(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/19588 E. , 2012/5738 K. ... vekili avukat ... ile SGK Başkanlığına izafeten SGK il Müdürlüğü vekili avukat ... İhtiyar aralarındaki dava hakkında ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 14.10.2010 tarih ve 389-435 sayılı hükmün Dairenin 5.10.2011 tarih ve 18430-13883 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. KARAR Davacı, eczacı ol…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/19588 E. , 2012/5738 K.** **"İçtihat Metni"** ... vekili avukat ... ile SGK Başkanlığına izafeten SGK il Müdürlüğü vekili avukat ... İhtiyar aralarındaki dava hakkında ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 14.10.2010 tarih ve 389-435 sayılı hükmün Dairenin 5.10.2011 tarih ve 18430-13883 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. KARAR Davacı, eczacı olduğunu, aralarındaki sözleşmeye göre davalı kurum mensuplarına ilaç verdiğini, ancak davalı tarafından gönderilen 24.9.2009 tarih ve 12.330.436 sayılı yazı ile sözleşmenin fesh edildiğini ve 22.850.25 TL ceza tahakkuk ettirildiğini, fesih işleminin haksız olduğunu ileri sürerek sözleşmenin feshine ilişkin işlemin ve tahakkuk ettirilen para cazesının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı, yapılan işlemin protokol hükümlerine uygun olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine dair verilen hüküm davacının temyizi üzerine dairemizce onanmış, davacı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur. 1–Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre HUMK.nun 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmayan sair karar düzeltme talebinin reddi gerekir. 2–Taraflar arasında düzenlenen 2009 yılı tip sözleşme ve eki protokolün 6.3.24 maddesinde “ Eczaneler, kendilerine hasta gönderilmesine yönelik olarak her ne şekilde olursa olsun, kurumlar, hekimler, diğer ... kurum ve kuruluşlar ve üçüncü şahıslarla, kurye şirketleri ile açık ve gizli ... birliği yapamaz, sımsar, kurye elamanı ve benzeri yönlendirici personel bulunduramaz, reçete toplama ve gönderme yapamaz, eczanelerce bu yolla gelen ilaç talepleri karşılanmaz. Bu durumun tespit edilmesi halinde sözleşme feshedilir ve bir yıl süreyle sözleşme yapılmaz ” şeklinde düzenleme getirilmiştir. Davalı kurum tarafından şikayet üzerine yapılan incelemede dokuz hak sahibinin ifadeleri 2011/19588-2012/5738 doğrultusunda davacı ile yapılan sözleşmenin feshi ile bir yıl süre ile sözleşme yapılmayacağı belirtilmiştir. Mahkemece kurum tarafından dinlenen tanıklardan ......,....., ... ve ...ifadelerinde; Davacının akrabaları olduğunu, babası ... ...’ın ...da ikamet ettiğini, genellikle ilaçları kendilerinin aldığını ancak bir veya iki kez işlerinin olması nedeniyle ...’in kendilerinin talebi üzerine getirdiğini, ...’in hak sahiplerine ilaçlarını davacı oğluna ait eczaneden almaları için baskı yaptığını, reçeteleri toplayarak ilaçları daha sonra evlerine gönderdiğini duymadıklarını belirtmişlerdir. Yine tanık ...ifadesinde; ... eczacılar odası temsilcisi olduğunu,...eczanesi sahibinin şikayeti üzerine ... ocağına gittiğini, kendisinin ...’i görmediğini, ocakta çalışan doktorların davacının babası olan ...’in zaman zaman ... ocağına geldiğini ve ... ocağının çevresinde gördüklerini söylediklerini belirtmiştir. Tanık ... ... ise iddiaların asılsız olduğu beyanında bulunmuştur. Kurum tarafından soruşturma sırasında dinlenen diğer tanıklar mahkemece dinlenilmemiş ve dinlenmeleri hususunda davalı kurumun bir talebi de olmamıştır. Mahkemece dinlenen ve az yukarda isimleri geçen tanık anlatımlarından davacının babası aracılığıyla hasta ve hasta yakınlarına ilaçlarını kendilerine ait eczaneden almaları için baskı yaptığı ve reçeteleri toplayarak ilaçları daha sonra hak sahiplerine ulaştırdığının kabulüne olanak yoktur. O halde mahkemece, sözleşmenin feshine ve bir yıl süreyle sözleşme yapılmayacağına dair davalı kurum işlemin iptaline karar vermek gerekmiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından dairemizin onama kararının kaldırılmasına ve mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenle davacının sair karar düzeltme talebinin reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 5.10.2011 tarih 2010/18430 esas, 2011/13883 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına yukarıda ikinci bentde açıklanan nedenle hükmün davacı lehine BOZULMASINA, peşin alınan 38.20 TLtemyiz harcının istek halinde iadesine, 7.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.