6. Hukuk Dairesi 2011/10385 E. , 2011/14572 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava alacaklı tarafından borçlu-mirasçılar aleyhine açılan ve miras bırakandan intikal eden bir adet taşınmaz paydaşlığ…
**6. Hukuk Dairesi 2011/10385 E. , 2011/14572 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava alacaklı tarafından borçlu-mirasçılar aleyhine açılan ve miras bırakandan intikal eden bir adet taşınmaz paydaşlığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmiş hüküm bir kısım davalılar vekili avukat ... ve davalı ... tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına göre davalı ...'in temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Paydaşlığın satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs. gibi bütünleyici parça ( muhtesat ) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhtesatın bir kısım paydaşlara ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta tüm paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhtesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa, bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhtesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza, ne kadarının muhtesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhtesata isabet eden kısım muhtesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara dağıtılır. Bütünleyici parçanın arzın paydaşlarına değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde, bu kimseyi muhtesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay verme mümkün değildir. Olayımıza gelince; dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmaz üzerinde bulunan üç katlı binanın iki ve üçüncü katları ile bazı ortak yerlerin davalılar ..., ... ve ...' a ait olduğunu iddia eden davalılar vekili bu hususta Gönen Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/502 esas sayılı dosyası ile mülkiyet davası açıldığını,bu davanın bekletici mesele yapılmasını istediğini beyan etmiş ve mahkemece sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ayrı bir dava ile sonradan istenebileceğinden bekletici mesele yapılması talebinin reddine karar verilmiş ise de, açılan dava sonucunda bütünleyici parçaların davalılara ait olduğunun belirlenmesi halinde, bu durum satış bedelinin dağıtımını doğrudan etkiyeceğinden mahkemece yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde taşınmaz üzerindeki bir kısım bütünleyici parçalar konusunda hak iddiasında bulunan davalıların açmış olduğu davanın bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) No’lu bentte nedenle yazılı nedenlerle davalı ...'in temyiz itirazlarının reddine, yukarıda ( 2 ) No’lu bentte yazılı nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.