13. Hukuk Dairesi 2014/22441 E. , 2016/4207 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki muarazanın meni davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, Tekin Eczanesinin sahibi olduğunu, davalı tarafından 25.01.2013 tarihli yazısı ile Gazi Hastanesi Nefroloji Bölüm sekreterliğinden …
**13. Hukuk Dairesi 2014/22441 E. , 2016/4207 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki muarazanın meni davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, Tekin Eczanesinin sahibi olduğunu, davalı tarafından 25.01.2013 tarihli yazısı ile Gazi Hastanesi Nefroloji Bölüm sekreterliğinden 29 sigortalı adına gerçeğe aykırı ilaç raporları düzenlendiği, bu raporların medula sistemine yüklendiği ve bu raporlara istinaden düzenlenen 154 sahte reçetenin kuruma fatura edilmesi sonucunda kurum zararı olduğu, yürütülen soruşturma sonucunda düzenlenen müfettiş raporu sonucunda, davacı eczacının bir dönem sahibi ve mesul müdürü olduğu Deyim Eczanesi tarafından 8 hak sahibi sigortalı adına düzenlenmiş 11adet sahte reçete ile ilgili, reçeteye konu ilaçların hasta ve yakınına teslim edilmediği gerekçesiyle; 2009 yılı eczane protokolünün 6.3.3 maddesi uyarınca 1 kez uyarıldığını ve 314.658,80 TL cezai şart bedelinin tahsilinin talep edildiğini, protokol gereği ilacı alan kişiye kimlik sorma yetki ve yükümlülüklerinin olmadığını belirterek hakkında uygulanan uyarı ve cezai şart işlemin haksızlığının tespiti ile muarazanın önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, davalı Kurum tarafından uygulanan uyarı ve cezai şart işleminin protokole aykırı olduğu ileri sürülerek açılmış, işlemin haksızlığının tespiti ve çekişmenin önlenmesi istemine ilişkindir. Davalı, kurumlarına verilen hasta şikâyetleri üzerine yaptıkları araştırmalarda hak sahibi sigortalıların Gazi Hastanesinde Medula sisteminde yer alan tarihlerde muayene olmadıklarını, adlarına düzenlenen rapor ve reçetelerden haberdar olmadıkları gibi ilaçları da eczaneden alıp kullanmadıklarını beyan etmeleri üzerine yürütülen soruşturma sonucunda, davacı eczane tarafından 11 adet sahte reçetenin kuruma fatura edilmesi sonucunda ceza uygulandığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, medula sisteminde kayıtlı rapor ve reçetelere güvenilerek ilaç verilmesinde davacının bir kusurunun olmadığı, yolsuzluk yapan kişilerin davalıya ağır zarar verdiğine ilişkin bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının sözleşmenin 6.3.3 maddesini ihlal etmediği gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının, bir dönem sahibi olduğu Deyin Eczanesi ile birlikte 31 eczane hakkında yapılan şikayet ve soruşturma neticesinde düzenlenen müfettiş raporu doğrultusunda davacıya ait eczanede usulüne uygun olarak düzenlenmemiş 11 adet reçetenin bulunduğunun belirlendiği, bu reçetelerin 3. kişiler tarafından sahte olarak tanzim olunduğu ve bedellerinin kuruma fatura edilmesinden dolayı idare tarafından sözleşmenin 6.3.3 maddesi uyarınca cezai işlem tesis edildiği, davacı eczanenin ibraz edilen reçetelerin arkasına ilaçları teslim alan kişilerin kimlik bilgilerini yazması gerektiği, davacının kendisinin de taraf olarak imzaladığı protokol hükümlerine göre kendisine yüklenen kimlik tespiti yapma yükümlülüğünü yerine getirmediği, şayet ilaçları teslim etmek için reçeteyi ibraz eden kişilerden kimlik bilgilerini sormuş olsa idi bu kişilerin ilaçları teslim almaya yetkili olmadıklarının anlaşılacağını, davaya ve davalının işlemine konu reçetelerin sahteliği sabit olup, bilirkişi raporu ile belirlenen iğfal kabiliyeti hususunun ceza yargılaması yönünden sonuç doğuracağı, davacının kimlik tespiti yapma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması nedeniyle sorumluluğunun ortadan kalkmayacağı, davacı eczanenin eyleminin sabit olup, yapılan işlemin protokole uygun olduğu dolayısıyla uygulanan cezai işlemin hukuka uygun olduğu tereddüte ya da duraksamaya mahal bırakmayacak şekilde sabittir. Ayrıca dava konusu işleme esas teşkil reçetelerin sahte olduğu tarafların ve mahkemenin kabulündedir. Dava konusu para cezasına ilişkin işlemin dayanağı olan taraflar arasındaki sözleşmenin 6.3.3. maddesinde;" eczanenin kuruma fatura ettiği reçetelerden bulunması gereken ve reçete muhteviyatı ilaçların reçete sahibine yada yakınına teslim edildiğine ilişkin imzanın, reçete sahibine veya ilaçları teslim edildiği yakınına ait olmadığının tespit edilmesi halinde, reçete bedelinin 5 katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacı yazılı olarak uyarılır, tekrarı halinde reçete bedelinin 5 katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 1 (bir) ay süre ile sözleşme yapılmaz" şeklinde düzenleme yapılmıştır. Dosya kapsamı ve özellikle dava dışı sigortalının şikayet dilekçesi içeriği itibariyle ilaçların dava dışı davalı kurum sigortalısına teslim edilmediği halde, bu kişilere teslim edilmiş gibi reçete arkasının imzalandığı sabit olup, davacının bu şekilde sözleşmenin 6.3.3.maddesine aykırı davranması nedeniyle davacı hakkında uygulanan cezai işlemin yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.