(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/12166 E. , 2006/13922 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.5.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda baba adı tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.7.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar inc…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/12166 E. , 2006/13922 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.5.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda baba adı tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.7.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. İsim düzeltme davaları, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK.nun 13.maddesi uyarınca, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır. Tapuda isim düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanısıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702.maddesinin son fıkrası ile ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de, tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin, aktif dava ehliyeti vardır. Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir. Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; Davacı, muris annesi ... ... (...) un dava konusu taşınmazların tapu kaydında Hacı ... yazılı baba adının "..." olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Bu tür davalarda, mülkiyet nakline yol açmamak için tapuda malik gözüken kişi ile ismi düzeltilecek kişinin aynı şahıs olduğu şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Bu durumda, kayıt maliki ile aynı kimlik bilgilerine sahip, ... ilçesi, ... mahallesi, cilt no: 101, hane no 6, BSN:8 de nüfusa kayıtlı Hacı ... kızı 1901 doğumlu ... ... bulunduğundan, bu kişinin kardeşlerini gösterir aile kaydının, davacının murisi ... ...'un torunu olduğunu gösterir nüfus kayıtlarının, ayrıca muris ... ...'un evlenerek geldiği ... ilçesi, ... köyü, cilt no:10, hane no: 46 dan kardeşlerini gösterir aile kaydının ilgili yerden celp edilerek davacı ile murisi arasında bağlantı tesbit edilmelidir. Ayrıca, dava konusu 133 ve 318 parsellerin kadastro tutanaklarının tasarruf sebebi kısmında taşınmazların "Hacı ... oğlu, ... ...'nın 1947 yılında vefatı nedeniyle eşi ... ... ve çocukları ..., ..., ... ..., ... ve saime'ya kaldığı ve bu tesbitin Kozan Asliye Hukuk Mahkemesinin 3.11.1953 tarih 1953/519 E. 1953/449 sayılı veraset ilamına göre yapıldığı anlaşılmaktadır. Adı geçen veraset ilamına ilişkin dosya ile hükmen mahkeme ilamı ile tescil edilen dava konusu 200 ve 354 parsellere ait dosyalarda getirtilerek, yukarıdaki ilkelerde gözetilerek celp edilecek tüm belgeler ve deliller birlikte değerlendirilip tapuda baba adı düzeltilmesi istenen kişi ile davacı murisinin aynı kişi olup olmadığı saptanmalıdır. Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.