7. Ceza Dairesi 2010/10006 E. , 2011/26100 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Eski hale getirme talebi soyut iddia dışında herhangi bir kanıt içermediğinden ve kararın tebliğide usule uygun olduğunda; Yasal süreden son…
**7. Ceza Dairesi 2010/10006 E. , 2011/26100 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Eski hale getirme talebi soyut iddia dışında herhangi bir kanıt içermediğinden ve kararın tebliğide usule uygun olduğunda; Yasal süreden sonra hükmü temyiz eden sanık müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK.nun 317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, 15.12.2011 günü oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 1- Sanık ..., İstanbul 1. Fikri ve SINAİ Haklar Ceza Mahkemesi tarafından bandrolsüz kopya eser satışı suçundan sonuç olarak 6.000 Tl.si adli para cezasına mahkum edilmiştir. 2- Karar sanığın gıyabında verilmiştir. Bu karar sanığa Tebligat Kanunun 21. maddesi hükümlerine göre 16.10.2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. 3- Söz konusu karar, temyiz edilmediğinden bahisle 24.10.2008 tarihinde kesinleştiği belirtilerek 03.11.2008 tarihinde mahkemece infaza gönderilmiştir. 4- İnfaz işlemleri sırasında kararı öğrendiği anlaşılan sanık, 01.12.2008 tarihinde Av. .....'ı müdafii tayin etmiştir. 5- Sanık müdafii, 02.12.2008 tarihinde Yargıtay'a gönderilmek üzere kararı veren mahkemeye temyiz dilekçesi vermiştir. Dosya Yargıtay 7.Ceza Dairesine gelmiştir. Sanık müdafii bu dilekçesinde kararı temyiz etmekle birlikte eski hale getirme talebinde de bulunmuştur. 6- Dosya Yargıtay 7.ceza Dairesinde incelenmiştir. Yapılan inceleme sonucunda, muhatap sanığa Tebligat Kanunun 21. maddesine göre, usulüne uygun yapıldığını tebliğ yapıldığı ve bu tebliğ tarihine göre de temyiz talebinin, süresinden sonra olduğu gerekçesiyle oy çokluğuyla reddine karar vermiştir. 7- Tebligat Kanununun, olayda uygulanan tebliğ usulünü düzenleyen 21. maddesi 1.fıkrası hükmü şöyledir: "Madde 21 - (Değişik: 6/6/1985 - 3220/7 md.) Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak sahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. 8- Tebliğ sırasında adresinde bulunmayan kişilere yapılacak tebliğin usulleriyle ilgili Tebligat Tüzüğünde de bazı düzenlemeler bulunmaktadır. Bu düzenlemeler de şöyledir: " Tebliğ imkansızlığı: Madde 28/son