3. Hukuk Dairesi 2024/1771 E. , 2025/1032 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/83 E., 2024/410 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/415 E., 2023/702 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor
**3. Hukuk Dairesi 2024/1771 E. , 2025/1032 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/83 E., 2024/410 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/415 E., 2023/702 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının murisi ...'ın 29.11.2016 tarihinde evinde rahatsızlanması üzerine ambulansla götürüldüğü Çiğli Eğitim Hastahanesinde yapılan ilk müdahale sonrası, yoğun bakımında yer bulunmaması nedeniyle, davalı şirket tarafından işletilen sağlık kuruluşuna götürüldüğünü, zorla taburcu edildiği 28.12.2016 tarihine kadar davalıya ait sağlık kuruluşunda tedavisine devam edildiğini, ancak iyileşme gerçekleşmeden zorla taburcu edildiğini, taburcu edilen murisi ambulansla eve götürülürken yolda tekrar rahatsızlanması üzerine, yeniden Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldüğünü, burada yapılan tedaviye rağmen 02.01.2017 günü vefat ettiğini, murisin tedavisinin usulüne uygun yapılmadığından ve şifa bulmadan taburcu edildiğinden davalının kusurlu olduğunu, davacının hatalı taburcu işlemi sonrası masraflar yapmak zorunda kaldığını, ayrıca eşinin vefat ile emekli aylığından mahrum kalan annesinin giderlerinin de davacı tarafından karşılandığını, ayrıca davacının, yaşadığı ruh hali nedeni ile işi gücü ile yeterince ilgilenememiş olduğunu, bununla birlikte hatalı taburcu işlemine gerektiği gibi karşı koymadığını düşünerek kendisini suçladığını, büyük bir vicdan azabı ve üzüntü yaşadığını, ileri sürerek; şimdilik 10.000,00TL maddi ve 70.000,00TL manevi tazminatın vefat tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; taburcu işlemini yapan doktorun davaya dahil edilmesi bunun mümkün olmaması halinde davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini, 29.11.2016 tarihinde evinde ani bilinç kaybı ve nefes darlığı şikayeti ile dava dışı Çiğli Eğitim Araştırma Hastanesine başvuran davacı murisinin, yapılan ilk muayenesinde beyin kanaması tespit edildiği, yoğun bakım ünitesinde takibi gerektiği, yoğun bakım ünitesinde yer olmaması nedeniyle getirildiği davalı tarafından işletilen hastanenin yoğun bakımında tedavi gördüğünü, klinikte belirgin iyileşme gözlemlendiği için taburcu edildiğini, hastanede beyin kanamasına ilişkin hasar ve lekeler temizlendiğini, tıbbi olarak taburcu edilme koşulları mevcut olan davacı murisinin taburcu edilmesinde doktorlara ve hastaneye atfı kabil bir kusur olmadığını, taburcu işlemi ile ölüm arasında illiyet bağının olmadığını, maddi zararın belgelendirilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı hastaneye tıbbı müdahale ile ilgi kusur yükletilemeyeceği, davalının eylemi ile müteveffanın ölümü arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; bilirkişi raporların karşı yapmış oldukları itirazların mahkemece değerlendirilmediğini, dosyaya davalı tarafından sunulan belge ve kayıtlarda tedavi ve taburcu işlemlerini yaptığı iddia edilen ve sunmuş olduğu 19.03.2018 tarihli dilekçesinde; hastanın taburcu edilmesiyle hiçbir ilgisinin olmadığını, hastayı kendisinin taburcu etmediğini beyan eden ihbar olunan Dr....'ın isticvab için çağrılarak, dilekçesindeki beyanlarının ayrıntılarıyla sorulması, belgelerdeki yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının tespiti istemlerinin Mahkemece reddedilmesinin hatalı olduğunu, davalı şirkete ait ... Şehir Hastanesinden elde edilen dava konusu tedaviye ilişkin hasta tabela kağıdı, epikriz raporu, film ve grafi, taburcu evraklarının gerçeğe aykırı olarak düzenlendiği dosya içeriği ile sabit olduğundan, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyadan dinlenen tanık beyanlarıyla iddialarının doğrulandığını, adil yargılama hakkının ihlal edildiğini, müteveffanın hastahaneden ve dolayısıyla oksijen verilmesinden ayrılır ayrılmaz çok kısa bir zaman içerisinde fenalaşmasının hiç değerlendirilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı hastanenin özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeni ile tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle ATK raporu ile üç kişilik akademisyen bilirkişi heyeti raporunun birbirini teyit ettiği, davalı hastaneye herhangi bir kusur izafe edilemediğinin, raporların denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğunun ve davacının murisinin davalı hastanede tedavisine katılan sağlık personelinin mevcut belgelere göre uygulamalarının tıp kurallarına uygun olduğunun, tıbbi uygulama hatası bulunmadığının, hastaneden taburcu edilmesinde kusurlu bir durum olmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile, usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.