1. Hukuk Dairesi 2012/7901 E. , 2012/7786 K. "" MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/09/2011 Yanlar arasında görülen tapu iptali, tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu i…
**1. Hukuk Dairesi 2012/7901 E. , 2012/7786 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/09/2011 Yanlar arasında görülen tapu iptali, tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 20 parsel sayılı taşınmazın ½ payının davacıya, ½ payının davalıya ait olduğu, davacının payının 19.06.2008 tarihinde dava dışı vekil K.K. tarafından Eskişehir 2. Noterliği'nin 25.04.2008 tarihli özel vekaletnamesi kullanılarak davalıya satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır. Davacı, dava dışı yüklenici T.T. ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını ve bu sözleşme kapsamında yüklenicinin yanında çalışan K. K.'a satış yetkisini de içeren vekalet verdiğini, yüklenicinin daha sonra sözleşme gereklerini yerine getirmediği gibi, çekişme konusu taşınmazdaki payını kötüniyetli vekilin bilgisi ve rızası dışında, taşınmazın diğer paydaşı ve aynı zamanda akrabası olan, yüklenici ile aralarındaki ilişkileri bilen ve bilebilecek konumda olan davalıya satış suretiyle devrettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere; Borçlar Kanununun temsil ve vekalet bağıtını düzenleyen hükümlerine göre, vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar. Borçlar Kanununda sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 390/2 maddesinde "vekil, müvekkiline karşı vekaleti hüsnüniyetle ifa ile mükelleftir..." hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır. Sözleşmede vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur. Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi, ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu gözardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil değinilen maddenin birinci fıkrası uyarınca sorumlu olur.