10. Hukuk Dairesi 2012/16624 E. , 2013/9774 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 20.01.2003…
**10. Hukuk Dairesi 2012/16624 E. , 2013/9774 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 20.01.2003 tarihinde bekar olarak ölen, 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı ...'nın annesi olan davacı; kızının sağlığında kendisine maddi yönden destek olduğunu beyanla, dava tarihinden 5 yıl geriye doğru olmak üzere 15.06.2006 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, sigortalının ölüm tarihinde sürekli, düzenli ve günlük ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde annesine yardım etmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Öncelikle belirtilmelidir ki; davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun 69’uncu maddesi 06.08.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun’un 35’inci maddesi ile değiştirilmiş olup, değişiklikten önceki hükmüne göre; ana ve babaya aylık bağlanabilmesi için geçimlerinin ölüm tarihi itibariyle sigortalı çocukları tarafından sağlanması gerekmekteydi. Değişiklikten sonraki hükme göre ise; ana ve baba sosyal güvenlik kuruluşlarında tabi olarak çalışıyor veya buralardan 2022 sayılı Kanun uyarınca bağlanan aylık hariç olmak üzere, her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık alıyorsa, ölüm aylığı bağlanamayacaktır. Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun 3279 sayılı Kanunla değişik 99’uncu maddesinin 1’inci fıkrasında; “Bu kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazalarıyla meslek hastalıkları ve ölüm sigortalarından hak kazanılan gelir ve aylıklar, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren beş yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrar. Bu durumda olanların gelir ve aylıkları, yazılı istek tarihini takip eden aybaşından itibaren başlar” hükmü yer almaktadır. Söz konusu hüküm ile; belli bir süre (beş yıl) talep edilmeyen iş kazalarıyla meslek hastalıkları ve ölüm sigortası haklarının zamanaşımına uğrayacağı öngörülmüş, ancak yeniden bu haklara kavuşmak isteyen sigortalı için mutlaka Kuruma yazılı olarak başvuru koşulu getirilmiştir. Zamanaşımına uğrayan gelir veya aylık, artık talep tarihini takip eden aybaşından başlayacak olup, buradaki yazılı talep koşulu hem geçerlilik hem de ispat koşuludur.