10. Hukuk Dairesi 2013/11174 E. , 2013/25604 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2013/152-2013/31 Davacı, davalı şirkete ait işyerinde araç satış danışmanı olarak 25.02.2004-30.06.2004 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosya…
**10. Hukuk Dairesi 2013/11174 E. , 2013/25604 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2013/152-2013/31 Davacı, davalı şirkete ait işyerinde araç satış danışmanı olarak 25.02.2004-30.06.2004 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava 5510 sayılı Kanun’un geçici 7/1’inci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan, mülga 506 sayılı Kanun’un 79/10 hükmü uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. Davanın niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilmesine karşın, ücretin ispatında bu denli bir serbestlik söz konusu değildir. Hukuk Genel Kurulunun 2005/21-409 E., 2005/413 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 288. maddesindeki (Hukuk Muhakemeleri kanunu'nun 200. maddesi) yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret miktarı, yasada düzenlenen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı mümkündür. Yazılı delille ispat, sınırın altında kalan miktar için tanık dinletilebilir. Tespiti istenen miktar sınırı aşıyor olsa bile, varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinletilmesi mümkündür (HMK m. 202). Somut olayda; davalı şirkete ait işyerinden, 30.06.2004-12.04.2008 tarihleri arasındaki çalışmaların, Kuruma tam bildiriminin yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, tanıkların davacının hangi tarihte işe girdiğini gün ve ay olarak hatırlamadıkları ve 25.02.2004-30.06.2004 tarihleri arasında çalıştığını ispat edecek belge bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; davacı tarafça ibraz edilen hesap hareketlerine ilişkin belgelerden, banka hesabına ilk olarak “450.000.000,00 - Detay Otomobl AS Maas” açıklaması ile 05.05.2004 tarihinde ödeme yapıldığı görülmekte olup, hatalı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.