1. Hukuk Dairesi 2013/18016 E. , 2014/4402 K. "" MAHKEMESİ : KARŞIYAKA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/06/2013 NUMARASI : 2012/71-2013/311 Taraflar arasında görülen tapu iptali, tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı ta…
**1. Hukuk Dairesi 2013/18016 E. , 2014/4402 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KARŞIYAKA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/06/2013 NUMARASI : 2012/71-2013/311 Taraflar arasında görülen tapu iptali, tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan Saliha Dikmen'in 22.1.2012 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacıların kaldığı, mirasbırakanın ölümünden kısa bir süre önce 11.10.2011 tarihinde dava konusu 9441 ada 31 parsel 4 numaralı bağımsız bölümü satış suretiyle davalıya temlik ettiği, davacıların, satış işleminin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığını ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptal ve tescil isteği ile eldeki davayı açtıkları, davalının ise, yıllarca murisin sağlık sorunları ile ilgilendiğini, ona her konuda destek olduğunu, davacıların onunla ilgilenmediklerini, murisin de minnet duyguları ile gerçek değerinden daha düşük bedelle taşınmazı sattığını belirterek davanın reddini savunduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunun 706., Türk Borçlar Kanunun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.