4. Hukuk Dairesi 2015/4200 E. , 2015/13187 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 27/11/2014 NUMARASI : 2012/502-2014/490 Davacı T.. P.. vekili Avukat E.. Y.. tarafından, davalılar B.. A... ve diğeri aleyhine 09/08/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/11/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenil…
**4. Hukuk Dairesi 2015/4200 E. , 2015/13187 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 27/11/2014 NUMARASI : 2012/502-2014/490 Davacı T.. P.. vekili Avukat E.. Y.. tarafından, davalılar B.. A... ve diğeri aleyhine 09/08/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/11/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, V.. G.. 13/05/2012 tarihli nüshasında ".. " başlıklı haber ile kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı ise, davaya konu haberin basın özgürlüğü sınırları içerisinde hazırlanmış, görünen gerçekliğe uygun ve güncel bir haber olduğunu, haberin yayınlanmasında kamu yararı ve toplumsal ilgi mevcut olduğunu belirterek davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu haberin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturur şekilde davacı ile birebir görüşülmüşcesine ve davacının ölen oğlu hakkında anneler gününde evlat kaybından nemalanmak için yapılmış olması nedeniyle, istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı B.. Y.. 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması,genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda,basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir. Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, yayınlarında A.. Ö.. bölümü ile T.. K.. 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluktur.