8. Hukuk Dairesi 2017/8288 E. , 2018/1311 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Vesayet Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün talep eden vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 85 yaşındaki babası ...'nın 2009 yılında yabancı uyruklu bir kadınla evlendikten sonra taşınmazlarını ihtiya
**8. Hukuk Dairesi 2017/8288 E. , 2018/1311 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Vesayet Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün talep eden vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 85 yaşındaki babası ...'nın 2009 yılında yabancı uyruklu bir kadınla evlendikten sonra taşınmazlarını ihtiyacı olmadığı halde israf edercesine ve değerinin çok altında satan kısıtlı adayının yaşı ve hastalıkları nedeniyle hukuki işlem ehliyeti bulunmadığını ileri sürerek, ...'nın kısıtlanmasını istemiş; mahkemece, kısıtlanması istenilen ... hakkında akıl sağlığı yönünden alınan sağlık kurulu raporu doğrultunda, Türk Medeni Kanunu'nun 405 ve 406. maddelerine istinaden ...'nın kısıtlanmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından her iki talebin de reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 405. ve 406. maddelerine göre kısıtlanma kararı verilmesi istemine ilişkindir. Vesayet; velâyet altında bulunmayan küçüklerin ve istisnaî olarak velâyet altına alınmamış bazı erginlerin korunması amacıyla kabul edilen bir hukukî kurumdur. Kısıtlanmayı gerektiren haller kanunda tahdidi olarak sayılmış olup ergin bir kişi hakkında kısıtlama kararı verilerek, kendisine vasi atanabilmesi için, Türk Medenî Kanunu’nun 405-408. maddelerinde öngörülen kısıtlama sebeplerinden birinin varlığı gerekir. Türk Medeni Kanunu’nun 405/1 maddesinde, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle, ergin bir kişinin, işlerini göremediği veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gerektiği veya başkalarının güvenliğini tehlikeye soktuğu takdirde kısıtlanacağı; 406. maddesinde ise; savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan veya başkalarının güvenliğini tehdit eden her erginin kısıtlanacağı; 407.maddesinde de ergin bir kişinin, bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olursa kısıtlanacağı; 408. maddesine göre, ergin bir kisinin, yaşlılığı, sakatlığı, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat ederek, kısıtlanmasının istenebileceği hükme bağlanmıştır. Kısıtlama kararı verilmesi usulü, Türk Medenî Kanununun 409. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasına göre, savurganlık, alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı ve kötü yönetimi veya isteğe bağlı kısıtlama hâllerinde, kısıtlanması istenilenin dinlenmesi zorunludur. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca, bir kişinin akıl hastalığı ve akıl zayıflığı sebepleriyle kısıtlanması için, resmî sağlık kurulu raporu alınmış olmalıdır. Hâkim, bu sebeplerle kısıtlama kararı vermeden önce, kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir. 1-Bu genel açıklamadan sonra akıl hastalığı sebebi ile kısıtlanma TMK'nın 405.madde de düzenlenmiş olup, dosyaya ibraz edilen Sağlık Kurulu raporuna göre, ...'nın akıl sağlığı nedeniyle kısıtlanmasını gerektirir bir durum olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davacı tarafından, ayrıca, TMK 406. madde kapsamında savurganlık ve malvarlığını kötü yönetme sebebi ile ailesini darlık ve yoksulluğa düşürme tehlikesinden bahsedilerek kısıtlama kararı verilmesi istenmiştir. Türk Medenî Kanununun 406. maddesinde; "Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır." hükmü yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinden; kısıtlanması talep edilen, ...'nın, adına kayıtlı taşınmazlardan, 145 ada 1 parsel sayılı taşınmazı 28.5.2015 tarihinde ...'ya, 161 ada 63 parsel sayılı taşınmazı 16.10.2014 tarihinde ...'a, 161 ada 66 parsel sayılı taşınmazı 10.10.2014 tarihinde ...'a sattığı, ... T.A.Ş ... Şubesindeki hesabından 29.05.2015 tarihinde 50.373 TL para çektiği anlaşılmaktadır. Kısıtlı adayı tarafından, kısa aralıklarla yapılan bu satışların ve bankadan çekilen paranın zorunlu bir ihtiyaca kullanıldığı iddia ve ispat edilmemiş olup, mevcut durum karşısında mahkemece, davacının Türk Medeni Kanunu'nun 406.maddesi kapsamında kalan talebinin kabulü ile ...'nın kısıtlanmasına karar verilmesi yerine davanın reddi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda 2 nolu bentte gösterilen nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, HUMK'nın 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 24.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.