3. Hukuk Dairesi 2013/20153 E. , 2014/5325 K. "" MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 09/07/2013 NUMARASI : 2012/283-2013/525 Taraflar arasında görülen menfi tespit davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkili ile davalı arasında gö…
**3. Hukuk Dairesi 2013/20153 E. , 2014/5325 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 09/07/2013 NUMARASI : 2012/283-2013/525 Taraflar arasında görülen menfi tespit davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkili ile davalı arasında görülen boşanma davasında, velayet hakkı davalı anneye verilen müşterek çocuk için aylık 200 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, hükmedilen nafaka bedellerinin tahsili için davalı tarafından icra takibi başlatıldığını; ancak, icra takibine konu alacağın bulunmadığını; zira, müvekkilinin ödediği eğitim giderleri ile okul servis ücretlerinin nafakaya mahsuben yapıldığını iddia ederek; davacının, davalıya borçlu olmadığının tespiti ile alacaklı takibe devam etmekte haksız ve kötüniyetli olduğundan %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacı tarafından yapılan ödemelerin iştirak nafakası olarak değerlendirilemeyeceğini, yapılan ödemelerde nafaka borcu için ödeme yapıldığı yönünde herhangi bir açıklama bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; davacı tarafından yapılan ödemelerin iştirak nafakası niteliğinde olduğunun kabulü gerektiğinden bahisle, davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dosya kapsamına göre; taraflar arasında görülen (anlaşmalı) boşanma davası neticesinde, 17.10.2008 tarihli karar ile müşterek çocuğun velayeti davalı anneye verilerek, müşterek çocuk için aylık 200 TL iştirak nafakasına hükmedilmiş ve iş bu karar 13.01.2009 tarihinde kesinleşmiştir. Davalı, kesinleşen boşanma ilamına dayalı olarak davacı aleyhine icra takibi başlatmıştır. Hükmedilen nafaka, Türk Medeni Kanunu'nun 327/1.maddesine dayalı iştirak nafakası niteliğindedir. Anılan bu maddede; çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin anne ve baba tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır. Davacının nafakaya mahsuben ödediğini iddia ettiği eğitim giderleri ise okul eğitim ücreti ile okul servis ücretidir. İbraz edilen makbuzların üzerinde nafakaya mahsuben yatırıldığına dair bir şerh de bulunmamaktadır. O halde, davacı babanın küçük çocuğu için rızaen yaptığı eğitim giderleri ve okul servis ücreti ödemelerinin; hükmedilen nafakaya mahsuben yapıldığı kabul edilemez. Zira, davacı baba, TMK'nun 327/1.maddesi gereğince; çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderleri karşılamak zorundadır. Ayrıca, yapılan bu ödemeler ahlaki bir görevin yerine getirilmesi niteliğindedir.