanmasıdır. 2. İş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin %90, kazazede işçinin ise %10 kusurunun bulunduğuna ilişkin bilirkişi heyet raporunun dosya içeriğine olayın meydana geliş şekline 4857 sayılı İş Kanunu ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve İş Sağlığı ve Güvenliği Tüzüğü Hükümleri ile İş Ekipmanlarının kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği hükümlerine uygun olduğu ve itibar edilebilir nitelik taşıdığı anlaşıldığından davalı tarafın İstinaf isteminde haklı olmadığı görülmüştür. 3. Davacının ve davalının ücretinin belirlenmesine ilişkin İstinaf istemi hakkında dosyadaki hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre olay tarihinde 19 yaşında olan ve davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği üzere inşaatta amele olarak çalışan davacı işçinin meslekteki geçirdiği süre, iş yerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş, zabıta araştırmasındaki aylık ücret tespiti dikkate alınarak davacının kaza tarihinde aylık brüt ücretinin 1.650,00 TL olarak belirlenmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacı ve davalı tarafın bu hususa ilişkin İstinaf istemi yerinde değildir. 4. Gerek Mülga Borçlar Kanunu'nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56 ncı maddesi hükmüne göre Hakim; zarar görene manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir. Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. 5. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370) 6. Mahkeme hükmedilen manevi tazminatın yukarıda açıklanan ilkelere uygun düştüğü anlaşıldığından davacı tarafın manevi tazminata ilişkin istinaf isteminde haksız olduğu değerlendirilmiştir. 7. Güncel Yargıtay Kararları gereğince bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 Ulusal Mortalite tablosunun uygulanması gerektiğine karar verildiğinden yerel mahkemece TRH 2010 tablosu baz alınarak yapılan hesaplama doğrultusunda hüküm verilmesinde herhangi bir hukuka aykırı yön bulunmadığı, davalı tarafın istinaf isteminin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. 8. SGK tahkikat evrakı, tanık anlatımları, mahkemece hükme esas alınan kusur ve aktuerya raporları, işyeri özlük dosyası, davacının ücretinin belirlenmesi, mahkemece hükmolunan manevi tazminatın dosya kapsamına uygun bulunması, yerel mahkemece maluliyet oranın usulüne uygun olarak belirlenmesi, faize olay tarihinden itibaren hükmedilmesi ve tüm dosya kapsamına göre, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ve davalı ... Mühendislik Yapı Dış. Tic. Ltd. Şti.' vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esas yönünden ayrı ayrı reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir" gerekçesine dayalı olarak; "Davacı ile davalı ... Mühendislik Yapı Dış. Tic. Ltd. Şti.''ın istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 inci maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine," karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Mühendislik Yapı Dış Tic.Ltd.Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... Mühendislik Yapı Dış Tic. Ltd. Şti. vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile karara esas alınan kusur raporu yetersiz bilgi ile hazırlandığını, davacıya atfedilen maluliyet oranının geçirdiği iş kazasına göre oldukça yüksek olduğunu, maddi tazminatın hesaplama yöntemde hesaplamaya esas alınan ücretin hukuka aykırı olduğunu, Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi hesap raporuna davacı vekili tarafından ikili hesaplamaya itiraz edilmediğini, kararda daha yüksek hesaplamanın dikkate alınmasının ve sigorta ödemesinin eksik ve hatalı indiriminin hukuka aykırı olduğunu, istinaf dilekçesinde buna ilişkin bir değerlendirmede bulunulmadığını, davada ileri sürülüp de dikkate alınmayan diğer tüm savunmalarının dikkate alınması gerektiğini beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde zarara uğrayan davacının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleri hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... Mühendislik Yapı Dış Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...