T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1564 Esas KARAR NO : 2026/408 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/05/2024 NUMARASI : 2023/669 ESAS, 2024/294 KARAR DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddes…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1564 Esas KARAR NO : 2026/408 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/05/2024 NUMARASI : 2023/669 ESAS, 2024/294 KARAR DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili hakkında İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başladığını, ancak davalı tarafından başlatılan alacak takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin davalı alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili ile davalının 1. Dereceden kan hısımı olduğunu, davalının müvekkilinin ağabeyi olduğunu, müvekkili ile davalının önceki yıllarda aile şirketlerinde beraber ticari faaliyette bulunduklarını, müvekkilinin davalıya o dönemde iki adet boş senet verdiğini, ayrıca müvekkili ile davalı arasında iş bu husus nedeniyle başka bir dava açıldığını, müvekkilinin verdiği senetlerin fabrikalar için olduğu tanık beyanları ile tespit edildiğini, senetlerin teminat senetleri olduğunu, davalının senetleri taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurduğunu, iki adet açık imzalı senetlerden bir tanesinin davalı tarafça hatalı doldurulduğunu, bu nedenle İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından 180.000,00 TL bedelle başlatılan icra takibine yapılan itiraz neticesinde İstanbul 27. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/348 Esas sayılı dosyası ile iptal edildiğini, yine İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 650.000,00 TL bedelli müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını bu nedenle davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı senedin teminat senedi olduğu konusunda kendi tanık beyanlarını delil göstermiş olduğunu ancak Yargıtay kararlarında bu durumun açık bir şekilde ispatının gerektiğini, takibe konulan senedin müvekkiline davacı tarafından verildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/576 esas sayılı dosyasında müvekkiline ait olan 2 adet taşınmazı müvekkiline devretmekten kaçındığını, dava yolu ile talep etmenin mecbur kaldığını, nitekim bahsi geçen davanın kabulüne karar verildiğini, istinaf tarafından kararın onaylandığını, temyiz incelemesinin beklendiğini, senedin teminat senedi olduğunu hususunun tanık beyanları ile ispatlanmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin senetleri doldurmasına yönelik iddiaların gerçek dışı olduğunu bu iddiaların kötü niyetli olduğu, davanın reddi ile davacı aleyhine %20 'den aşağı olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesini talep ettiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/05/2024 tarih ve 2023/669 Esas - 2024/294 Karar sayılı kararıyla; ''...Davacı tarafça tanzim edilen bono nedeniyle davalılara borcunun bulunmadığı, bononun teminat senedi niteliğinde olduğu iddia edilmiş ise de bono üzerinde teminat senedi olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmadığı, buna ilişkin olarak da yazılı belge ibraz edilmediği görülmüştür. İmzası inkar edilmeyen senetlere karşı açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçluda bulunduğu, her ne kadar taraflar arasında ağabey-kardeş ilişkisi bulunsa da hukuki ilişkinin bonoya bağlandığı, hukuki ilişkinin senede bağlandığı veya yazılı delil sözleşmesi yapılması halinde manevi imkansızlıktan söz edilemeyeceğinden senedin aksinin ispatının tanık delili ile yapılamayacağı (Yargıtay HGK 06/04/2005 tarih, 2005/6-223 E., 2005/238 K.) bononun teminat senedi olması davacının davalı tarafa borcunun bulunmadığının ispat külfetinin davacı-borçluda bulunduğu ancak bu hususun ispatlanamadığı, davalı hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması suçlarıyla başlatılan soruşturmalar neticesinde KYOK verildiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, İİK 72/4. Maddesi gereğince davalı aleyhine tedbire hükmedilmemiş olması ve davacının kötü niyetli olduğuna dair somut delil ileri sürülmediği görülmekle davalının bu yöndeki talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarında açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminat isteminin şartları oluşmadığından REDDİNE,...''karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin alacaklıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, verilen bononun teminat senedi olduğunu, Müvekkili ve davalı ağabeyi ... arasında 1.dereceden kan hısımlığı bulunmakta olup öz kardeş olduklarını, Önceki yıllarda aile şirketlerinde beraber ticari faaliyetlerde bulunduklarını, müvekkilinin davalıya o dönemde iki adet boş senet verdiğini, Ayrıca müvekkili ile davalı arasında işbu husus aralarındaki başka bir davaya dahi konu olduğunu, Müvekkili ve davalı arasında Büyükçekmece 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/576E. Ve 2018/304 karar numaralı dosyasında görülmekte olan Tapu İntikali ve Tescili davasının 20/03/2018 tarihinde yapılan 5 numaralı celsesinde müvekkili beyanında " Ben kardeşlerim olan ..., ... ve ...'e dosyadaki belgeyi mal almaları için verdim. Yine iki adet de açık senet verdim. Çünkü o zaman Rusya'ya mal veriyorlardı. " dediğini ayrıca o gün dinletilen tanık ... müvekkilin teminat senetlerini fabrikalar içindir dediğini, böylelikle söz konusu senetlerin teminat senetleri olduğunun ve taraflar arasındaki anlaşamaya aykırı şekilde doldurulduğu ispatlandığını, müvekkilin vermiş olduğu teminat senetleri davalı tarafından kötü niyetli bir şekilde kullanıldığını, bir adet senedin de yanlış doldurarak takibe geçildiğini, Alacaklı müvekkilin kendisinin kardeşi olması sebebiyle kendisine güvenip şirketlerinin bekası için vermiş olduğu iki adet açık imzalı senetlerden bir tanesini yanlış doldurduğunu ve İstanbul 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı 180.000,00-TL bedelli icra takibi başlatıldığını, itiraz neticesinde İstanbul 27.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/348E. Sayılı dosyası ile icra takibi iptal edildiğini, bununla yetinmeyen davalının amacına ulaşamadığı için iptal edilen senedin hemen ardından bu sefer düzenleme/keşide yeri ve vade kısımları hukuka aykırı şekilde İstanbul 23.İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile 650,000-TL olarak takibe geçtiğini, Müvekkil'inin öz ağabeyine karşı bu kadar borcunun bulunmasının akla mantığa aykırı olduğunu, yıllarca söz konusu borcun tahsili için davalı tarafından beklenmesi mümkün bulunmadığını, müvekkili ile alacaklı arasında Büyükçekmece 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/576E. Ve 2018/304 karar numaralı Tapu İptal ve tescil davasından dolayı bir husumet olduğundan, alacaklı bu husumeti bir adım daha öteye taşımış ve öz kardeşine kötü niyetli bir şekilde açık imzalı senetleri hukuka aykırı bir şekilde doldurarak icra takibi yapıldığını, müvekkilinin kardeşleri ... ve ... tanık olarak dinlendiğini ve müvekkilinin borcu olmadığını beyan ettiklerini, taraflar arasındaki akrabalık bağının 1.derece olması dolayısıyla senetle ispat kuralının istisnai hükümleri uygulanması gerektiğini, Senet ile ispatı gereken bir hukuki işlem, bunun hakkında bir delil başlangıcı varsa, tanıkla ispat edilebileceğini, ilgili senet evrakının aslının İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü ile gerektiğinde Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesine gönderilerek taraf ve yargı denetimine uygun yazı yaşı raporu alınması talep edildiğini ancak herhangi bir inceleme yapılmaksızın karar verildiğini, müvekkilin senetleri Tapu İptal ve Tescil davasında bahsettiği üzere yıllar önce teminat amacıyla verdiğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; Menfi Tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Uyuşmazlığa konu bono sureti incelenmesinden; 01.04.2019 vade tarihli, 10.02.2016 düzenlenme tarihli ve 650.000,00 TL bedelli bononun "nakden/malen" kaydı içermediği, davanın bono bedeli üzerinden harçlandırılarak açıldığı görülmüştür.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, uyuşmazlığa konu bonoya karşı "teminat" ve "bedelsizlik" iddiasıyla dava açılmış ise de imzası inkar edilmeyen senede karşı açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçluda bulunduğu, bono üzerinde "teminat" olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmadığı gibi teminat ve bedelsizlik iddiasını ispata elverişli dosya kapsamında yazılı delil bulunmadığı, davalı hakkında açığa atılı imzanın kötüye kullanılması suçundan başlatılan soruşturma neticesinde "kovuşturma yapılmasına yer olmadığına" karar verildiği ve kararın kesinleştiği, taraflar arasında her ne kadar ağabey-kardeş ilişkisi bulunsa da aralarındaki hukuki ilişkinin bonoya bağlandığı görülmekle, manevi imkansızlıktan söz edilemeyeceğinden aksinin tanık delili ispatının mümkün bulunmadığı, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harcın, peşin alınan 11.101,00 TL harçtan mahsubu ile artan 11.833,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/03/2026