Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/11421 E. , 2024/11313 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/11421 Karar No : 2024/11313 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı / ANKARA VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Vekili ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İmam-Hatip olarak görev yapan davacın
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/11421 E. , 2024/11313 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/11421 Karar No : 2024/11313 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı / ANKARA VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Vekili ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İmam-Hatip olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrasının 10. bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile kamu görevinden çıkarılması nedeniyle çalışamadığı döneme ait ücretlerinin ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; Anayasayla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan FETÖ/PDY terör örgütüyle bağı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan ve Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşılan davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; iltisak ve irtibat kavramlarının istihbari nitelikte kavramlar olduğu, dava konusu işleme dayanak KHK ile idareye geniş takdir yetkisi tanındığı, Bank Asya'da faizsiz bankacılık kapsamında işlemler gerçekleştirdiği, ailevi ve maddi sıkıntılarından dolayı Banka hesabını kapatamadığı, hakkındaki ceza yargılamasında beraat kararı verildiği, 17/25 Aralık 2013 tarihi öncesi nadiren katıldığı sohbet toplantılarının aleyhine değerlendirilemeyeceği, hakkındaki tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığı ve tanıkların sendika il yönetimi seçimlerinden kaynaklı kişisel husumetleri dolayısıyla asılsız beyanlarda bulundukları, hakkında somut bir delil bulunmadığı, dava konusu işlem ile masumiyet karinesine, suçta ve cezada kanunilik ilkesine, öngörülebilirlik ilkesine aykırı hareket edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı hakkında yapılan soruşturma sonucu düzenlenen Soruşturma Raporunda tespit edilen eylemlerin davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatını ortaya koyduğu, hizmetin özellik ve hassasiyeti dikkate alınmak suretiyle hizmet gereklerine ve kamu yararına matuf ve hukuka uygun olarak işlem tesis edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: İmam-Hatip olarak görev yapan davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddenin (B) fıkrasının 10. bendi uyarınca ... tarih ve ... sayılı işlem ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, iptali ile kamu görevinden çıkarılması nedeniyle çalışamadığı döneme ait ücretlerinin ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davanın açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35. maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen (Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararıyla,"...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) ;...10) Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılır. '' kuralı yer almaktadır. 15/04/2015 tarih ve 29327 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin "Atama ve yer değiştirme kurulu ve görevleri" başlıklı 42.maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmelik kapsamında Atama ve Yer Değiştirme Kurulunda durumu değerlendirilecek personelin görev veya yerlerinin değiştirilebilmesi için gereken kararları almak üzere, İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Başkan Yardımcısının başkanlığında, Din Hizmetleri, Eğitim Hizmetleri ve İnsan Kaynakları Genel Müdürleri, Rehberlik ve Teftiş Başkanı ile I. Hukuk Müşavirinden müteşekkil Atama ve Yer Değiştirme Kurulu oluşturulur. Gündem konularına göre ilgili daire başkanı da Kurul toplantılarına katılır. Sağlık mazereti sebebiyle görev veya yerleri değiştirilmesi gerekenlerin durumlarının görüşülmesinde bir tabibin Kurul toplantısına katılımı sağlanır. (2) Atama ve Yer Değiştirme Kurulu; a) Daha önce görevine son verilmiş olanlardan eski görevlerine veya eski görev yerlerine dönmek isteyenlerin, b) Ortak niteliği kaybetmeleri sebebiyle görevlerine son verilmesi teklif edilenlerin, c) Dosyaları Başkanlıkta bulunan personelden kendisinin veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu kimselerin bulunduğu yerde kalmasının sağlık durumunu tehlikeye koyacağına veya kronik rahatsızlıklarına dair Eğitim Araştırma veya Üniversite hastanelerinden alınan heyet raporuna istinaden görev veya görev yerini değiştirmek isteyenlerin, ç) Başkanlıkça değerlendirilmek üzere kurula sevkedilenlerin, durumlarını görüşür ve gereken kararları alır. (3) Atama ve Yer Değiştirme Kurulu, kurul üyelerinin salt çoğunluğu ile toplanır ve katılanların çoğunluğu ile karar verir. Eşitlik halinde Kurul Başkanının tarafı çoğunluk sayılır. (4) Atama ve Yer Değiştirme Kurulunun kararları Başkanın onayı ile yürürlüğe girer." düzenlemelerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, davacının kamu görevinden çıkarılmasına dair önerinin karara bağlandığı Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Kurulu'na başkan yardımcısı olarak katılan Prof. Dr. ...'nun, aynı zamanda söz konusu Kurul kararına Diyanet İşleri Başkan Vekili sıfatıyla onay verdiği görülmüştür. Davacının, kamu görevinden çıkarılması işlemine dayanak teşkil ettiği anlaşılan söz konusu Atama ve Yer Değiştirme Kurulu'nun kararında, davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatı ve iltisakı konusunda önceden görüşünü ve önerisini bildiren Başkan Yardımcısının, daha sonra bu karara onay vermesi; tarafsızlık ve objektiflik ilkeleri ile bağdaşmayacağından, dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 01/07/2024 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.